📚 20. Yüzyıl Felsefesi: Akımlar ve Türkiye'deki Temsilcileri İçin Çalışma Materyali
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, kullanıcı tarafından sağlanan metin (PDF/PowerPoint metinleri) ve sesli ders kaydının (audio transcript) birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
🌍 Giriş: 20. Yüzyıl Felsefesini Hazırlayan Düşünce Ortamı
- yüzyıl felsefesi, aynı zamanda "Çağdaş Felsefe" olarak da bilinir ve dünya çapında yaşanan önemli olaylar ve gelişmelerle şekillenmiştir. Bu dönemde felsefe faaliyetleri artık sadece Avrupa ile sınırlı kalmamış, dünyanın farklı coğrafyalarından, milletlerinden, kültürlerinden ve cinsiyetlerinden bireyler tarafından ortaya konulmuştur. Felsefi tartışmalar ve akımlar, dönemin tarihsel bağlamından ayrı düşünülemez.
Bu dönemi etkileyen başlıca olaylar ve gelişmeler şunlardır:
- Büyük Savaşlar (I. ve II. Dünya Savaşları) ⚔️
- Sömürge imparatorluklarının çöküşü 📉
- 1917 Sovyet Devrimi 🚩
- Nükleer silahlanma ☢️
- Teknolojinin insan hayatı üzerindeki artan etkisi 💻
- Çevre sorunları 🌳
-
yüzyıl felsefesini hazırlayan düşünce ortamında, önceki dönemlerin felsefi birikimleri önemli rol oynamıştır. Bunlar başlıca şunlardır:
-
Aydınlanma Felsefesi (18-19. Yüzyıl):
- ✅ Aklı insan yaşamında rehber kabul etmiştir.
- ✅ İnsanlığın aklın ve bilimin ışığıyla aydınlatılması gerektiğini savunmuştur.
- ✅ Düşünce ve ifade özgürlüğünü, bireyci dünya görüşünü ve toplumsal ilerleme fikrini benimsemiştir.
- ⚠️ 19. ve 20. yüzyıllarda romantikler ve muhafazakârlar tarafından radikal, doğa bilimlerini örnek alan ve dine karşı bir tavır sergilemesi nedeniyle eleştirilmiştir.
- 💡 Çağdaş felsefe akımları üzerinde evrensellik, laiklik ve bilimi esas alma bakımından etkili olmuştur.
-
Pozitivist Felsefe (19. Yüzyıl):
- 📚 Pozitivizm (Olguculuk): Fransız düşünür Auguste Comte tarafından kurulmuştur.
- ✅ Modern bilimi ve özellikle fiziği esas alır.
- ✅ Metafizik, felsefe ve dini bilim öncesi dönemin düşünceleri olarak görür.
- ✅ Olgular dünyasının pozitif bilimlerin deneysel yöntemleriyle açıklanabileceğini savunur.
- ✅ Olguların ve duyusal alanın ötesindeki yaklaşımları reddeder. Felsefenin de pozitif bilimleri rehber alarak gözlemlenebilir olguların açıklamasını yapması gerektiğini belirtir.
-
Yaşam Felsefesi (19. Yüzyıl):
- Sören Kierkegaard:
- ✅ Varoluşçu felsefenin 19. yüzyıldaki öncülerindendir.
- ✅ Doğa bilimlerini örnek alan, akılcı ve bilimci anlayışa karşı çıkar.
- ✅ Öznel ya da bireysel hakikatin önemini vurgular.
- ✅ Rasyonalist felsefelerin her şeyi akla indirgediğini ve varoluşu unuttuğunu savunur.
- ✅ Var olmak, belirli bir birey olmak için çabalamayı, değerlendirmeyi, seçmeyi ve karar vermeyi içerir.
- ✅ Felsefenin genel olana değil, özel olana; nesnel olana değil, öznel olana yönelmesi gerektiğini belirtir.
- Friedrich Nietzsche:
- ✅ Görüşlerini yaşam ve ahlak felsefesi üzerinde yoğunlaştırmıştır.
- ✅ Modern düşüncenin dayanaklarının çöktüğünü iddia etmiş, 20. yüzyılda insanlığı büyük savaşların ve hiççiliğin beklediğini savunmuştur.
- ✅ Evrende yalnızca değişimin olduğunu ve bu değişimi sürdürenin yaşamın kendisi olduğunu belirtir. Yaşam her şeyin üstündedir.
