Bu çalışma materyali, sağlanan ders kaydı ve metin kaynakları birleştirilerek hazırlanmıştır.
20. Yüzyıl Felsefesi: Akımlar, Özellikler ve Türkiye'deki Yansımaları 📚
Giriş: 20. Yüzyıl Felsefesine Genel Bakış ve Etkileyen Akımlar
- yüzyıl felsefesi, kendisinden önceki dönemlerin düşünce birikiminden önemli ölçüde etkilenmiş, zengin ve çeşitli felsefi yaklaşımları barındıran bir dönemdir. Bu dönemin felsefesini ve akımlarını anlamak için, onu hazırlayan düşünce ortamını ve etkili olan başlıca felsefi yaklaşımları ele almak gerekir.
20. Yüzyıl Felsefesini Etkileyen Başlıca Akımlar:
-
Aydınlanma Felsefesi 💡
- Dönem: 18. ve 19. yüzyılların hâkim felsefesi.
- Temel İlke: Aklı insan yaşamında rehber kabul etmiş, insanlığın aklın ve bilimin ışığıyla aydınlatılması gerektiğini savunmuştur.
- Vurgular: Düşünce ve ifade özgürlüğü, bireyci dünya görüşü, toplumsal ilerleme fikri.
- Etkileri: Evrensellik, laiklik ve bilimi esas alma gibi konularda çağdaş felsefe akımları üzerinde derin etkiler bırakmıştır.
- Eleştiriler: 19. ve 20. yüzyıllarda radikal olmak, doğayı örnek almak, dine karşı tavır sergilemek gibi nedenlerle eleştirilmiştir.
-
Pozitivist Felsefe ✅
- Kurucu: 19. yüzyılda Fransız düşünür Auguste Comte.
- Temel İlke: Modern bilimi, özellikle fiziği esas alır.
- Yaklaşım: Metafizik, felsefe ve dini bilim öncesi dönemin düşünceleri olarak görür. Olguların, pozitif bilimlerin deneysel yöntemleriyle açıklanabileceğini savunur.
- Reddedilenler: Olguların ve duyusal alanın ötesindeki tüm yaklaşımları ve açıklamaları reddeder.
- Felsefenin Rolü: Felsefenin de pozitif bilimleri rehber alarak gözlemlenebilir olguları açıklaması gerektiğini belirtir.
-
Yaşam Felsefesi 🌍
- Sören Kierkegaard:
- Öncülük: Varoluşçu felsefenin 19. yüzyıldaki öncülerindendir.
- Karşı Çıkış: Doğa bilimlerini örnek alan, akılcı ve bilimci anlayışa karşı çıkar.
- Vurgu: Öznel ya da bireysel hakikatin önemini vurgular.
- Varoluş: Var olmak, belirli bir birey olmak için çabalamayı, değerlendirmeyi, seçmeyi ve karar vermeyi içerir. Felsefe genel olana değil, özel olana; nesnel olana değil, öznel olana yönelmelidir.
- Friedrich Nietzsche:
- Odak: Yaşam ve ahlak felsefesi üzerine yoğunlaşmıştır.
- İddia: Modern düşüncenin dayanaklarının çöktüğünü iddia etmiştir.
- Görüş: Evrende yalnızca değişim vardır ve yaşam her şeyin üstündedir.
- Ahlak Anlayışı: Toplumun genel ahlakını "köle / sürü ahlakı" olarak nitelemiş, Hristiyanlığın değerlerine karşı çıkmıştır. Buna karşılık güçlü ve bağımsız "üst insan" ahlakını öne çıkarır.
- Sören Kierkegaard:
-
Siyaset Felsefesi 🏛️
- G. W. F. Hegel:
- Etki: Diyalektik idealist kuramıyla 19. yüzyılı ve hukuk felsefesiyle 20. yüzyılı etkilemiştir.
- Devlet Anlayışı: İnsanlığın en yüksek toplumsal başarısı olarak devleti görmüş, devletin toplum ile bireyin birliğini temsil ettiğini savunmuştur. Devletin keyfiliklere ve despotizme karşı önlemler alması gerektiğini belirtir.
- Karl Marx:
- Etki ve Farklılaşma: Hegel'in diyalektik felsefesinden etkilenmiş, ancak onun idealizmini reddederek diyalektik materyalizmi geliştirmiştir.
- Felsefenin Rolü: Filozofların dünyayı sadece açıklamakla kalmayıp değiştirmesi gerektiğini belirtmiştir.
