Bu çalışma materyali, ders kaydı, kişisel notlar ve PDF/PowerPoint metinlerinden derlenmiştir.
📚 İslam Tefsir Geleneğinin Önemli Şahsiyetleri: Mollâ Gürânî, İbn Acîbe ve Şevkânî
Giriş
Bu çalışma materyali, İslam tefsir geleneğinin üç önemli ismi olan Mollâ Gürânî, İbn Acîbe ve Şevkânî'nin hayatlarını, eserlerini ve tefsir metodolojilerini kapsamaktadır. Farklı dönemlerde yaşamış olsalar da, Kur'an'ı anlama ve yorumlama çabalarıyla İslam ilim geleneğine değerli katkılarda bulunmuşlardır. Her bir müfessirin kendine özgü yaklaşımı, tefsir ilminin zenginliğini ve çeşitliliğini gözler önüne sermektedir. Bu özet, onların biyografilerini, tefsirlerinin temel özelliklerini ve belirli sureler üzerindeki yorumlarını inceleyecektir.
1. Mollâ Gürânî (ö. 893/1488)
1.1. Hayatı ve Eserleri
Mollâ Gürânî'nin asıl adı Şemseddîn Ahmed b. İsmâil'dir. 🗓️ 13 Rebîülevvel 809 (28 Ağustos 1406) tarihinde Şehrizor'da veya 813 (1410) yılında Gûrân'da doğduğuna dair farklı rivayetler bulunmaktadır. İlk tahsilini memleketinde tamamladıktan sonra Bağdat, Hasankeyf, Şam, Kudüs ve Kahire gibi önemli ilim merkezlerinde dönemin önde gelen alimlerinden dersler almıştır. Özellikle İbn Hacer el-Askalânî'den icazet alması, hadis ilmindeki yetkinliğini göstermektedir.
Memlük Sultanı el-Melikü'z-Zâhir Çakmak'ın yakın çevresinde yer almış ve Kahire'deki Berkûkiyye Medresesi'nde fıkıh müderrisliği yapmıştır. Bir tartışma sonucu hapsedilip Şam'a sürgün edilmesinin ardından Anadolu'ya gelmiş ve II. Murad ile tanışmıştır. Fatih Sultan Mehmed'in hocası olmuş, İstanbul'un fethinde istişare meclisinde bulunmuş ve fetihnâmeyi hazırlamıştır. Kazaskerlik ve İstanbul müftülüğü gibi önemli görevlerde bulunmuş, 893/1488 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Mezarı Aksaray semtinde kendi yaptırdığı caminin hazîresindedir.
Başlıca Eserleri:
- ✅ Gâyetü’l-emânî fî tefsîri’l-kelâmi’r-rabbânî (veya Gâyetü’l-emânî fî tefsîri sebʽi’l-mesânî)
- ✅ ed-Dureru’l-levâmiʽ fî şerhi Cemʽi’l-cevâmîʽ
- ✅ Keşfu’l-esrâr ʽan kırâ’âti’l-eimmeti’l-ahyâr
- ✅ el-Kevseru’l-cârî ilâ riyâzi ehâdîsi’l-Buhârî
- ✅ el-ʽAbkarî fî havâşi’l-Caʽberî
1.2. Tefsir Anlayışı ve Özellikleri
Mollâ Gürânî'nin tefsiri, Gâyetü’l-emânî fî tefsîri’l-kelâmi’r-rabbânî adını taşır. Bu eserini 860 (1456) yılında Kudüs'te yazmaya başlamış, 867 (1462-63) yılında tamamlayarak Fatih Sultan Mehmed'e ithaf etmiştir. Tefsir, kelam, fıkıh ve siyere dair bilgiler de içerir.
Tefsirinin Temel Özellikleri:
- 📚 Kaynakları: Zemahşerî'nin el-Keşşâf'ı ve Beyzâvî'nin Envârü't-tenzîl'i gibi eserlerden faydalanmış, ancak zaman zaman bu müfessirlerin görüşlerini eleştirmiştir.
- 📖 Kur'an'ı Kur'an'la Tefsir: Ayetlere verdiği anlamı kuvvetlendirmek için başka ayetler zikreder.
- Hadislerle Tefsir: Hadis ilmindeki vukufiyeti sayesinde naklettiği hadislere büyük özen gösterir.
