Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş ve Demokrat Parti Dönemi 📚
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, bir dersin sesli transkripti ve kullanıcı tarafından sağlanan kopyalanmış metin kaynaklarından derlenmiştir.
Giriş: Demokrasi Mücadelesinin Zorlu Yolu 🇹🇷
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan itibaren hem iç hem de dış politikada ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, ülkenin demokrasi mücadelesini derinden etkilemiş ve uzun yıllar "Tek Partili Sistem" ile yönetilmesine neden olmuştur. Atatürk'ün vefatından sonra Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü döneminde de bu tartışmalar devam etmiş, özellikle II. Dünya Savaşı'nın getirdiği sıkıntılar ve "karne dönemi" gibi olumsuzluklar halkın hafızasında kötü bir anı olarak yer etmiştir. Savaş sonrası oluşan "Yeni Dünya Düzeni" ve Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumu, çok partili hayata geçişi kaçınılmaz kılmıştır. Bu çalışma materyali, Türkiye'nin çok partili hayata geçiş sürecini, Demokrat Parti'nin kuruluşunu, iktidar yıllarındaki önemli gelişmeleri ve 1960 Askerî Darbesi ile iktidarının son buluşunu detaylı bir şekilde incelemektedir.
1. Tek Partili Dönemin Sorunları ve Çok Partili Hayata Geçişin Arka Planı 🌍
Türkiye'de 1930'lardan II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam eden tek partili sistem, özellikle CHP ve lideri İsmet İnönü üzerinde yıpratıcı etkiler bırakmıştır. İnkılaplar ve sosyo-ekonomik problemler, halkın sisteme olan güvenini olumsuz etkilemiştir.
1.1. İç Sorunlar ve Halkın Hoşnutsuzluğu ⚠️
- Sosyo-Ekonomik Eşitsizlikler: Sistemin unsurları olan asker, bürokrat, kentli ve büyük toprak sahipleri ülkenin nimetlerinden faydalanırken, halkın %80'ini oluşturan köylü kesiminin durumu iç açıcı değildi. Elektrik kullanım oranı gibi modernleşme göstergeleri oldukça düşüktü (%3 civarı).
- Devlet Baskısı ve Katı Uygulamalar: Tek Parti Dönemi'nde vergi tahsildarları, jandarmanın uygulamaları ve katı laiklik faaliyetleri halk arasındaki samimi duyguları sarsmıştır. Halkın önemli bir kesimi tek partili yönetime mesafeli hale gelmiştir.
- Ekonomik Buhran: Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ifadeleriyle, memleket derin bir ekonomik buhrana sürüklenmiş, temel ihtiyaç maddeleri bile "altın pahasına" elde edilebilir lüks maddeler arasına girmiştir. Trabzon Milletvekili Raif Karadeniz'in "Bölge halkı açlıktan ot yemek zorunda kalmıştır" sözleri bu durumu özetlemektedir.
- Sisteme Güven Kaybı: Halk arasında ortaya çıkan bu hoşnutsuzlukların faturası hem devlete hem de CHP'ye kesilmekteydi.
1.2. Dış Etkenler ve Yeni Dünya Düzeni 🌐
- II. Dünya Savaşı Sonrası Değişim: II. Dünya Savaşı sonrası siyasi değerlerin değişimi, ABD ve SSCB liderliğinde Doğu ve Batı Blokları'nın kurulması, Türkiye'yi politikalarını gözden geçirmeye mecbur etmiştir.
- Demokratik Ülkelerle Yakınlaşma: Savaşın çıkmasında etkili olan faşizan politikaların yenilgisi sonrası Türkiye, demokratik ülkeler yanında yer almayı çıkarlarına uygun görmüştür.
- SSCB Tehdidi: 1945'te SSCB'nin Türkiye ile imzaladığı dostluk ve saldırmazlık antlaşmasını tanımayacağını ilan etmesi ve 1946'da Boğazlar ile Doğu Anadolu'dan toprak talepleri, Türkiye'yi Batı Bloku'na daha da yakınlaştırmıştır.