- Tarih Anlayışı: Tarihi sınıflar mücadelesi olarak yorumlamış, devleti "bir toplumsal sınıfın baskı altında tutulması amacıyla başka bir toplumsal sınıf tarafından örgütlenen güç" olarak tanımlamıştır.
- G. W. F. Hegel:
20. Yüzyıl Felsefesinin Ayırıcı Özellikleri 📊
- yüzyılın sonlarından başlayıp günümüze dek uzanan dönemin felsefesine "20. yüzyıl felsefesi" veya "çağdaş felsefe" denilmektedir. Bu dönem, felsefi tartışmaların ve akımların, yaşanılan tarihsel gelişmelerden ve olaylardan bağımsız ele alınamayacağı bir yapıya sahiptir.
Dönemin Önemli Gelişme ve Olayları:
- Sömürge imparatorluklarının çöküşü
- I ve II. Dünya Savaşları
- 1917 Sovyet Devrimi
- Siyasi hareketler
- Nükleer silahlanma
- Teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin artması
- Çevre sorunları
20. Yüzyıl Felsefesinin Temel Özellikleri:
- Dönemin önemli gelişme ve olaylarından etkilenmiştir.
- Filozof sayısı ve felsefe yaklaşımı bakımından oldukça zengindir.
- İçinde yeni felsefe problemleri ve disiplinlerini barındırır (örn: sembolik mantık, dil felsefesi, varoluşçu felsefe, psikoloji felsefesi, toplumsal cinsiyet felsefesi, çevre felsefesi, bilim felsefesi).
- Uzmanlaşmanın geliştiği bir felsefedir.
- Büyük felsefe sistemlerinden ziyade, belirli alanlarda yapılan özgün ve eleştirel çalışmalar öne çıkar.
- Önceki dönemin filozoflarına dönme ve onları yeniden değerlendirme tavrına sıkça rastlanır.
- Genellikle üniversitelerde çalışan filozoflarca geliştirilmiştir.
- Kadın filozofların sayısı ve etkisi önceki dönemlere göre artmıştır.
- Felsefe yapmanın yeni yöntemleri önerilmiş ve geliştirilmiştir.
20. Yüzyıl Felsefesinin Temel Akımları ve Öne Çıkan Problemleri
-
yüzyıl felsefesinin zenginliği, akımları ve problemleri sınıflandırmayı güçleştirmiştir. Ancak bazı temel akımlar ve ele aldıkları problemler öne çıkmaktadır:
-
Fenomenoloji ve Gerçeklik-Görünüş Problemi 📚
- Tanım: Fenomen/görünen ile gerçekliğin birbirinden farklı olduğunu ve fenomenlerin gerçeklikle ilişkisinin açıklanmasını felsefi bir problem olarak ele alır.
- Görüş: Fenomenlerin bilgisinin mümkün olduğunu savunur. Duyular sayesinde algılanan şeyler kişiseldir ve bireyler fenomenleri kendilerine göre farklı algılar.
- Kurucu: Edmund Husserl.
- Husserl'in Yaklaşımı: "Orada, dışımızda ne olduğundan ziyade bilincin ne anladığı"nın önemli olduğunu belirtir. İnsan bilincinin bir nesneye yönelmiş olduğunu ve varlıkla karşılaşmanın bilinç aracılığıyla olduğunu söyler.
- Yöntem: "Paranteze alma" yöntemini önerir. Varlıkların ve olguların özüne ilişkin bilgi geliştirebilmek için rastlantılar, nitelikler, fikirler ve inançların bir kenara bırakılması (paranteze alınması) gerektiğini savunur. Bu sayede insan bilincinin "öz"ü kavrayabileceğini düşünür.
- Örnek: Bir evin maviye boyalı ön tarafını gördüğünüzde, diğer taraflarının da mavi olduğunu varsaymak yerine, bu varsayımları paranteze alarak evin özüne ulaşmaya çalışmak.
-
Hermeneutik ve Yorum Problemi 💬
- Tanım: Genel anlamda herhangi bir ifade, anlam, metin ya da sanat eserini yorumlama sanatıdır; anlama öğretisidir.
- W. Dilthey:
- Katkı: Hermeneutiği kutsal metinleri anlama ve yorumlama olarak anlayan dar çerçeveden kurtarmış, tinsel bilimlerin metodu haline getirmiştir.