- Sahabe ve Tabiun Sözleri: Nakillerinde genellikle kısaltmalar yapar.
- Nüzul Sebepleri: Nüzul sebebi rivayetlerine yer verir, bu konuda Zemahşerî ve Beydavi'yi eleştirdiği görülür.
- İsraili Rivayetler: İsraili rivayetlerden tamamen kurtulamasa da fazla teferruata inmez.
- Dil ve Nahiv: Kelimelerin lügat anlamlarını verir, Arapça olmayanları belirtir, nahvi tahliller yapar ve ayetin manasında tercihini belirtir.
- İşarî Yorumlar: Az da olsa işarî yorumlara yer verir.
- Arap Şiiri: Arap şiirini istişhad (delil) olarak kullanır.
- Kur'an'ın İ'cazı: Kur'an'ın lafız ve manasındaki i'caza ve belağî nüktelere dikkat çeker.
- Ayetler Arası Uyum: Ayetler arasındaki mana-lafız uyumuna temas eder.
- Kıraatler: Farklı kıraatlere değinir ve kendi tercihini belirtir.
- Kelamî Konular: Kelamî konulara girer, kendi görüşünü belirtir, Mutezile'yi eleştirir ve Ehl-i Sünnet'in görüşlerini savunur.
1.3. Cum'a Sûresi Tefsiri Örneği
Cum'a Sûresi, adını Cuma namazının öneminden bahseden 9. ayetinden alır. Mushaftaki sıralamada 62., iniş sırasına göre 110. sûredir ve Medine'de nazil olmuştur.
Sûrenin Ana Konuları:
- Sûre, Allah'ı tesbihle başlar ve Hz. Peygamber'in gönderilmesinin hikmetlerine değinir.
- Kendilerini temizleyip onlara kitabı ve hikmeti öğreten ümmî bir peygamber gönderilmesinin Allah'ın Araplara büyük bir nimeti olduğunu belirtir.
- Bu lütfun değerini bilmeyen Yahudileri, Tevrat'ın sorumluluğunu taşıyamayan "kitap yüklü merkeplere" benzeterek eleştirir.
- Cuma namazı vakti alışveriş yapmayı yasaklar ve namaza şevkle katılmanın önemini vurgular. Namazdan sonra ise ticaretin ve rızık peşinde koşmanın helal olduğunu bildirir.
- Bazı müfessirlere göre sûre, Yahudilerin kendilerine özgü kutsal kitap sahibi olma, Allah'ın has kulları olma ve kutsal gün (Cumartesi) belirleme gibi iddialarını çürütür.
Sûrede Geçen Temel Kavramlar:
- 📚 Tesbîh: Cenâb-ı Hakk'ı ulûhiyetle bağdaşmayan her türlü eksiklik ve noksanlıktan tenzîh etmektir.
- 📚 Kuddûs: "Tertemiz, pak, kusurdan arınmış" anlamına gelir; Allah'ın her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh olduğunu ifade eder.
- 📚 Ümmî: Okuma-yazma bilmeyen, doğal hali üzere kalan kişi; Hz. Peygamber'in bu vasfı, onun fıtratının değişmediğine veya Mekkeli olduğuna işaret edebilir.
- 📚 Tezkiye: Sözlükte "süzmek, arıtmak, saf ve temiz hale getirmek" anlamına gelir; mânevî temizliği ve arınmayı ifade eder.
- 📚 Hikmet: "Yargıda bulunmak, engellemek, sağlam olmak" anlamlarına gelir; insanı iyiye yönlendiren, kötüden alıkoyan söz veya en üstün bilgiyle varlıkları bilme.
- 📚 Esfâr: "Kitap, hakikatleri ortaya çıkaran kitap, büyük kitap" anlamlarına gelir; çoğulu "çok sayıda ciltten oluşan büyük ilim kitabı veya Tevrat" karşılığında kullanılır.
- 📚 Cum'a: "Toplamak, bir araya getirmek" anlamındaki cem' kökünden gelir; haftalık toplantı ve ibadet günü.
- 📚 Lehv: Neşeli ve hoş vakit geçirmeye yarayan eğlence; Kur'an'da dünya hayatının değersizliğini vurgulamak için kullanılır.
