Bu çalışma materyali, kullanıcı tarafından sağlanan kopyalanmış metin ve sesli ders kaydından derlenmiştir.
📚 Mülkiyet Devri Amacı Güden Sözleşmeler: Satım, Trampa ve Bağışlama
📝 Giriş
Türk Borçlar Hukuku'nda mülkiyetin el değiştirmesini sağlayan temel sözleşmeler; satım, trampa (mal değişimi) ve bağışlama sözleşmeleridir. Bu sözleşmeler, taraflar arasında hak ve borçlar doğurarak hukuki güvenliği temin eder. Bu materyalde, söz konusu sözleşmelerin temel prensipleri, tarafların yükümlülükleri ve özellikle satıcının ayıba ve zapta karşı tekeffül sorumlulukları detaylı bir şekilde incelenecektir.
1️⃣ Satım Sözleşmesi
Satım sözleşmesi, satıcının satılan bir malın mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
1.1. Satıcının Borçları
✅ Mülkiyeti Alıcıya Geçirme Borcu: Satıcının ana borcudur. * Taşınırlarda: Zilyetliğin devri ile mülkiyet geçer. * Taşınmazlarda: Tapu siciline tescil ile mülkiyet geçer. * İstisnalar: Beğenme koşuluyla satış, artırmayla satış, mülkiyeti saklı tutma anlaşması gibi durumlarda zilyetlik devri ile mülkiyet geçişi farklı zamanlarda olabilir. * Zilyetliğin Devri: Bizzat teslim, hükmen teslim, zilyetliğin havalesi gibi yollarla yapılabilir. ✅ Mülkiyeti Geçirmede Temerrüt Borcu: Satıcının mülkiyeti geçirme borcunu zamanında yerine getirmemesi durumudur. * Genel Hükümler: TBK m.123-125 uygulanır. Alıcı, ihtar çekerek satıcıyı temerrüde düşürebilir. * Alıcının Seçimlik Hakları: * Malın teslimi ve gecikme tazminatı isteme. * Teslimden vazgeçip müspet zararını isteme. * Sözleşmeden dönerek menfi zararını isteme. * Ticari Satışlarda İstisna: Belirli vadeli ticari satışlarda alıcı, ihbara gerek kalmadan seçimlik haklarını kullanabilir. ✅ Devir ve Taşıma Giderlerini Ödeme Borcu: * Kural: Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya; devralma ve taşıma giderleri alıcıya aittir. * Franko Satış: Gidersiz devir kararlaştırılmışsa (satıcının taşıma giderlerini üstlenmesi), buna franko satış denir.
1.2. Alıcının Borçları
✅ Satılanı Devralma Borcu: Satılan, kararlaştırılan şartlarda alıcıya devredildiyse, alıcı bunu devralmak zorundadır. ✅ Satılanın Semenini (Bedelini) Ödeme Borcu: * Ödeme Yeri ve Zamanı: Kararlaştırılan yer, zaman ve kapsamda yapılmalıdır. Kararlaştırılmamışsa, satılan alıcının zilyetliğine geçtiği anda ödenmelidir. * Ödeme Yeri: Kararlaştırılmamışsa satıcının yerleşim yerinde ifa edilir. * Dara: Ağırlığa göre belirlenen fiyatta, aksine ticari örf yoksa malın darası toplam ağırlıktan düşülür. * Fiyat Belirlenmemişse: Siparişin yerine getirildiği gün ve yerdeki ortalama piyasa fiyatı esas alınır. ✅ Mülkiyeti Devralmada Temerrüdü: * Peşin Satış: Alıcı bedeli ödemezse satıcı derhal sözleşmeden dönebilir. * Veresiye Satış: Satıcının dönme hakkını saklı tutması gerekir. Aksi halde sadece zararını isteyebilir. Saklı tutmuşsa, ek süre vererek dönme hakkını kullanır.