- Yaklaşım: Yazılı metinleri önce filolojik bir anlam eleştirisinden geçirmeyi, sonra da metinlerdeki sözcüklerin belli bir dönem ya da çağda geçerli olan anlamlarını ortaya çıkarmayı vurgular.
- H. G. Gadamer:
- Görüş: İnsanın kendine özgü anlamlar dünyasında yaşadığını ve bu dünyanın ancak refleksiyonlu (düşünümsel) bir anlama yoluyla bilinebileceğini savunur.
- Tanım: Felsefi hermeneutiği, yaşam biçimlerinin bütünlüğüne ulaşmayı amaçlayan bir anlama ve yorumlama yöntemi olarak tanımlamıştır.
-
Varoluşçuluk ve Varoluş-Öz Problemi 👤
- Temel Fikir: İnsanın varoluşuyla diğer varlıklar arasındaki karşıtlıktan hareketle, iradesi ve bilinci olan insanların varoluşsal problemlere sahip olduğunu öne sürer.
- Temsilciler: Sören Kierkegaard (öncü), Martin Heidegger, Gabriel Marcel, Karl Jaspers, Jean Paul Sartre, Albert Camus.
- Temel Problemler: İnsan varoluşunun anlamı, kendini gerçekleştirme, rastlantısallık, güçsüzlük, hiçlik karşısında varoluş, ölüme mahkumiyet, özgürlük, topluluk içinde kaybolmuş insan, doğruluk ve ahlakilik.
- Karl Jaspers:
- Sınır Durumlar: Acı çekme, suçluluk ve ölüm gibi durumların insanlık halini açığa vurduğunu belirtir. Bu "sınır durumlar" bilimsel düşüncenin gözünden kaçar.
- Özgürlük: Toplum içinde başkalarıyla aynı durumda olan insanın özgür olmadığını, gerçek varoluşunu yaşayamayan insanın kabuğunu kırabilmesi için yalnızlık, cesaret ve mücadele gerektiğini savunur.
- Martin Heidegger:
- Odak: Canlı türü olarak insanı değil, varoluşsal kaygılarıyla birlikte somut insanı, tek bireyi açıklamayı hedefler.
- Varoluş Biçimleri: "Dünyanın içinde olmak" ve "birlikte olmak" olmak üzere iki önemli varlık biçimi vardır. Dünya bir insan ürünüdür ve insan ortadan kalktığında dünya da ortadan kalkar.
- Jean Paul Sartre:
- Özgürlük: İnsan özgür bir varlıktır; olmuş, bitmiş bir varlık değil, gerçekleştirebileceği olanaklar toplamıdır.
- Varoluş Özden Önce Gelir: "İnsan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur." der. İnsan önce var olur, ardından özünü kendisi oluşturur. "Özgürlüğe mahkûmdur insan." ifadesiyle insanın özgürlüğünün onun özü olduğunu vurgular.
-
Diyalektik Materyalizm ve Değişim Problemi 🔄
- Kurucular: Karl Marx ve Friedrich Engels.
- Yaklaşım: Hegel'in diyalektik idealizm öğretisinin diyalektik özelliğini materyalist temellerde yeniden yorumlamışlardır.
- Felsefenin Amacı: Felsefenin dünyayı sadece açıklamakla kalmayıp değiştirmesi gerektiğini savunmuşlardır.
- Tarihsel Materyalizm: Marx ve Engels'in diyalektik maddeci felsefeyi toplumların tarihine uyarlamasıyla geliştirdikleri felsefedir.
- Görüş: Toplumların sosyoekonomik gelişiminin diyalektik bir süreçle ilerlediğini öne sürer.
- Yapı: Ekonomi ve üretim biçimi toplumun altyapısını; kültür, sanat, felsefe ise üstyapısını oluşturur.
- Sınıf Mücadelesi: Üretim araçlarına ve sermayeye sahip olmak sınıfsal farkların temelini oluşturur. Tarih, sınıflar arasındaki savaşların tarihidir.
-
Mantıkçı Pozitivizm ve Bilgi Problemi 🧠
- Dönem: 20. yüzyılda ortaya çıkan yeni bir felsefe akımıdır.
- Temsilciler: Moritz Schlick, Rudolf Carnap, Hans Reichenbach, Karl Popper.
- Felsefenin Rolü: Felsefenin bilimlerin dilini çözümlemek ve kavramların anlamlarını açıklığa kavuşturmak olduğunu savunur.