- ✅ Çağının akılcılığa ve tarihe aşırı önem vererek yaşama sırt çevirdiğini düşünmüştür.
- ✅ Toplumun genel ahlakını "köle/sürü ahlakı" olarak nitelemiş, Hristiyanlığın değerlerine karşı çıkmıştır.
- ✅ "Sürü" ahlakına karşı "üst insan"ın ahlakını öne çıkarmıştır.
- Sören Kierkegaard:
-
Siyaset Felsefesi (19. Yüzyıl):
- G.W.F. Hegel:
- ✅ Diyalektik idealist kuramıyla hem kendi dönemini hem de 20. yüzyıl felsefe akımlarını etkilemiştir.
- ✅ Hukuk ve siyaset felsefesiyle ilgili ana ilgisi devleti çözümlemektir.
- ✅ İnsanlığın en yüksek toplumsal başarısının devletin varlığı olduğunu savunur.
- ✅ Devletin toplum ile bireyin birliğini temsil ettiğini, soyut bir varlık olmadığını, üyelerinde ve onlar yoluyla var olduğunu belirtir.
- ✅ Devlette keyfiliklere ve despotizme karşı önlemler alınması gerektiğini ifade eder.
- Karl Marx:
- ✅ Hegel'in öğrencisi kabul edilir, ancak idealizmini reddederek diyalektik materyalist felsefeyi geliştirmiştir.
- ✅ Filozofların dünyayı sadece açıklamakla yetindiğini, oysa asıl önemli olanın dünyayı değiştirmek olduğunu söylemiştir.
- ✅ Tarih anlayışına göre bütün toplumların tarihi, toplumsal sınıfların mücadelesinin tarihidir.
- ✅ Devleti, "bir toplumsal sınıfın baskı altında tutulması amacıyla başka bir toplumsal sınıf tarafından örgütlenen güç" olarak tanımlamıştır.
- ✅ Görüşleri, 20. yüzyılda felsefenin yanı sıra çağın siyasetini ve kültürel yaşamını da etkilemiştir.
- G.W.F. Hegel:
📊 20. Yüzyıl Felsefesinin Ayırıcı Özellikleri
- yüzyıl felsefesi, önceki dönemlere göre çok daha fazla filozof ve felsefi akım barındırır. Bu dönemin felsefesini diğerlerinden ayıran temel özellikler şunlardır:
- ✅ Dönemin önemli gelişme ve olaylarından etkilenmiştir.
- ✅ Filozof sayısı ve felsefe yaklaşımı bakımından oldukça zengindir.
- ✅ İçinde yeni felsefe problemlerini ve disiplinlerini barındırır (örn. sembolik mantık, dil felsefesi, varoluşçu felsefe, çevre felsefesi).
- ✅ Uzmanlaşmanın geliştiği bir felsefedir.
- ✅ Büyük felsefe sistemlerinden ziyade belli alanlarda yapılan özgün ve eleştirel çalışmalar öne çıkar.
- ✅ Önceki dönemlerin filozoflarına dönme ve onları yeniden değerlendirme davranışına sıkça rastlanır.
- ✅ Genellikle üniversitelerde çalışan filozoflarca geliştirilmiştir.
- ✅ Kadın filozofların sayısı ve etkisi önceki dönemlere göre artmıştır.
- ✅ Felsefe yapmanın yeni yöntemleri önerilmiş ve geliştirilmiştir.
💡 20. Yüzyıl Felsefesinin Temel Akımları ve Öne Çıkan Problemleri
Bu dönemde felsefenin klasik akımlarının ve problemlerinin dışında kalan yeni akımlar ortaya çıkmış ve kimi zaman yeni felsefi problemler üzerinde durmuştur.
-
Fenomenoloji ve Gerçeklik-Görünüş Problemi:
- 📚 Fenomenoloji: Gerçeklik ve görünüş arasındaki farkı ele alan, fenomenlerin bilgisinin mümkün olduğunu savunan bir yaklaşımdır.
- Edmund Husserl (Kurucusu):
- ✅ "Orada, dışımızda ne olduğundan ziyade bilincin ne anladığı"nın önemli olduğunu belirtir.
- ✅ İnsanın düşüncelerinin bir nesneye yönelmiş olduğunu, varlıkla karşılaşmanın bilinç aracılığıyla olduğunu savunur.