2. İbn Acîbe (ö. 1224/1809)
2.1. Hayatı ve Eserleri
Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Muhammed b. Mehdî el-Hasenî eş-Şâzelî, bilinen adıyla İbn Acîbe, 🗓️ 1160 yılında Fas'ın Tanca ile Tıtvân şehirleri arasında bulunan Hamîs köyünde doğmuştur. Şerif bir aileye mensup olan İbn Acîbe, ilim tahsiline çocuk yaşta kıraat ilmiyle başlamış, aklî ve naklî ilimleri elde ettikten sonra tedris hayatına atılmıştır.
İlim tahsili ve tedrisinin yanı sıra tasavvuf ile hemhâl olmuştur. Zühd ile geçen yıllarını Şazeliyye tarikatının Derkaviyye koluna intisabıyla bütünleştirmiştir. İrşad faaliyetleri nedeniyle iftiralara maruz kalmış, hapis ve sürgün hayatı yaşamıştır. Ömrünü ilim, zühd ve irşadla geçiren İbn Acîbe, 1224/1809 tarihinde Ğumara’da vefat etmiştir.
Başlıca Eserleri:
- ✅ el-Fehrese
- ✅ Îkâzu’l-Himem fî Şerhi’l-Hikem
- ✅ el-Fütûhâtü’l-İlâhiyye fî Şerhi’l-Mebâhisi’l-Asliyye
- ✅ Mirâcü’t-Teşevvüf ilâ Hakâiki’t-Tasavvuf
- ✅ el-Bahru’l-Medîd fî Tefsîri’l-Kur’âni’l-Mecîd (En önemli eseri)
2.2. Tefsir Anlayışı ve Özellikleri
İbn Acîbe'nin en önemli eseri, şeyhlerinin telkini üzerine kaleme aldığı el-Bahru’l-Medîd fî Tefsîri’l-Kur’âni’l-Mecîd adlı tefsiridir. Bu eser, işarî tefsir ekolünün önde gelen örneklerinden biridir.
Tefsirinin Temel Özellikleri:
- 💡 İşarî Tefsir: Kendisinden önceki işarî tefsirlerden (özellikle Tüsteri, Saalebi ve Kuşeyri) oldukça fazla yararlanmıştır.
- 📚 Zahirî ve İşarî Denge: Zemahşerî, İbn Atiyye, Beyzâvî, Nesefî, İbn Cüzeyy ve Ebû's-Suûd gibi zahirî tefsir alimlerinden de istifade etmiştir. Tefsirinde zahirî anlam ve işarî anlamları dengeli bir şekilde sunmaya çalışır; önce ayetin zahirî anlamını tespit edip ardından işarî yorumlara yer verir. Bu işarî yorumlar zahirî anlam temellidir.
- Rivayet ve Dirayet: Rivayet ve dirayet unsurlarını bir arada barındırır.
- Mezhep: İtikatta Eş'arî, fıkıhta ise Maliki mezhebinin izlerini taşır.
- Ehl-i Sünnet Savunusu: Ehl-i Sünnet'in görüşlerini savunmuş ve tartışmalı meselelerde bid'at ehlini eleştirmekten çekinmemiştir.
- Dil: Tasavvufî ıstılahlar yoğun bir şekilde yer aldığı halde sade ve kolay bir dil kullanılmıştır.
- Tamamlanma: Eser 6 yılda tamamlanmış ve farklı tarihlerde 8 cilt halinde basılmıştır.
2.3. İnfitâr Sûresi Tefsiri Örneği
İnfitâr Sûresi, hem mushaftaki sıralamada hem de nüzul sıralamasında 82. sûredir. Nâzi‘ât sûresinden sonra, İnşikâk sûresinden önce Mekke'de inmiştir ve 19 ayettir. Sûre ismini birinci ayette geçen ve "yarıldı" anlamına gelen "infetara" fiilinden almıştır.
Sûrenin Ana Konuları:
- Sûre, yeniden dirilişi ispat etmekle beraber Kıyamet öncesinde gerçekleşecek bazı olayları anlatır.
- Üç kısımdan oluşur:
- Kıyamet günündeki hadiseler (1-5. ayetler).
- Kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın insana hitabı, insanın aldanmışlığının sebepleri ve yaptıklarının kaydedilmesi (6-12. ayetler).