- Birleşmiş Milletler'e Katılım: Türkiye, 15 Ağustos 1945'te Birleşmiş Milletler'e kabul edilmiştir. Demokratik tarafı temsil ettiğini iddia eden bu örgüt, otoriter yönetimlere mesafeli duruş sergilediğinden, Türkiye de konumunu değiştirme gereği duymuştur.
1.3. İsmet İnönü'nün Demokrasi Vurgusu 🗣️
- 19 Mayıs 1945 Konuşması: İsmet İnönü, "Gençliğe Hitap" konuşmasında vicdan, örgütlenme, özgürleşme ve demokrasi vurgusu yaparak, savaş zararlarının kalkmasıyla siyaset ve fikir hayatında demokrasi prensiplerinin daha geniş ölçüde hüküm süreceğini belirtmiştir. Bu, çok partili hayata geçişin ilk işaretiydi.
- 1 Kasım 1945 TBMM Nutku: İnönü, bu görüşlerini TBMM açılışında tekrarlayarak, "Bizim tek eksiğimiz hükümet partisinin karşısında bir parti bulunmamasıdır" sözleriyle değişimin sinyallerini vermiştir.
- Millî Kalkınma Partisi: İnönü'nün konuşmalarından cesaret alan Nuri Demirağ ve arkadaşları, 7 Temmuz 1945'te Millî Kalkınma Partisi'nin kurulması için dilekçe vermiş ve parti 5 Eylül 1945'te resmen kurulmuştur.
2. Demokrat Parti'nin Kuruluş Süreci 🚀
Türk siyasal hayatında demokrasiye geçiş çabaları, 1945'ten itibaren daha somut bir hal almıştır. Bu süreçte kurulan en önemli parti Demokrat Parti olmuştur.
2.1. CHP İçindeki Muhalefetin Güçlenmesi 📈
- Zayıflayan Birliktelik: CHP'nin kuruluşundan itibaren yönetimde etkin olan katmanlarla kurduğu birliktelik, 1945'e gelindiğinde zayıflamıştı. Rejim içi muhalefet güçlenmeye başlamıştı.
- Bütçe Görüşmeleri: 21 Mayıs 1945'teki bütçe görüşmeleri ve 29 Mayıs'taki oylamada aleyhte oyların kullanılması, CHP içinde alışılmadık bir durumdu.
- Kanun Tasarısı Tartışmaları: 17 Ocak 1945'te TBMM'ye sunulan "Topraksız Köylüye Toprak Dağıtılmasına ve Çiftçi Ocaklarının Kurulmasına Dair Kanun Tasarısı," Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Refik Koraltan gibi isimleri parti içi muhalefetin öncüleri olarak öne çıkarmıştır.
2.2. Dörtlü Takrir: Demokrasi Talebi ✅
- Sunuluşu: 7 Haziran 1945'te Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuat Köprülü ve Adnan Menderes'in imzalarıyla "Dörtlü Takrir" CHP Meclis Grubu'na sunuldu.
- İçeriği: Takrir, milli egemenliğin doğal sonucu olan Meclis murakabesinin anayasanın ruhuna uygun olarak tecellisini, vatandaşların siyasi hak ve hürriyetlerinin genişletilmesini ve parti çalışmalarının bu esaslara göre yeniden düzenlenmesini talep ediyordu. Ayrıca Cumhurbaşkanı İnönü'nün 19 Mayıs konuşmasındaki demokrasi vurgusuna atıfta bulunuyordu.
- Reddedilmesi: Takrir, 12 Haziran 1945'te CHP grubunda, önerge sahipleri dışındaki oylarla reddedildi. Cem Eroğul'a göre bu ret, Halk Partililerin otoriter tepki alışkanlıklarını yitirmemesi veya CHP'nin kendi içinden bir muhalefet partisi çıkarmak için sert davranması nedenleriyle açıklanabilir.
2.3. Parti İçi İhraçlar ve İstifalar 🚪
- Gazete Yazıları: Takririn reddedilmesine rağmen Adnan Menderes ve Fuat Köprülü, görüşlerini Vatan ve Tan gazetelerinde dile getirmeye devam ettiler.