- ✅ Fenomenolojiyi bir yöntem olarak görür ve varlıkların ve olguların özüne ilişkin bilgi geliştirmek için "paranteze alma" yönteminin kullanılması gerektiğini düşünür.
- ✅ Özün kavranabilmesi için rastlantıların, yaşantıların, fikirlerin ve inançların bir kenara bırakılması (paranteze alınması) zorunludur.
-
Hermeneutik ve Yorum Problemi:
- 📚 Hermeneutik: Genel anlamda herhangi bir ifade, metin veya sanat eserini yorumlama sanatıdır; anlama öğretisidir.
- W. Dilthey:
- ✅ Hermeneutiği kutsal metinleri anlama ve yorumlama gibi dar bir çerçeveden kurtararak tinsel bilimlerin metodu haline getirmiştir.
- ✅ Yazılı metinleri anlama sanatının sadece filolojik yorumların metot ve kurallarını belirlemekle kalmadığını, tarih gibi tinsel/sosyal bilimleri temellendirmede de önemli işlevlere sahip olduğunu belirtir.
- ✅ Metinlerin görünen anlamının yanı sıra, belli bir dönemin ve kültürün tinsel yaşamı içinde kazandıkları anlamlarla ortaya çıkarılması gerektiğini savunur.
- H. G. Gadamer:
- ✅ Felsefi hermeneutiğin önemli düşünürlerindendir.
- ✅ İnsanın kendine özgü anlamlar dünyasında yaşadığını ve bu dünyanın ancak düşünümsel bir anlama yoluyla bilinebileceğini savunur.
- ✅ Felsefi hermeneutiği yaşam biçimlerinin bütünlüğüne ulaşmayı amaçlayan bir anlama ve yorumlama yöntemi olarak tanımlar.
-
Varoluşçuluk ve Varoluş-Öz Problemi:
- 📚 Varoluşçuluk: İnsanın varoluşuyla doğa varlıkları arasındaki karşıtlıktan hareketle, iradesi ve bilinci olan insanların varoluşsal problemlere sahip olduğunu öne sürer.
- Temel Problemleri: İnsan varoluşunun anlamı, kendini gerçekleştirme, rastlantısallık, güçsüzlük, hiçlik, zaman içinde ve tarihsellik, ölüme mahkûmiyet, özgürlük, topluluk içinde kaybolma, doğruluk ve ahlaklılık karşısındaki davranış.
- Karl Jaspers:
- ✅ Varoluş kavramıyla insanın yaşadığı acı çekme, suçluluk ve ölüm gibi durumlarla açığa vurulan insanlık halini anlar.
- ✅ Bu tür insanlık durumlarının bilimsel düşüncenin gözünden kaçtığını, oysa bunların varoluşumuzun güvenilmezliğini gösterdiğini belirtir.
- ✅ Gerçek varoluşunu yaşayamayan insanın bu durumdan kurtulabilmesi için yalnızlık, cesaret ve mücadele gerektiğini savunur.
- Martin Heidegger:
- ✅ Canlı türü olarak insanı değil, varoluşsal kaygılarıyla birlikte somut insanı, tek bireyi açıklamayı amaçlamıştır.
- ✅ Her insanın özünü yaşamın kendisine verdiği olanaklarla biçimlendirdiğini belirtir.
- ✅ İnsanın zorunlu olarak içinde bulunduğu iki önemli varlık biçimi vardır: dünyanın içinde olmak ve birlikte olmak.
- ✅ Dünya bir insan ürünüdür, insan yaratmasıdır; insan ortadan kalktığında dünya da ortadan kalkar.
- Jean Paul Sartre:
- ✅ İnsan özgür bir varlıktır; olmuş, bitmiş bir varlık değildir, gerçekleştirebileceği olanaklar toplamıdır.
- ✅ "İnsan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur." der.
- ✅ "Özgürlüğe mahkûmdur insan." sözüyle, varoluşçu felsefesinde "varoluş özden önce gelir" ilkesini vurgular. İnsan önce var olur, ardından özünü kendisi oluşturur.
-
Diyalektik Materyalizm ve Değişim Problemi:
- Karl Marx ve Friedrich Engels (Kurucuları):
- ✅ Hegel'in diyalektik idealizmini materyalist temellerde yeniden yorumlamışlardır.