- Kıyamet gününde mümin ve münkirin hali (13-19. ayetler).
- Sûre, insanın ahirete hazırlanmasını teşvik eder.
Sûrede Geçen Temel Kavramlar:
- 📚 İnfitâr: Bir şeyi yarmak anlamına gelir; sûrede semanın Kıyamet günü yarılıp parçalanmasını ifade eder.
- 📚 Gurur: Aldanma anlamına gelir; günümüzde kibirlenme manasında kullanılsa da Kur'an'da insanı aldatan Şeytan için de kullanılır.
- 📚 Tesviye ve Ta'dil: İnsanın yaratılış itibariyle düzenli (tesviye) ve dengeli (ta‘dîl) olmasını ifade eder.
- 📚 Terkîb: Parçaların birleşmesini ifade eder; sûrede Allah Teâlâ'nın insanı dilediği şekilde mükemmel bir kıvamda yaratması anlamındadır.
- 📚 Din: Kur’an-ı Kerîm'de "hesap ve ceza günü" (Ahiret) manasında da kullanılır; bu sûrede bu anlamı destekleyen ayetler bulunur.
- 📚 Kiramen Katibin: "Değerli yazıcılar" (melekler) anlamına gelir; bu melekler "denetleyen/koruyan (hafız), yazan/kaydeden (katib) ve insanın yapacaklarını bilen" şeklinde nitelenir.
- 📚 Ebrâr: "İtaatkâr, hayır işlerinde devamlılık gösteren iyiler" anlamına gelir; Allah Teâlâ’nın hakkına riayet eden kimselerdir.
- 📚 Füccâr: "Dindarlık perdesini yırtan, açıkça günah işleyip utanmayan kimseler" için kullanılır.
3. Şevkânî (ö. 1250/1834)
3.1. Hayatı ve Eserleri
Ebû Abdillâh Muhammed b. Alî b. Muhammed eş-Şevkânî, 🗓️ 28 Zilkade 1173 (12 Temmuz 1760) tarihinde Yemen'in San‘a şehrinin güneydoğusundaki Şevkân'da doğmuştur. Babasının kırk yıl boyunca kadılık yaptığı San‘a’da yetişmiştir. Yemen'deki Zeydî imâmetinin kurulmasında ve idaresinde etkin olan köklü bir aileye mensuptur.
Babasının desteğiyle bütün vaktini ilme hasretmiş, Abdülkādir el-Kevkebânî, Hasan b. İsmâil el-Mağribî gibi San‘a'daki ilmî hayatın çeşitli yönlerini temsil eden alimlerden dersler almıştır. Henüz eğitimini tamamlamadan ders okutmaya başlamış ve günde ondan fazla halkaya ders veren bir hoca olmuştur. Şevkânî, Yemen'deki Sünnî kaynak anlayışını benimseme eğiliminin en tanınmış simasıdır ve çok boyutlu bir tecdid hareketinin önderi olarak kabul edilir. Selef akidesini müdafaa etmiş ve 1250/1834 yılında vefat etmiştir.
En Önemli Eserleri:
- ✅ Fethu’l-kadîr (Tefsiri)
- ✅ Neylu’l-evtâr
- ✅ el-Bedru’t-tâli‘
- ✅ el-Fevâidu’l-mecmû‘a
- ✅ ed-Duraru’l-behiyye
- ✅ İrşâdu’l-fuhûl
3.2. Tefsir Anlayışı ve Özellikleri
Şevkânî'nin tefsiri, 🗓️ Rebîülâhir 1223'te (Haziran 1808) yazmaya başladığı ve Receb 1229'da beş cilt olarak tamamladığı Fethu'l-kadîr: el-câmi‘ beyne fenneyi’r-rivâye ve’d-dirâye min ilmi't-tefsîr adlı eseridir. Müellif, Kur'an'ın tefsirinde sadece rivayetle yetinmenin doğru olmadığını, dil bilimlerinden de faydalanılması gerektiğini savunmuştur.
Tefsirinin Temel Özellikleri:
- 💡 Metodoloji: Rivayet ve dirayet metotlarını birleştirir.
- Sûre Bilgileri: Tefsiri yapılan sûrenin Mekkî veya Medenî oluşu, ayet sayısı, nüzul sebebi ve faziletine dair rivayetler zikredilir.