2️⃣ Ayıba Karşı Tekeffül Sorumluluğu (Satıcının Ayıptan Sorumluluğu) 💡
Satıcının en önemli sorumluluklarından biridir. Satılan malın, alıcının beklediği nitelikleri taşımaması durumunda ortaya çıkar. Kanun koyucu, alıcının bu eksiklikten zarar görmesini engellemek amacıyla satıcıyı sorumlu tutmuştur.
2.1. Ayıp Kavramı ve Çeşitleri 📚
Ayıp, satılan malda bulunması gereken niteliklerin eksik olması veya bulunmamasıdır.
- Sübjektif Ayıp: Satıcının belirli niteliklere sahip olduğunu bildirdiği malın, bu nitelikleri taşımamasıdır. (Örn: "Bu telefonun kamerası 48 MP" denmesine rağmen 12 MP çıkması.)
- Objektif Ayıp (Lüzumlu Ayıp): Dürüstlük kuralı gereğince malda bulunması gereken, herkesin beklediği niteliklerin eksik olmasıdır. Ayıbın önemli olması gerekir. (Örn: Yeni alınan bir buzdolabının soğutmaması.)
- Hukuki Ayıp: Satılan şeyin hukuki niteliklerindeki eksikliktir. (Örn: İnşaat yasağı olan bir arsanın inşaat yapmak amacıyla alınması.)
- Maddi Ayıp: Malın fiziksel, kimyasal veya teknik varlığını olumsuz etkileyen bozukluktur. (Örn: Teslim edilen bir masanın çizik olması, arabanın kaportasının ezik olması.)
- Ekonomik Ayıp: Malın normal özelliklerine göre getirmesi gereken verim veya geliri getirememesidir. (Örn: Az yakıt tükettiği belirtilen aracın çok yakıt tüketmesi.)
- Açık Ayıp: Alıcının malı teslim aldığı anda kolayca tespit edebileceği ayıptır. (Örn: Elbisenin yırtık olması, masanın kırık olması.)
- Gizli Ayıp: Malın gözden geçirilmesi sırasında görülemeyen, ancak daha sonra kullanılmasıyla ortaya çıkan ayıptır. (Örn: Yeni alınan ütünün prize takılınca ısıtmaması, klimanın 2 ay sonra soğutmaması.)
- Hileli Ayıp (Gizlenmiş Ayıp): Satıcının, malda var olmayan bir niteliği varmış gibi bildirmesi veya kasten gizlediği ayıptır.
2.2. Ayıba Karşı Tekeffülün Maddi Şartları ✅
Ayıptan sorumluluğun doğması için belirli şartların bir arada bulunması gerekir:
- Önemli Bir Ayıp Bulunmalıdır: Ayıp, malın kullanım amacını, değerini veya alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldırmalı veya önemli ölçüde azaltmalıdır. (Örn: Yeni alınan tencerenin teflonunun çatlaması, arabanın el freninin çalışmaması.)
- Miktar eksikliği kural olarak ayıp değil, eksik ifadır (TBK m.112). Ancak miktar eksikliği niteliği etkiliyorsa ayıp sayılabilir (Örn: Ölçüleri eksik bir tabut).
- Yanlış ifa (aliud ifa) da kural olarak ayıp değil, hiç ifa etmeme durumudur (TBK m.112). (Örn: Benzinli yerine mazotlu araç verilmesi).
- Ayıp Hasarın Alıcıya Geçmesinden Önce Mevcut Olmalıdır: Ayıp, malın zilyetliği alıcıya devredilmeden önce var olmalıdır. Sonradan oluşan ayıplardan kural olarak alıcı sorumludur, ancak ayıp sözleşme öncesi sebeplerden kaynaklanıyorsa satıcı sorumlu olur.
- Alıcı Ayıplı Malı Kabul Etmemiş Olmalıdır: Alıcı, ayıpları bilerek veya bilmesi gerekirken malı kabul ederse, ayıptan doğan haklarını kaybeder.
- Ayıp Gizli Olmalıdır (Alıcı Ayıbı Bilmemelidir): Alıcının önceden bildiği veya olağan bir gözden geçirme ile tespit edebileceği açık ayıplardan satıcı kural olarak sorumlu değildir (aksi kararlaştırılmadıkça). Gizli ayıplardan ise satıcı sorumludur.