- ✅ "Hegel'in başı üzerinde duran felsefesini ayakları üzerine oturtarak" gerçeklikle bağdaşan bir felsefe ortaya koymuşlardır.
- ✅ Diyalektik materyalizmi bir felsefe akımı olarak değil, bir bilim olarak kabul etmişlerdir.
- ✅ Filozofların dünyayı sadece açıklamakla yetindiğini, asıl önemli olanın dünyayı değiştirmek olduğunu söylemişlerdir.
- 📚 Tarihsel Materyalizm: Diyalektik maddeci felsefenin toplumların tarihine uyarlanmasıdır. Toplumların sosyoekonomik gelişiminin diyalektik bir süreçle ilerlediğini, kültür, siyaset ve toplumsal gelişmelerin ekonomiyle yakından ilgili olduğunu savunur. Ekonomi ve üretim biçimi altyapıyı, kültür, sanat, felsefe ise üstyapıyı oluşturur. Tarih, sınıflar arasındaki savaşların tarihidir.
- Karl Marx ve Friedrich Engels (Kurucuları):
-
Mantıkçı Pozitivizm ve Bilgi Problemi:
- Moritz Schlick, Rudolph Carnap, Hans Reichenbach (Önemli Temsilcileri):
- ✅ Felsefenin görevinin bilime yardım etmek olduğunu savunmuşlardır.
- ✅ Bütün bilgi alanlarının bilim tarafından kapsandığını düşünmüşlerdir.
- ✅ Felsefenin yapabileceği işin bilimin kavramlarını çözümlemek ve eleştirmek olduğunu öne sürmüşlerdir.
- ✅ Dili çok anlamlılıktan kurtarmada ve dil analizi yapmada mantıktan yararlanmışlardır.
- ✅ Metafiziğe karşı çıkmışlar, bir önermenin biçimsel değilse ve deneyle sınanamazsa anlamsız olduğunu belirtmişlerdir.
- ✅ Bilimin ve felsefenin önermelerinin anlamlı olması, yani doğrulanmaya ya da sınanmaya açık olması gerektiğini savunmuşlardır.
- Temel İlkeleri:
- 1️⃣ Bir önermenin bilgisel anlamı, doğrulanabilirlik ilkesine göre değerlendirilmelidir.
- 2️⃣ Bir önerme deneysel yoldan doğrulanmaya açık ise anlamlı, değilse anlamsızdır.
- 3️⃣ Metafiziğin önermeleri deneysel olarak doğrulanamadıkları için anlamsızdır.
- 4️⃣ Felsefenin en önemli alanı bilgi kuramıdır ve mantıkla özdeştir.
- 5️⃣ Felsefe, dil analiziyle uğraşmalı ve kavramların anlamlarını açıklığa kavuşturmalıdır.
- 6️⃣ Geleneksel felsefe problemlerinin çoğu başarısız ifade edilmiş "sözde" problemlerdir.
- 7️⃣ Doğru bilginin tek aracı bilimsel yöntemdir.
- Karl Popper ve Yanlışlanabilirlik İlkesi:
- 📚 Yanlışlanabilirlik İlkesi: Bilimsel bilginin mutlak doğru olmadığını, her zaman yanlışlanmaya açık olması gerektiğini savunan ilkedir.
- ✅ Popper'a göre bilim insanı, ulaştığı bilgiyi mutlak doğru ilan etmeyip yalnızca geçici bir süre için güvenilir bilgi olarak kabul eden ve eleştirel akıl ile hep daha fazlasını arayan insandır.
- ✅ "Kuğular beyazdır" önermesi gibi genellemelerin, tek bir siyah kuğunun varlığıyla yanlışlanabileceği fikri bu ilkenin temelini oluşturur.
- Moritz Schlick, Rudolph Carnap, Hans Reichenbach (Önemli Temsilcileri):
-
Yeni Ontoloji ve Varlık Problemi:
- Nicolai Hartmann (Kurucusu):
- ✅ Felsefi düşünüşün araştırma alanlarının hepsinin temelde ontolojik yapıda olduğunu kabul etmiştir.
- ✅ Ontolojisine göre temelde gerçek varlık ve tinsel varlık olmak üzere iki ayrı varlık katmanı vardır.
- Gerçek Varlık Katmanı:
- 1️⃣ İnorganik Katman: Cansız maddeler (fiziğin konusu).