- Ayet Açıklaması: Çoğunlukla ayetlerin tek tek tefsir edilmesi yerine, konu birliği bakımından birbiriyle bağlantılı olan birkaç ayet ele alınarak açıklanır.
- Kıraat İhtilafları: Şazlarına varıncaya kadar kıraat ihtilaflarına geniş yer verilir ve farklı okuyuşlardan kaynaklanan anlamlar üzerinde durulur.
- Dil ve Edebiyat: Ayetlerdeki lafızlar dil kurallarına göre açıklanır, eski Arap şiirinden örnekler (şevâhid) getirilir.
- Usul Konuları: Muhkem-müteşâbih, nâsih-mensûh, âmm-hâss, mutlak-mukayyed, mücmel-mübeyyen gibi usule dair konular üzerinde durulur.
- İsraili Rivayetler: İsraili rivayetlere itibar etmez ve yeri geldikçe bu tür rivayetleri reddeder.
- Fıkhî Hükümler: Fıkıhçı kişiliğinden dolayı fıkhî hükümler ihtiva eden ayetlerin tefsirine ağırlık verir.
- Rivayet Aktarımı: Tefsir rivayetlerini ve görüşleri naklederken kaynağını zikreder ancak senedini vermez.
- Tenkitçi Yaklaşım: Faydalandığı kaynakları tenkit gözüyle inceler. Zemahşerî'nin el-Keşşâf'ını dil ve edebî incelikler yönünden kullanırken, i'tizâlî yorumlarını eleştirir.
- Mezhep Bağımsızlığı: Zeydiyye mezhebinden içtihada geçişinden sonra herhangi bir fıkıh mezhebine bağlı kalma çabası içinde olmamıştır.
- Akaid: Akaide dair ayetlerin tefsirinde daha çok Selef yaklaşımını benimser. Müteşâbih ayetlerin tefsirinde te'vile başvurmaz, zahirî ve hakikî manaları üzerinde durur.
- Ayetler Arası Münasebet: Ayetler arasındaki münasebet konusuna önem vermez, bunu gereksiz bir zorlama olarak görür ve Bikâî'nin Nazmu'd-durer adlı kitabını bu tür gayretlere örnek gösterir.
- Eleştiriler: Pek çok zayıf ve uydurma rivayeti tenkit etmeden aktardığı ve taklitçiliği eleştirirken aşırılığa kaçtığı gerekçesiyle eleştirilmiştir.
3.3. Beled Sûresi Tefsiri Örneği
Beled Sûresi, adını ilk ayetinde geçen "Beled" isminden alır. Mekke'de nazil olmuştur, 20 ayettir. Mushaf sıralamasında 90., nüzul sıralamasında 35. sûredir.
Sûrenin Ana Konuları:
- Sûrenin konusu, insanın sorumluluğu ve ahlaktır.
- Mekke'ye ve oranın banisi olan Hz. İbrahim ve İsmail'e veya Hz. Adem ve oğullarına yeminle başlar.
- İnsanın zaaflarından ve Allah'ın bahşettiği lütuflardan bahseder.
- "Sarp yokuşu" aşmanın; köle azat etmek, fakirleri doyurmak, yetimleri ve yoksulları gözetmek, iman edip salih amel işlemek, hayrı ve sabrı tavsiye etmekle gerçekleşeceğini vurgular.
- Kur'an'ı inkar etmenin akıbetinin cehennem olduğunu belirterek sûre son bulur.
Sûrede Geçen Temel Kavramlar:
- 📚 Beled: "Şehir, memleket" anlamına gelir; burada Mekke şehri kastedilir.
- 📚 Hill: Haramın mukabili olan helal kelimesinin mastarıdır; Mekke'de harem havzasının dışında kalan yer, ihramdan çıkmak gibi anlamlara gelir.
- 📚 Kebed: "Ciğer" anlamına gelen kebid kelimesinden türemiştir; anlam genişlemesine uğrayarak "meşakkat ve yorgunluk" anlamında kullanılmıştır.
- 📚 Lübed: "Bir araya toplanmış ve üst üste yığılmış" anlamına gelir; "malen lubeden" ifadesi, çok ve yığılmış malı ifade eder.