- İhraç ve İstifa: Bu tavrı "sivil itaatsizlik" olarak değerlendiren CHP yönetimi, 21 Eylül 1945'te Menderes ve Köprülü'yü partiden ihraç etti. Celal Bayar, arkadaşlarına yapılanları haksızlık bularak 28 Eylül 1945'te istifa etti. Refik Koraltan ise ihraç kararlarını eleştirdiği için 27 Kasım 1945'te partiden ihraç edildi. Bu gelişmeler, yeni bir partinin kurulma sürecini hızlandırdı.
2.4. Tan Gazetesi Olayı 📰
- Muhalefete Uyarı: DP'nin kuruluş çabaları sürerken, Zekeriya ve Sabiha Sertel'in çıkardığı Tan Gazetesi ve Görüşler Dergisi'nde Celal Bayar ve arkadaşlarının desteklenmesi, İnönü ve CHP yönetimine ağır eleştiriler yöneltilmesi, komünizm propagandası iddialarıyla kışkırtmalara yol açtı.
- Baskın: 4 Aralık 1945'te üniversiteli gençler, Tan Gazetesi, Görüşler Dergisi ve La Turkey gibi yayınların matbaalarını basarak tahrip ettiler. Bu baskınlar, muhaliflere bir uyarı olarak değerlendirilmiştir.
2.5. Demokrat Parti'nin Kurulması (7 Ocak 1946) 🥳
- Kurucular: Türkiye'de çok partili hayata geçiş çabaları, 7 Ocak 1946'da Ankara'da Demokrat Parti'nin kurulmasıyla yeni bir boyut kazandı. Kurucuları Dörtlü Takrir'de imzaları bulunan Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü'ydü.
- Önemli İsimler: Celal Bayar, Milli Mücadele'de yer almış eski bir İttihatçıydı. Adnan Menderes hukukçu, Refik Koraltan vali ve hakim, Fuat Köprülü ise ünlü bir tarihçiydi.
- Amblem ve Slogan: Partinin amblemi "Kır at" idi. Halk arasında "Demirkırat" yakıştırması yapılmış, "Yeter! Söz Milletindir!" sloganı ise partinin unutulmaz simgesi olmuştur.
- Örgütlenme: Parti, ilk şubesini Samsun'da açarak ülke genelinde hızla örgütlenmeye başladı. CHP'den Yusuf Kemal Tengirşek, Osman Bölükbaşı gibi önemli isimler DP'ye katıldı.
3. Demokrat Parti'nin Yükselişi ve CHP'nin Tepkileri 📊
Demokrat Parti'nin kısa sürede örgütlenerek başarılar kazanması, CHP yönetimini bazı adımlar atmaya zorlamıştır.
3.1. DP'nin Hızlı Yükseliş Nedenleri 🚀
Samet Ağaoğlu'na göre DP'nin yükseliş nedenleri şunlardır:
- İdeolojik Temizlenme: Kuruluşun ilk aylarında etrafını sarmış başka ideoloji sahiplerini silkip atması.
- CHP Baskıları: Halk Partisi iktidarının çeşitli baskıları, DP'yi mazlum, iktidarı zalim göstermiş ve halkın mazlumun yanında yer almasını sağlamıştır.
- Yöneticilerin Cesareti: Parti yöneticilerinin en zor şartlarda bile cesaretlerini kaybetmemeleri ve tehditlere karşı dimdik durmaları.
- Siyasi Esneklik: Yöneticilerin büyük siyasi esneklik ve supleks göstermeleri, nerede şiddetle, nerede yumuşaklıkla hareket edileceğini iyi hesaplamaları.
- Yeni Yüzler: Siyaset arenasının muhalefet cephesinde yepyeni insanların yer alması.
- Meclis Mücadelesi: Parti Meclis Grubu'nun, kendi içindeki kavgalara rağmen, Meclis'te Halk Partisi grubuna karşı tam bir beraberlikle yürüttüğü çetin mücadele.
- Halkla Temas: İller teşkilatı yönetenlerinin halkla devamlı temasları, halkın arzu ve hasretlerini tam bir açıklıkla meydana koymaları.
- Etkili İsimlerin Desteği: Mareşal Fevzi Çakmak, Rauf Orbay, Halide Edip gibi önemli isimlerin desteği.