- İstisna: Hayvan satışlarında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusurlu olmadıkça gizli ayıptan sorumlu değildir.
- Satıcının Bilgisi: Satıcının ayıbı bilip bilmemesi sorumluluğu için önemli değildir, bilmese de sorumludur.
- Sorumsuzluk Anlaşması Yapılmamış Olmalıdır: Ayıptan sorumluluk emredici değildir, taraflar sorumsuzluk anlaşması yapabilir. Ancak satıcının ağır kusuru veya hileli davranışı (ayıbı bilerek gizlemesi) varsa bu anlaşma geçersiz olur.
2.3. Ayıba Karşı Tekeffülün Şekli Şartı: Gözetim ve Bildirim Külfeti ⚠️
Alıcının ayıptan doğan haklarını kullanabilmesi için malı gözden geçirme ve tespit ettiği ayıpları satıcıya bildirme yükümlülüğü vardır. Bu bir borç değil, külfettir. Zamanında yapılmazsa alıcı malı kabul etmiş sayılır ve haklarını kaybeder.
- Amaç: Satıcının zararı tazmin etmesini sağlamak ve alıcının haksız kazanç elde etmesini engellemek.
- Süreler:
- Genel Kural: Alıcı, malı devralır almaz işlerin olağan akışına göre gözden geçirmeli ve uygun süre içinde bildirmelidir. Gizli ayıplar ortaya çıkar çıkmaz hemen bildirilmelidir.
- Ticari Satışlar: Açık ayıplarda 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün içinde bildirim zorunludur.
- Canlı Hayvan Satışları: Gebeliğe ilişkin olmayan ayıplarda 9 gün içinde bildirim yapılmalıdır (zilyetliğin devri tarihinden itibaren).
- Tüketici Satışları (Yeni TKHK): Bildirim külfeti kaldırılmıştır. Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir.
- Gözden Geçirme Masrafları: Kural olarak alıcıya aittir. Ancak alıcı sözleşmeden dönerse satıcı tarafından ödenir.
- Bildirim Şekli: Herhangi bir şekle bağlı değildir, ancak ayıbın çeşidi somut olarak belirtilmelidir.
- Satıcının Hilesi: Satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse, alıcının zamanında bildirim yapmamasını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
- Mesafe Satışları: Alıcı, ayıplı malı doğrudan satıcıya gönderemez, geçici koruma tedbirleri almalı ve ayıbı mahkeme yoluyla tespit ettirmelidir.
2.4. Ayıba Karşı Sorumlulukta Alıcının Seçimlik Hakları 📊
Alıcı, ayıplı ifa durumunda dört seçimlik haktan birini kullanabilir. Satıcı, ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve zararı tazmin ederek alıcının seçim hakkını engelleyebilir. Alıcı bir hakkı seçtikten sonra geri dönemez. Seçimlik hakların yanı sıra genel hükümlere göre tazminat da isteyebilir.
- Sözleşmeden Dönme (Fesih):
- Kullanım: Malı elinde bulundurmak alıcı için faydalı değilse seçilir. Bozucu yenilik doğuran bir beyanla satıcıya bildirilir.
- Sonuçları: Sözleşme tasfiye ilişkisine girer. Taraflar aldıklarını iade eder. Alıcı malı elde ettiği yararlarla birlikte iade eder, kullanmışsa uygun bir bedel öder. Satıcı ödenen bedeli faiziyle iade eder, yargılama giderleri ve alıcının yaptığı masrafları öder.
- Zararlar: Satıcının kusuru olmasa bile doğrudan zararları, kusuru varsa dolaylı zararları da öder.
- Kısmi Dönme: Kural olarak malın tamamı hakkında olur. Ancak birden fazla şey satılmışsa ve bir kısmı ayıplıysa, dönme sadece ayıplı kısım hakkında olabilir (kısmi dönme). Ayıplı kısmın ayrılması önemli zarar veriyorsa tamamı hakkında dönülür.
- Eklentiler: Asıl mal için dönme eklentileri de kapsar, ancak eklentiler için dönme aslı kapsamaz.