- 📚 Necd: "Tepe gibi etrafında bulunan şeylerden yüksek olan yer" demektir; "Necdeyn" ise iki gaye, iki yol (hayır ve şer yolu) anlamındadır.
- 📚 Akabe: "Engin bir vadiden yüksek bir dağa doğru çıkan sarp yokuş" demektir.
- 📚 İktiham: "Düşünmeksizin hız ve tazyik ile bir şeye atılmak, saldırmak" anlamına gelir.
- 📚 Rakabe: "Boyun" demektir; "Fekku Rakabe" ise esaretten kurtarmak, hürriyetine kavuşturmaktır.
- 📚 Masğabe: "Açlık, özellikle meşakkat ve yorgunluk içinde açlık" anlamına gelir.
- 📚 Makrabe: "Yakınlığı olan" anlamına gelir; nesep veya komşuluk yakınlığı.
- 📚 Metrabe: "Topraklanmak" demektir; şiddetli fakirlik ve muhtaçlıktan kinayedir.
- 📚 Mu’sade: "Kapalı, sımsıkı kilitlenmiş" anlamına gelir; cehennemde azabın şiddet ve ebediyetinden kinayedir.
Sonuç: Tefsir Geleneğine Katkılar
Bu çalışma materyali, Mollâ Gürânî, İbn Acîbe ve Şevkânî gibi üç önemli İslam müfessirinin hayatlarını, ilmi birikimlerini ve tefsir metodolojilerini incelemiştir. Mollâ Gürânî, rivayet ve dirayet yöntemlerini harmanlayarak, fıkıh ve kelam ağırlıklı bir tefsir sunarken, İbn Acîbe işarî tefsir geleneğinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak zahirî ve batınî anlamları dengeli bir şekilde birleştirmiştir. Şevkânî ise Fethu'l-kadîr adlı eseriyle rivayet ve dirayet metotlarını sentezleyerek, dil bilimleri ve Selef akidesi çerçevesinde kapsamlı bir yorum ortaya koymuştur. Her bir müfessirin farklı yaklaşımları, Kur'an'ın çok boyutlu anlam dünyasını keşfetme çabalarının değerli örneklerini teşkil etmektedir. Bu alimlerin eserleri, İslam ilim geleneğinin zenginliğini ve Kur'an'ı anlama çabalarının derinliğini göstermektedir.
Değerlendirme Soruları
Mollâ Gürânî ve Cum'a Sûresi
- Müfessirin “ümmiler” kelimesine verdiği anlam aşağıdakilerden hangisidir? A) Okumayan ve yazmayan B) Ehli kitabın cahilleri C) Annesine nispet edilen D) Müşrikler E) Yahudiler
- Aşağıdakilerden hangisi Cuma günü için söylenemez? A) Cuma günü günlerin efendisidir. B) Duaların kabul edildiği bir saate sahiptir. C) Ticaretin yasaklandığı bir gündür. D) Diğer günlere üstün tutulmuştur. E) Yahudiler onun değerini kavrayamamışlardır.
- “Allah’ın zikrine koşun” ayetinde geçen فاسعوا emriyle kastedilen aşağıdakilerden hangisidir? A) Koşmak B) Özen göstermek C) Saʽy yapmak D) Ağır ağır yürümek E) Acele etmek
- Aşağıdakilerden hangisi ilk ayette geçen ʽAzîz kelimesinin anlamıdır? A) Her türlü noksanlıktan münezzeh B) Yüce C) Hikmet sahibi D) Mükemmel E) Galip
- Aşağıdakilerden hangisi Cuma sûresi için söylenemez? A) Cuma günü Allah’ın zikrine koşmak emredilmiştir. B) Medine’de nazil olmuştur. C) On bir ayettir. D) Mekke’nin son dönemlerinde nazil olmuştur E) Müslümanların haftalık bayramıdır.