- 2️⃣ Organik Katman: Canlı varlıklar (biyolojinin konusu).
- 3️⃣ Ruhsal Katman: Bilinçli varlıklar ve ürünleri (psikolojinin alanı).
- Tinsel Varlık Katmanı:
- 4️⃣ Tinsel Katman: İnsan ve onun değerleri (felsefenin konusu).
- ✅ Varlık katmanları birbiri üzerine sıralanır; zemindeki katmanın üst katmanlara gereksinimi yoktur, ancak zemindeki katman olmadan üst katmanlar olamaz.
- ✅ Her katmanın kendine göre bir yasası ve yeniliği vardır. Bir yüksek katman bir önceki katmana bağlıdır ama onun tarafından belirlenmiş değildir.
- ✅ Tinsel varlık katmanı en özgür ama en güçsüz olan varlıklardan meydana gelir.
- Nicolai Hartmann (Kurucusu):
🇹🇷 Türkiye'de Felsefi Düşünceye Katkıda Bulunan Başlıca Felsefeciler
Türkiye'de modern felsefi düşünce, 19. yüzyılda Batı dillerindeki felsefe eserlerine yönelik okumaların ve çevirilerin artmasıyla, Batılılaşma hareketinin etkisiyle gelişmiştir. Akademik felsefe çalışmaları Darülfünun'da başlamış, Cumhuriyet Dönemi'nde üniversitelerle hız kazanmıştır.
- Hasan Âli Yücel (1897-1961): Milli Eğitim Bakanlığı döneminde çeviri seferberliği başlatmış, dünya klasiklerinin Türkçeye kazandırılmasında öncü olmuştur. Hürriyet ve hümanizm kavramları üzerine yoğunlaşmıştır.
- Nusret Hızır (1899-1980): Türkiye'de mantık, bilim felsefesi ve bilgi felsefesi anlayışının yerleşmesinde önemli rol oynamış, mantıkçı pozitivizmin Türkiye'deki önemli temsilcilerindendir.
- Hilmi Ziya Ülken (1901-1974): Felsefenin temel konusunun varlık olduğunu savunmuş, fenomenolojik yöntemle olayları orijinalliği içinde ele alma imkânını vurgulamıştır. Hakikate ilimle imanın birleştirilmesiyle ulaşılacağını belirtir.
- Takiyettin Mengüşoğlu (1905-1984): Asıl uğraş alanı felsefi antropoloji olmuştur. İnsanın varlık yapısı ve nitelikleri üzerine araştırmalar yapmış, her felsefi görüşün temelinde insan hakkında bir iddia bulunduğunu belirtmiştir.
- Macit Gökberk (1908-1993): Felsefenin çağın bilincini duyurmak, kültürü aydınlatmak ve yaşamın kurallarını aklın ışığıyla bulmak olduğunu savunmuştur.
- Nurettin Topçu (1909-1975): Ahlak felsefesi üzerine yoğunlaşmış, "hareket felsefesi" adını verdiği yaklaşımında insanın kendini ve başka varlıkları değiştirebilmesini merkeze almıştır.
- Aydın Sayılı (1913-1993): Bilim tarihine yönelmiş ve İslam dünyasında bilim kurumları üzerine yaptığı doktora teziyle dünyadaki ilk bilim tarihi doktoru unvanını almıştır. Türk ve İslam medeniyetlerinin bilime katkılarını vurgulamıştır.
- Bedia Akarsu (1921-2016): Aydınlanmacı dünya görüşünü benimsemiş, Kant ve Scheler'in ahlak felsefelerinden etkilenerek saygı ve sevgiyi ahlakın temel nitelikleri olarak görmüştür. Türkçenin felsefe dili haline gelmesi için önemli çalışmalar yapmıştır.
- Nermi Uygur (1925-2005): Dil ve kültürle ilgili sorunlara odaklanmış, felsefenin evreni yeniden kurma eylemi olduğunu ifade etmiştir.
- Ioanna Kuçuradi (1936-): İnsan ve değerler problemlerine yoğunlaşmış, felsefi bilgi aracılığıyla çağın olaylarını anlamanın önemini vurgulamıştır.
Bu değerli felsefeciler, Türkiye'de felsefi düşüncenin gelişmesine büyük katkılar sağlamışlardır.