- Mücbir Sebep: Ayıplı malın ayıp veya mücbir sebeple zarara uğraması dönme hakkını ortadan kaldırmaz.
- Alıcının Kusuru: Alıcının kusuruyla mal yok olmuş, başkasına devredilmiş veya biçimi değişmişse, alıcı sadece bedel indirimi isteyebilir, dönme hakkını kullanamaz.
- Hakimin Müdahalesi: Dönme hakkının kullanımı haklı değilse hakim onarım veya bedel indirimi kararı verebilir (ayıpsız benzeriyle değiştirme kararı veremez).
- Bedelin İndirilmesi (Ayıp Oranında):
- Kullanım: Alıcı malı elinde tutmak istiyorsa, ayıp nedeniyle oluşan değer azalmasını talep eder.
- Sınır: İndirilecek miktar bedele çok yakın veya eşitse dönme veya değiştirme talep edilmelidir.
- Hesaplama Yöntemi (Nisbi Metot - Yargıtay): (Ayıpsız Değer / Ayıplı Değer) = (Kararlaştırılan Bedel / Ödenecek Bedel) formülüyle ödenecek bedel bulunur, aradaki fark indirilir.
- Ayıpsız Bir Benzeriyle Değiştirme:
- Kullanım: Alıcı, ayıplı malın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.
- Kapsam: Yeni Borçlar Kanunu'na göre niteliğine uygun düştüğü ölçüde parça borcuna konu olan satılanlar için de talep edilebilir (Örn: Taşlı pirincin taşsız pirinçle değiştirilmesi).
- Satıcının Engellemesi: Satıcı, ayıpsız bir benzerini hemen vererek alıcının bu hakkını kullanmasını engelleyebilir.
- Ücretsiz Onarım İsteme:
- Kullanım: Ayıbın objektif olarak onarılması mümkünse talep edilebilir (Örn: Patlak lastik). Onarımın aşırı masraf gerektirmemesi gerekir.
- Satıcının Yükümlülüğü: Taşıma, malzeme, işçilik giderleri satıcıya aittir.
- Süre: Kanunda belirtilmemiş, ancak öğretide derhal başlanması gerektiği kabul edilir. Tüketici satışlarında 30 gün içinde onarım yapılmalıdır.
- Sonraki Haklar: Onarımın giderilememesi veya değiştirilen malın da ayıplı çıkması durumunda alıcı diğer seçimlik haklarını kullanabilir.
- Zararın Tazminini Talep Hakkı:
- Kullanım: Seçimlik hakların yanında veya ayrı olarak talep edilebilir.
- Konu: Ayıplı maldaki değer eksikliği değil, ayıplı ifadan doğan zarardır. (Örn: Bozuk çamaşır makinesinin çamaşırlara zarar vermesi, arızalı telefonun bacağı yakması).
- Doğrudan/Dolaylı Zarar: Doğrudan zararlar satıcının kusuru olmasa bile istenebilirken, dolaylı zararlar ancak satıcının kusuru varsa istenebilir.
2.5. Dava Zamanaşımı Süreleri ⏳
- Genel Kural: Ayıptan doğan davalar, devirden itibaren 2 yıl içinde açılmalıdır.
- İstisnalar:
- Taraflar daha uzun bir süre kararlaştırabilir.
- Satıcı ayıbı hileyle gizlemişse veya ağır kusurluysa zamanaşımı def'inden yararlanamaz.
- Taşınmazlar (Yapı): 5 yıl. Satıcının ağır kusuru varsa 20 yıl.
- Tüketici İşlemi Niteliğindeki İkinci El Satışlar: 1 yıl. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 3 yıl.
- Başlangıç Anı: Satılanın alıcıya devrinden itibaren başlar. Geciktirici koşula bağlı satışlarda şartın gerçekleşmesiyle, art arda teslimli satışlarda her ayıplı kısım için o kısmın devrinden itibaren başlar.
- TBK m.112 ile Yarışma: Ayıplı ifa hükümleri ile TBK m.112 (borcun gereği gibi ifa edilmemesi) hükümleri yarışır. Alıcı istediği hükme başvurabilir.