- Metafizik: Metafiziğe karşı çıkmışlardır. Bir önermenin biçimsel bir önerme (mantık ve matematik) değilse ve deneyle sınanamazsa "anlamsız" olduğunu söylemişlerdir.
- Doğrulanabilirlik İlkesi: Bir önermenin bilgisel anlamı, doğrulanabilirlik ilkesine göre değerlendirilmelidir. Deneysel yoldan doğrulanmaya açık ise anlamlı, değilse anlamsızdır.
- Karl Popper ve Yanlışlanabilirlik İlkesi:
- Eleştiri: Pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesine karşı çıkar.
- Görüş: Bilimsel bilgi mutlak doğru değildir; eleştirel akılla sürekli sorgulanması gereken geçici bir bilgidir. Bir hipotezin bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gerekir.
- Örnek: "Kuğular beyazdır" önermesi, tek bir siyah kuğu bulunmasıyla yanlışlanabilir.
- Thomas Kuhn'un Eleştirisi: "Bilimsel Devrimlerin Yapısı" adlı kitabında mantıkçı pozitivizmin klasik bilim yaklaşımına eleştiriler getirmiştir. Bilimsel ilerlemenin düz bir çizgide değil, bilimsel devrimlerle gerçekleştiğini savunur. Paradigma kavramını ortaya atmıştır.
-
Yeni Ontoloji ve Varlık Problemi 🌌
- Kurucu: Alman filozof Nicolai Hartmann.
- Yaklaşım: Felsefi düşünüşün araştırma alanlarının hepsinin temelde ontolojik yapıda olduğunu kabul eder.
- Varlık Katmanları: Varlığı hiyerarşik katmanlara ayırır:
- Gerçek Varlık Katmanı:
- İnorganik Katman: Cansız maddeler (fizik).
- Organik Katman: Canlı varlıklar (biyoloji).
- Ruhsal Katman: Bilinçli varlıklar ve ürünleri (psikoloji).
- Tinsel Varlık Katmanı: İdeal varlık alanı, insan ve onun değerleri (felsefe, tin felsefesi, kültür felsefesi).
- Gerçek Varlık Katmanı:
- İlke: Zemindeki katmanın üst katmanlara gereksinimi yoktur, ancak zemindeki katman olmadan üst katmanlar olamaz. Her katman bir önceki katmana yeni kategori ve özellikler ekler. Tinsel katman en özgür ama en güçsüz varlıklardan meydana gelir.
Türkiye'de Felsefi Düşüncenin Gelişimi ve Önemli Felsefeciler 🇹🇷
Türkiye'de modern felsefi düşünce, 19. yüzyılda Batı dillerindeki felsefe eserlerine yönelik okumaların ve çevirilerin artmasıyla, Batılılaşma hareketinin etkisiyle gelişmiştir.
Tarihsel Gelişim:
- 19. Yüzyıl: Cevdet Paşa, Münif Paşa, Filibeli Ahmet Hilmi, Ahmet Mithat Efendi gibi isimler felsefe üzerine eserler kaleme almıştır.
- Darülfünun: 1865'te kurulan Darülfünun'da ilk kez üniversite düzeyinde felsefe dersleri verilmiştir.
- Cumhuriyet Dönemi: İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde kurulan felsefe bölümleriyle akademik felsefe çalışmaları hız kazanmıştır. Yurt dışında eğitim görmüş Türk akademisyenler ve Almanya'dan gelen felsefeciler bu süreçte öncülük etmiştir.
Türkiye'de Felsefi Düşünceye Katkıda Bulunan Başlıca Felsefeciler:
-
Hasan Ali Yücel (1897-1961) 👨🏫
- Katkıları: Maarif Vekilliği döneminde başlattığı "Tercüme Seferberliği" ile dünya kültürünün önemli eserlerini Türkçeye kazandırmıştır.
- Felsefi Görüşleri: Hürriyetin bir süreç ve ideal olduğunu, hümanizmin ise sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlayacağını vurgulamıştır. Eğitim sisteminin bireyin düşünebilmesini sağlaması gerektiğini belirtir.
-
Nusret Hızır (1899-1990) 🔬
- Katkıları: Türkiye'de mantık, bilim felsefesi ve bilgi felsefesi üzerine kurulu bir felsefe anlayışının yerleşmesinde önemli rol oynamıştır.