3.2. CHP'nin Değişim Adımları 🔄
- Olağanüstü Kurultay: DP'nin hızlı yükselişi karşısında CHP, 10 Mayıs 1946'da olağanüstü kurultaya giderek siyasi yapısını çok partili hayata uyarlamak ihtiyacı duydu.
- Sıfatların Kaldırılması: Cumhurbaşkanı İnönü'nün istekleri doğrultusunda "Değişmez Genel Başkan ve Millî Şef" gibi sıfatlar kaldırıldı.
- Engellerin Kaldırılması: Müstakil grup lağvedildi, dernek ve siyasi parti kurmakla ilgili engeller kaldırıldı.
- Yeni Düzenlemeler: Seçim sistemi, üniversite ve çalışma hayatıyla ilgili yeni düzenlemelere gidildi.
- Seçimlerin Öne Alınması: Zürcher'e göre, CHP yöneticileri hoşnutsuzluğun derecesi karşısında afallayarak, DP'lileri hazırlıksız yakalama umuduyla genel seçimlerin tarihini Temmuz 1947'den Temmuz 1946'ya aldılar.
4. 1946 Seçimleri ve Sonrası Dönem 🗳️
Demokrat Parti'nin kurulmasıyla CHP iktidarının atacağı adımlar netleşmeye başlamış, seçim yasasında değişiklikler yapılmış ve seçimler öne alınmıştır.
4.1. Seçim Sistemi Değişiklikleri ve 1946 Seçimleri 📜
- Tek Dereceli Seçim Yasası: TBMM, tek dereceli seçim yasasını kabul etti.
- Seçimlerin Öne Alınması: Seçimlerin bir sene erkene alınması kararı, yeni bir parti olan DP üzerinde "soğuk duş etkisi" yarattı, çünkü örgütlenmesini dahi tamamlayamamıştı.
- Tartışmalı Seçimler: 5 Haziran 1946'da "açık oy gizli tasnif ve seçimden hemen sonra pusulaların yakılması" gibi konuları içeren kanun çıktı. Tevfik Çavdar, bu seçimleri 1912'deki tartışmalı "sopalı seçimlere" benzetmiştir.
- Sonuçlar: 21 Temmuz 1946'da yapılan baskın seçime rağmen DP, 465 sandalyeden 66'sını kazanarak önemli bir başarı elde etti.
4.2. Yeni Hükümet ve İlk Tartışmalar 💬
- Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı: Yeni Meclis 5 Ağustos 1946'da toplandı. İsmet İnönü yeniden Cumhurbaşkanı, Kazım Karabekir Paşa ise TBMM Başkanı seçildi. Recep Peker hükümeti kurmakla görevlendirildi.
- Matbuat Kanunu: Recep Peker Hükümeti'nin basını kontrol etmek amacıyla gündeme getirdiği Matbuat Kanunu'ndaki yeni düzenlemeler tartışmalara yol açtı. Adnan Menderes'in "Açık hakikat şudur ki vatandaş hürriyetine saygı göstermek" sözleri, Meclis'teki gerilimin işaretleriydi.
- 1947 Bütçe Görüşmeleri: 1947 bütçe görüşmelerinde Recep Peker'in eleştirileri "psikopat ruhun bir ifadesi" olarak değerlendirmesi, DP grubunun Meclis'i boykot etmesine neden oldu. Cumhurbaşkanı'nın araya girmesiyle boykot sona erdi.
- DP'nin İlk Büyük Kongresi: 7 Ocak 1947'de ilk büyük kongresini toplayan DP, "Hürriyet Misakı" adıyla yeni bir program açıkladı. Bu program, iktidarla düzelmiş olan ilişkileri yeniden bozdu.
4.3. 12 Temmuz Beyannamesi ve DP İçindeki Bölünmeler 🕊️
- İnönü'nün Mesajı: Başbakan Recep Peker'in otoriter yaklaşımlarını terk etmeme eğilimi üzerine Cumhurbaşkanı İnönü, 11 Temmuz 1947'de radyoda "12 Temmuz Beyannamesi"ni yayınladı. Bu bildiride, Cumhurbaşkanı olarak taraflara eşit mesafede olduğunu belirterek çok partili hayata geri dönülmez bir şekilde başlandığının altını çizdi. Bu bildiri, iktidar ve muhalefet arasındaki gerginliği azalttı.