3️⃣ Zapta Karşı Tekeffül Sorumluluğu (Satıcının Zapttan Sorumluluğu) 💡
Satıcının, üçüncü bir kişinin malda üstün bir hak ileri sürerek malı alıcının elinden alması veya kullanmasına engel olması durumunda doğan sorumluluğudur.
3.1. Tanım ve Kapsam 📚
- Tanım: Üçüncü bir kişinin, satılan mal üzerinde alıcının hakkından üstün bir hakka dayanarak malı alıcının elinden alması veya kullanmasına engel olması halinde satıcının sorumluluğudur.
- Kapsam: Tam zapt (malın tamamen elden alınması) veya kısmi zapt (malın bir bölümünün elden alınması) durumlarını kapsar.
- Yanlış Anlama: "Zapt" ifadesi yanıltıcıdır; hırsızlık veya gasp gibi hakka dayanmayan durumlarda satıcının zapt sorumluluğu yoktur.
- Doğuşu: Yasadan doğan bir sorumluluktur, ayrıca üstlenilmesi şart değildir. Ancak alıcı zapt tehlikesini biliyorsa, satıcı özel olarak üstlenmedikçe sorumlu olmaz.
- İyiniyetli Kazanım: Alıcının iyiniyetle mülkiyeti kazanması, zapt sorumluluğunun uygulanmasını azaltır. (Örn: Çalınan telefonu iyiniyetle alan kişi mülkiyeti kazanırsa, asıl malik zapt edemez.)
3.2. Zapta Karşı Tekeffülün Şartları ✅
- Satılanın Alıcıya Teslim Edilmesi Gerekir: Zapt sorumluluğu, mülkiyeti devir borcunun tamamlayıcısıdır. Teslimden önce zapt durumunda bu hükümler uygulanmaz.
- Alıcı Zapt Tehlikesini Bilmemelidir: Alıcı, sözleşme sırasında zapt tehlikesini biliyorsa, satıcı özel olarak üstlenmedikçe sorumlu olmaz.
- Zapt Tehlikesi Sözleşmenin Kurulmasından Önce Oluşmuş Olmalıdır: Sözleşme kurulduktan sonra oluşan zapt tehlikeleri için borca aykırılık hükümleri (TBK m.112) uygulanır.
- Üçüncü Kişi Zaptı Sağlayan Üstün Haklardan Birisine Dayanmalıdır: Üçüncü kişinin hakkı ayni hak (mülkiyet, rehin vb.) veya şerh edilmiş kişisel hak olmalıdır. Yalın kişisel haklar veya haksız eylemler zapt sorumluluğu doğurmaz.
- Üçüncü kişi hakkını dava yoluyla ileri sürmek zorunda değildir, alıcı haklı nedenlerle malı teslim edebilir.
- Sorumsuzluk Anlaşması Yapılmamalıdır: Taraflar sorumsuzluk anlaşması yapabilir, ancak satıcının zapt tehlikesini alıcıdan bilerek gizlemesi durumunda bu anlaşma geçersizdir.
- Satılan Mal Alıcının Elinden Alınmalıdır: Kural olarak mahkeme kararı ile malın elden alınması gerekir. Ancak alıcı, üçüncü kişinin üstün hakkını kabul ederek malı dava açılmadan da teslim edebilir.
- Alıcı Bildirim ve İspat Yükünü Yerine Getirmelidir:
- Bildirim: Alıcı, üçüncü kişinin açtığı davayı satıcıya bildirmelidir. Satıcı davaya katılarak savunma yapabilir.
- Bildirim Yapılmazsa: Satıcı, ihbar edilseydi elde edeceği elverişli sonuç ölçüsünde sorumluluktan kurtulur.
- Satıcının Rolü: Satıcı, ihbar sonrası alıcı lehine davaya katılmak veya alıcının yerine geçerek davayı takip etmek zorundadır.
- Yargı Kararının Etkisi: Üçüncü kişi lehine sonuçlanan dava, satıcı için de geçerlidir. Ancak alıcının hilesi veya ağır kusuru varsa satıcı sorumluluktan kurtulabilir.