Cevap Anahtarı: 1A, 2C, 3B, 4E, 5D
İbn Acîbe ve İnfitâr Sûresi
- Aşağıdakilerden hangisi “İnfitâr”ı karşılar? a) Sınırlama b) Yorulma c) Hatırlama d) Tesviye e) Yarılma
- Aşağıdakilerden hangisi İnfitâr sûresinin ana konularından biridir? a) Namazın önemi b) Muhsin'in özellikleri c) Yahudiler d) Kıyamet günündeki olaylar e) Ashab-ı Kehf
- Cümledeki boşluğu aşağıdaki seçeneklerden uygun olanıyla doldurunuz. “Sûredeki “Terkib” kavramıyla ……….kastedilmiştir.” a) Çoğaltma b) Yeniden diriliş c) Parçaların birleştirilmesi d) Cennet nimetleri e) Cehennem azabı
- Aşağıdakilerden hangisi Bahru'l-Medîd'in kaynakları arasında yer alır? a) İbn Aşur b) Sâbûnî c) Cübbaî d) Beyzavî e) Zuhayli
- Aşağıdakilerden hangisi İbn Acîbe'nin tefsîr yöntemi içerisinde yer alır? a) İşari yorumları başvurma b) Kur'ân'ı felsefe ile yorumlama c) Ayıntılı dil tahlillerine yer verme d) Hadislerin senetlerini tahlil etme e) Kur'ân'ı bilimsel açıdan yorumlama
Cevap Anahtarı: 1E, 2D, 3C, 4D, 5A
Şevkânî ve Beled Sûresi
- Allah’ın ilk ayette yemin ettiği bu beldeden maksat neresidir? A) Mekke B) Medine C) Taif D) Kudüs E) Şam
- Müfessirin ووالد وما ولد ayeti için doğru kabul etmediği yorum hangisidir? A) Adem ve Çocukları B) İbrahim ve zürriyeti C) İbrahim ve İsmail D) Doğuran ve doğurmayan E) İbrahim, İsmail, Muhammed
- Aşağıdakidelerden hangisi Akabe’nin açıklaması içinde yoktur? A) Köle azad etmek B) Fakiri doyurmak C) Yetimi doyurmak D) İman etmek E) Cömert davranmak
- Şevkânî’ye göre وهديناه النجدين ayetinde geçen necdeyn ifadesinin en doğru anlamı hangisidir? A) İki tepe B) Hayır ve şer yolu C) İki göğüs D) Cennet ve cehennem E) Safa ve Merve tepesi
- Şevkânî’ye göre ال اقسم ayetine verilebilecek en uygun anlam hangisidir? A) Bu beldeye yemin etmem. B) Sen bu beldeden çıktıktan sonra ona yemin etmem. C) Senin ikamet ettiğin bu beldeye yemin ederim. D) İkamet ettiğin bu belde o kadar değerli bir beldedir ki yemin bile etmiyorum E) Hayır! İş, dirilişi inkâr edenlerin zannettiği gibi değildir.
Cevap Anahtarı: 1A, 2D, 3E, 4B, 5C
Kaynaklar
- Kur’ân’ı Kerîm Mealleri
- Ahmet Güç, “Sifr”, DİA, İstanbul, 2009, (Cilt: 37).
- Ay, Mahmut, Kurân'ın Tasavvufî Yorumu- İbn Acîbe'nin el-Bahrü’l-Medîd Adlı Tefsîri-, İnsan Yay. İstanbul, 2011.
- Bekir Topaloğlu, “Kuddûs”, DİA, Ankara, 2002, (Cilt: 26).
- Hayrettin Karaman, “Cuma”, DİA, İstanbul, 1993, (Cilt: 8).
- Heyet, el-Kutuf min Lugati’l-Kurân, Mektebetu Lübnan Naşirun, Beyrut 2007.
- Heyet, Mu’cemu Elfazi’l-Kurân’il-Kerim, Mecmau Luğati’l-Arabiyye, Kahire 1988.
- Heyet, Mu’cemu Tefâsîri’l-Kur’ani’l-Kerim, Daru’t-Takrib, Beyrut 2003.
- İbn Acîbe, Ahmed el-Hasenî, el-Bahrü’l-Medîd fî tefsîri’l-Kurâni’l-Mecîd, thk., Ömer Ahmed er-Ravi, Daru’l-Kutubi'l-İlmiyye, Beyrut 2010.
- İbn Aşur, Muhammed Tahir, et-Tahrir ve't-Tenvir, Daru Sahnûn, Tunus 1997.
- İlhan Kutluer, “Hikmet”, DİA, İstanbul, 1998, (Cilt: 17).
- İsmail Cerrahoğlu, Tefsîr Usulü, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1992.