- Hasan Saka Hükümeti: Recep Peker'in sağlık nedenleriyle ayrılmasının ardından 9 Eylül 1947'de Hasan Saka Hükümeti kuruldu.
- Millet Partisi'nin Kuruluşu: Feroz Ahmad'ın "siyasi balayı" dediği bu yakınlaşma, hem CHP'lileri hem de DP'lileri rahatsız etti. Ocak 1948'de DP'nin İstanbul İl Başkanı Prof. Dr. Kenan Öner'in istifasıyla başlayan süreç, Mareşal Fevzi Çakmak, Osman Bölükbaşı gibi isimlerin DP'den ayrılarak Millet Partisi'ni kurmasına yol açtı.
- Şemseddin Günaltay Hükümeti: Hasan Saka Hükümeti'nin istifasıyla 16 Ocak 1949'da Şemseddin Günaltay yeni hükümeti kurdu. Bu dönemde imam hatip okulları, Kuran kursları, ilahiyat fakültesi açıldı ve tekke ve zaviyelerin yeniden açılmasına izin verildi. Bu icraatlar, CHP'nin sağa kaydığı tartışmalarını gündeme getirdi.
- DP'nin İkinci Büyük Kongresi: Seçimlere bir yıl kala, 20 Haziran 1949'da toplanan DP'nin ikinci büyük kurultayında parti içi anlaşmazlıklar ele alındı ve yeni seçimlere yönelik siyaset saptandı. Celal Bayar yeniden Genel Başkan seçildi. "Ana Davalar Komisyonu Raporu" kabul edildi.
5. 1950 Seçimleri ve Demokrat Parti İktidarı 🏆
Şemseddin Günaltay Hükümeti'nin programında demokratik rejimin kökleşmesi ve halk iradesinin en mükemmel şekilde belirmesi vurgulanmıştır.
5.1. Seçim Yasası Değişiklikleri ve Seçimler 🗳️
- Gizli Oy Açık Tasnif: 16 Şubat 1950'de TBMM'de kabul edilen kanunla tek dereceli, gizli oy açık tasnif ve seçimlerin adli denetim altında yapılması sağlandı.
- Meclis'in Feshi: TBMM, 24 Mart 1950'de kendini feshederek 14 Mayıs 1950'de serbest genel seçimlerin yapılmasına öncülük etti.
5.2. 1950 Seçim Sonuçları ve İktidar Değişimi 🥳
- DP'nin Zaferi: Bütün ülkede yapılan seçimlerde CHP büyük bir yenilgiye uğrarken, oyların %53.3'ünü alan DP, 487 milletvekilinin 408'ini kazandı. CHP %39.9 ile 69, Millet Partisi %3.1 ile 1, Bağımsızlar ise %4.8 ile 9 milletvekili çıkardı.
- Tek Parti Döneminin Sonu: Bu seçimler ile Türkiye'de CHP'nin Tek Parti ve Millî Şef Dönemleri sona ermiş, çok partili seçimler ülkeyi demokrasiye bir adım daha yaklaştırmıştır.
- Yeni Yönetim: DP'nin ilk grup toplantısında Celal Bayar Cumhurbaşkanlığı'na, Refik Koraltan TBMM Başkanlığı'na aday gösterildi. 22 Mayıs'ta TBMM, Celal Bayar'ı Cumhurbaşkanlığı'na, Refik Koraltan'ı TBMM Başkanlığı'na seçti. Adnan Menderes ise yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi ve hem genel başkanlığa hem de başbakanlığa getirildi.
6. Demokrat Parti İktidarının Önemli Faaliyetleri (1950-1960) 🏛️
Demokrat Parti'nin iktidar yılları, Türkiye'nin iç ve dış politikasında önemli değişimlere sahne olmuştur.
6.1. Komutan ve Valilerin Tasfiyesi ⚔️
- Ordu İçindeki Hoşnutsuzluk: William Hale'e göre, 1950 seçim sonuçları, komutanların statülerinin önemsizleştirildiği duygusuna kapılmalarına ve orduda genel bir hoşnutsuzluğa yol açmıştır.