3.3. Zapt Sorumluluğunda Alıcının Hakları 📊
- Tam Zapt Halinde: Sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Alıcının 5 hakkı vardır:
- Ödediği satış bedelinin faiziyle birlikte iadesi (alıcının maldan elde ettiği yararlar düşülür).
- Mala yaptığı, ancak zapt eden üçüncü kişiden isteyemeyeceği masraflar.
- Yargılama giderleri (satıcıya ihbarla kaçınılabilecekler hariç) ve yargılama dışı giderler.
- Doğrudan zararlar (satıcının kusuru aranmaz).
- Satıcının kusuru olmak şartıyla dolaylı zararlar.
- Kısmen Zapt Halinde: Kural olarak alıcı sözleşmeden dönemez, sadece zapt dolayısıyla ortaya çıkan müspet zararını isteyebilir. Ancak alıcı bu zaptı bilseydi malı almayacak idiyse sözleşmeden dönebilir ve tam zapt haklarını talep edebilir.
3.4. Zapttan Doğan Sorumlulukta Zamanaşımı ⏳
Kanunda açık bir düzenleme yoktur. Uygulamada ve öğretide 10 yıl olduğu kabul edilir. Zamanaşımı, zapta ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesiyle veya malın mahkeme kararı olmaksızın iade edilmesiyle başlar.
4️⃣ Mal Değişim Sözleşmesi (Trampa)
Bir malın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesinin üstlenildiği iki taraflı bir sözleşmedir. Satım sözleşmesinden farkı, karşılığın para yerine mal veya hak olmasıdır.
4.1. Tanımı ve Unsurları 📚
- Tanım: Bir mal ile başka bir malın veya hakların değiştirilmesinin üstlenildiği sözleşmedir. Taraflar hem alacaklı hem borçlu konumundadır.
- Konusu: Satım sözleşmesinin konusu olabilen her şey (taşınırlar, taşınmazlar, haklar) trampa sözleşmesinin de konusu olabilir.
- Anlaşma: Tarafların iradelerinin uyuşması şarttır. Taşınırlarda şekil şartı yoktur. Değiştirilecek mallardan biri dahi taşınmazsa resmi şekilde yapılmalıdır.
4.2. Hükümleri ✅
- Genel Kural: Kural olarak satım sözleşmesine ilişkin kurallar uygulanır.
- Ayıba Karşı Sorumluluk: Ayıplı mal alan tarafın 5 seçimlik hakkı vardır:
- Ayıplı malı geri verip kendi malını geri isteme.
- Ayıplı malı geri verip zararının karşılanmasını isteme.
- Ayıplı malı alıkoyarak değer farkını isteme.
- Ücretsiz onarım isteme (aşırı masraf gerektirmiyorsa).
- Ayıpsız benzeriyle değiştirme (misli mallarda).
- Zapttan Sorumluluk: Malı elinden alınan kişi ya uğradığı zararı ister ya da sözleşmeden dönerek karşı tarafa verdiği malı geri talep edebilir.
5️⃣ Bağışlama Sözleşmesi
Bağışlayanın, malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği, tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
5.1. Tanımı ve Unsurları 📚
- Tanım: Bağışlayanın sağlar arası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
- Unsurları:
- Kazandırma Yoluyla Zenginleştirme: Bağışlayanın malvarlığından çıkan bir değerin bağışlananın malvarlığına geçmesi (aktifin artması veya pasifin azalması).
- Zenginleştirmenin Karşılıksız Olması: Bağışlayanın edimi karşısında bağışlananın ifa etmesi gereken bir edim yoktur. (Örn: Eksik borçların ödenmesi, bahşiş verme bağışlama sayılmaz.)
- Anlaşma: Tarafların iradelerinin uyuşması gerekir. Şekle tabi değildir, açık veya zımni kabul edilebilir.
- Ehliyet:
- Bağışlayan: Tam fiil ehliyetine sahip olmalıdır. Sınırlı ehliyetsizler önemli bağış yapamaz.