- İsmail Cerrahoğlu, Tefsîr Tarihi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1982.
- Itris, Muhammed, Mucemu’l-Vafi li Kelimâti’l-Kurân, Mektebetu’l-Adab, Kahire 2006.
- Kara, Mustafa, “İbn Acîbe”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Ankara 1999.
- Kaya Eyyüp Sait- Nail Okuyucu, “Şevkânî”, DİA, Cilt 39.
- Kehhâle, Ömer Rıza, Mu’cemu’l-Müellifîn, 15 cilt, Dımaşk-1957.
- Komisyon, Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsîr, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2007.
- M. Kamil Yaşaroğlu “Mollâ Gürânî”, DİA, İstanbul, 2005 (Cilt: 30)
- Mehmet Suat Mertoğlu “Ümmî”, DİA, İstanbul, 2012, (Cilt: 42).
- Memet Mustafa Göksu, Mollâ Gürânî’nin Gâyetu’l-Emânî İsimli Tefsîrinin Edisyon Kritiği (Necm-Nâs Sûreleri Arası), Basılmamış Doktora Tezi, Sakarya, 2007.
- Mevlüt Güngör, “Fethu’l-Kadîr”, DİA, Cilt 12.
- Mevdûdî, Ebu'l-A'lâ, Tefhimu'l-Kur'an, çev. Komisyon, İnsan Yay., İstanbul 1995.
- Mollâ Gürânî, Gâyetu’l-Emânî fî Tefsîri’l-Kelâmi’r-Rabbânî, Süleymaniye Kütüphanesi, Damad İbrâhim Paşa, nr. 146; Hasan Hüsnü Paşa, nr. 14; Hacı Mahmud Efendi, nr. 162.
- Muhsin Demirci, Tefsîr Usulü, İFAV, İstanbul, 2002.
- Muhsin Demirci, Tefsîr Tarihi, İstanbul, 2002.
- Nasîf, Muhammed b. Abdulazîz b. Ömer, Bitakatu't-Ta'rîf bi suveri'l-Mushafi'ş-Şerîf, http://www.ahlalhdeeth.com/vb/showthread.php?t=353020, 07.08.2015.
- Nebi Bozkurt, “Eğlence”, DİA, İstanbul, 1994, (Cilt: 10).
- Ömer Nasûhî Bilmen, Büyük Tefsîr Tarihi, 2 cilt, DİB Yayınları, Ankara-1960.
- Rağıb el-Isfahânî, el-Müfredât, Dâru’l-Kalem, Dımaşk, 1412/1992.
- el-İsfahani, Rağıb, Müfredatü Elfazi’l-Kurân, thk. Safvan Adnan Davudî, Daru’l-Kalem, Beyrut 2002.
- Soyalan, Yaşar, Elmalılı Tefsîrinde Kur’anî Terimler ve Deyimler, Ağaç Yay., İstanbul 2003.
- Suyûtî, el-İtkân fî Ulûmi’l-Kur’ân, Dâr İbn Kesîr-Dâru’l-ulûmu’l-İnsaniyye, Dımaşk-Beyrut, 1414/1993.
- Süleyman Uludağ, “Tasfiye”, DİA, İstanbul, 2011 (Cilt: 40).
- Yaltkaya, Şerafettin, İslâm Ansiklopedisi (MEB), “Mollâ Gürânî”, MEB Basımevi, 1. cilt, İstanbul-1972.
- Yıldız, Sakıp, Mollâ Gürânî ve Tefsîri, Sahhaflar Kitap Sarayı yayınları, İstanbul, trz.
- Zehebî, Muhammed Hüseyin, et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn, 2 cilt, Daru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, Beyrut-1972.
- Zerkânî, Muhammed Abdülazim, Menâhilü’l-İrfân fî Ûlûmi’l-Kur’ân, Dâru İhyai’l-Kütübi’l-Arabiyye, Mısır-1372.
- Zerkeşî, Bedrüddîn Muhammed, el-Burhân fî Ûlûmi’l-Kur’ân, Mısır-1957.
- Zirikli, Hayrüddîn, el-Â’lâm Kâmûs-u Terâcim li Eşhüri’r-Ricâl, 11 cilt, Beyrut-1962.