- Felsefi Görüşleri: Mantıkçı pozitivizmin Türkiye'deki önemli temsilcilerindendir. Felsefenin bilimleşmesi için mantıksal çözümlemeyi savunmuştur.
-
Hilmi Ziya Ülken (1901-1974) 📖
- Katkıları: Türk düşünce tarihi, mantık, değerler teorisi, İslam felsefesi, ahlak, sistematik felsefe ve sosyoloji alanlarında dersler vermiştir.
- Felsefi Görüşleri: Felsefenin temel konusunun varlık olduğunu, hakikat ve düşünce problemlerinin varlık probleminden doğduğunu belirtmiştir. Fenomenolojik yöntemle olayları kendi orijinalliği içinde ele alma imkânını görmüş, aşkın varlığa ancak inanmayla nüfuz edilebileceğini savunmuştur.
-
Takiyettin Mengüşoğlu (1906-1984) 🧍
- Katkıları: Yeni ontolojinin kurucusu Nicolai Hartmann ile çalışmıştır. Türkiye'de felsefenin kurucularındandır.
- Felsefi Görüşleri: Felsefi antropolojiyi asıl uğraş alanı olarak benimsemiştir. Her felsefi görüşün temelinde insan hakkında bir iddia bulunduğunu ve insanın kendi problemlerini özel bir felsefe dalının araştırma alanı yaptığını vurgulamıştır.
-
Macit Gökberk (1908-1993) 🏛️
- Katkıları: Felsefenin Türkiye'de yerleşmesi için çok sayıda öğrenci yetiştirmiş ve yayın üretmiştir.
- Felsefi Görüşleri: Felsefenin çağın bilincini duyurmak, sistemli bir aydınlığa ulaştırıp kültürün gücünü artırmak olduğunu savunmuştur. Felsefenin yalnızca teorik değil, pratik düzenin yollarını da göstermesi gerektiğini belirtir.
-
Nurettin Topçu (1909-1975) 🏃
- Katkıları: Fransa'da ahlak felsefesi üzerine doktora yapan ilk Türk'tür. "Hareket" dergisini çıkarmıştır.
- Felsefi Görüşleri: Ahlakla ilgili yaklaşımını "hareket felsefesi" olarak ifade eder. Hareketin, insanın kendini ve başka varlıkları değiştirebilmesiyle ilgili olduğunu savunur. Duygu, akıl, sezgi ve aşk kavramlarını yeniden yorumlayıp ahlak ağırlıklı bir felsefe üzerinde durmuştur.
-
Aydın Sayılı (1913-1993) 🔭
- Katkıları: Türkiye'de bilim tarihçiliğinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. İslam dünyasında bilim kurumları üzerine doktora yapmıştır.
- Felsefi Görüşleri: Eserlerinde Türk ve İslam medeniyetlerinin bilim geçmişine ve dünya medeniyetinin oluşumuna önemli katkılarını vurgulamıştır. Bilimsel çalışmalarda karşılaşılan yabancı bilimsel terimlere Türkçe karşılıklar türetmiştir.
-
Bedia Akarsu (1921-2016) 👩🎓
- Katkıları: "Felsefe Terimleri Sözlüğü"nü hazırlayarak birçok felsefi terimin Türkçede ifade edilmesine öncülük etmiştir.
- Felsefi Görüşleri: Aydınlanmacı dünya görüşüne sahiptir. Kant ve Scheler'in ahlak felsefelerinden etkilenerek saygı ve sevginin insan olmanın temel nitelikleri olduğunu belirtmiştir.
-
Nermi Uygur (1925-2005) 🗣️
- Katkıları: Dil ve kültür ile ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmıştır.
- Felsefi Görüşleri: Felsefenin evreni yeniden kurduğunu, tıpkı bir ressamın, heykeltıraşın veya bilim insanının gerçeği olduğu gibi aktarmadığı gibi, filozofun da soruları belli bir kavram ve temellendirme bağı içinde anlamaya çalıştığını ifade etmiştir.
-
Ioanna Kuçuradi (1936-) ⚖️
- Katkıları: Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü kurmuş, Türkiye Felsefe Kurumu ve Dünya Felsefe Federasyonları başkanlığını yürütmüştür.
- Felsefi Görüşleri: İnsan ve değerler problemleri üzerine yoğunlaşmıştır. Felsefi bilgi aracılığıyla "felsefi bakış" kazanarak çağın olaylarını ve günlük olayları anlamayı temel amaç edinmiştir.