- Bağışlanan: Ayırt etme gücüne sahip olması yeterlidir. Sınırlı ehliyetsizler yasal temsilcinin izni olmadan bağışlanan olabilir, ancak yasal temsilci kötüye kullanımı engellemek için işlemi iptal edebilir.
5.2. Çeşitleri 📚
- Bağışlama Taahhüdü: Bağışlama konusu hemen verilmez, bağışlayan verme borcu altına girer. Taşınırda yazılı, taşınmazda resmi şekil şartı vardır.
- Elden Bağışlama: Bağışlanan şeyin devri sözleşmenin yapıldığı anda gerçekleşir. Sadece taşınırlar ve haklar konusu olabilir, şekle tabi değildir.
- Koşullu Bağışlama: Sözleşmenin hüküm doğurması gelecekteki belirsiz bir olaya bağlanır (geciktirici veya bozucu koşul).
- Yüklemeli Bağışlama: Bağışlanana belirli bir davranışta bulunma yükümlülüğü yüklenir, ancak bu yükümlülük bağışlamanın karşılığı değildir.
- Yerine Getirilmesi Bağışlayanın Ölümüne Bağlı Bağışlama: İfası bağışlayanın ölümüne ertelenir. Şekil ve esas yönünden ölüme bağlı tasarruf hükümlerine tabidir.
- Bağışlayana Dönme Koşuluyla Bağışlama: Bağışlananın bağışlayandan önce ölmesi durumunda bağışlanan şeyin bağışlayana geri döneceği kararlaştırılır. Bozucu koşula bağlı bir bağışlamadır.
5.3. Hükümleri ✅
- Bağışlayanın Borçları: Bağışlanan şeyin mülkiyetini devretmektir. Para ise ödeme, taşınır ise zilyetliği devir, taşınmaz ise tescil isteme borcu.
- Bağışlayanın Sorumluluğu: Diğer sözleşmelere göre daha hafiftir.
- İfa Etmemeden Doğan Sorumluluk: Ağır kusurlu ise sorumlu olur. Para borcunda temerrüt faizi mahkeme/icra başvuru tarihinden başlar.
- Zapt ve Ayıptan Doğan Sorumluluk: Ancak sorumlu olacağı kararlaştırılmışsa sorumlu olur.
- Bağışlamanın Geri Alınması: Belirli nedenlerle bağışlayan bağışlamayı geri alabilir.
- Yerine Getirilmiş Bağışlama/Elden Bağışlama: Bağışlananın ağır suç işlemesi, yasal yükümlülüklerini aksatması veya yüklemeli bağışlamada yükün yerine getirilmemesi durumunda.
- Yerine Getirilmemiş Bağışlama Taahhüdü: Bağışlayanın parasal durumunun bozulması, yeni aile yükümlülüklerinin doğması durumunda.
- Bağışlama Sözünün Düşmesi: Bağışlayanın borç ödemede güçsüzlüğü veya iflası durumunda taahhüt kendiliğinden düşer.
- Mirasçıların Geri Alma Hakkı: Kural olarak mirasçılara geçmez. Ancak bağışlananın bağışlayanı kasten öldürmesi veya bağışlayanın geri alma nedenini öğrenmeden/kullanmadan ölmesi durumunda istisnai olarak mirasçılara geçer.
🎯 Sonuç
Mülkiyet devri amacı güden satım, trampa ve bağışlama sözleşmeleri, Türk Borçlar Hukuku'nun temelini oluşturur. Bu sözleşmeler, mülkiyetin güvenli ve adil bir şekilde el değiştirmesini sağlamak için çeşitli hak ve borçlar ile sorumluluklar içerir. Özellikle satıcının ayıba ve zapta karşı tekeffül borçları, alıcının korunmasını hedeflerken, bağışlama gibi karşılıksız kazandırmalar da belirli şartlara bağlanarak hukuki güvenliği temin etmektedir. Bu sözleşme türlerinin detaylı anlaşılması, hukuki süreçlerde doğru adımlar atılması için kritik öneme sahiptir.