- Hükümetin Adımları: Adnan Menderes Hükümeti, darbe ihbarı üzerine harekete geçerek birçok general ve üst rütbeli subayı emekliye sevk etti. Genelkurmay Başkanı Abdurrahman Nafiz Gürman'ın yerine Orgeneral Nuri Yamut getirildi.
- Bürokratik Değişim: Askeriye yönelik değişikliklerden bir hafta sonra, Afyon, Bilecik, Çankırı, Kastamonu, Konya, Ordu, Samsun, Adana valileri dahil birçok bürokrat emekliye sevk edildi. Bu adımlar, hükümetin ülke yönetiminde otoritesini kurma sinyaliydi.
6.2. Arapça Ezan Yasağının Kaldırılması 🕌
- Geçmişe Dönük Tasfiye: Cem Eroğul'un "geçmişe dönük tasfiyeler" olarak değerlendirdiği girişimlerden biri, Arapça ezan yasağının kaldırılmasıdır.
- Yasağın Kökeni: 1932'de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bir tamimiyle Arapça ezan yasaklanmış, 1941'de 4055 sayılı kanunla yasal zemine kavuşturulmuştu. Bu yasak, halkın büyük bir kesiminin tepkisini çekmiş ve militarist bir laiklik anlayışının sonucu olarak birçok kişinin hapse atılmasına neden olmuştu.
- Yasağın Kaldırılması: DP, bu durumu halkın özgürlüğü önünde önemli bir engel olarak görerek, muhafazakar seçmenine verdiği sözü tutmak adına 16 Haziran 1950'de Arapça ezan yasağını kaldırmıştır. CHP bu karara karşı çıkmamıştır. Ayrıca 14 Temmuz 1950'de geçmişe dönük suçları kapsayan genel bir af çıkarılmıştır.
6.3. Kore Savaşı ve NATO'ya Giriş 🤝
- Dış Politika Kararı: DP'nin dış politika alanındaki ilk ve en önemli kararı, Birleşmiş Milletler kararı doğrultusunda Kore Savaşı'na katılmak olmuştur.
- NATO Fırsatı: Türkiye, Kore'ye müdahale için oluşturulacak uluslararası güce katılımı, NATO'ya girebilmek için önemli bir fırsat olarak değerlendirdi. 25 Temmuz 1950'de 4500 kişilik bir tugay ile bu güce iştirak edeceğini beyan etti ve ABD'den sonra Kore'ye asker gönderen ilk devlet oldu. TBMM, 1 Kasım 1950'de bu kararı onayladı.
- NATO Üyeliği: 1 Ağustos 1950'de NATO'ya üyelik için başvuran Türkiye'nin talebi başlangıçta reddedilse de, ABD'nin desteğiyle 20 Eylül 1951'de davet edildi ve üyelik protokolü imzalandı. 18 Şubat 1952'de TBMM, Türkiye'nin NATO'ya üyeliğini onaylayarak savaş sonrası Yeni Dünya'ya entegrasyonunda önemli bir adım atmış oldu.
6.4. 6-7 Eylül 1955 Olayları 🔥
- Kıbrıs Meselesi: 1954'te Kıbrıs meselesi, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni bir gerilim kaynağı oldu. Yunanistan, Enosis'ten vazgeçmeyerek Kıbrıs'ın ilhakını istiyordu.
- Provokasyon: İngiltere'nin Londra'da düzenlediği konferans sırasında, 6 Eylül günü Expres gazetesinde çıkan asılsız bir haber (Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atıldığı iddiası), olayların kıvılcımı oldu.
- Şiddet Eylemleri: Bu haber üzerine İstanbul ve İzmir'de başlayan gösteriler, buralarda yaşayan Rum vatandaşlara yönelik can ve mal güvenliğini tehdit eden şiddet eylemlerine dönüştü.
- Sonuçları: Olayların ardından sıkıyönetim ilan edildi, birçok sivil ve asker görevinden uzaklaştırıldı, Kıbrıs Türk'tür Derneği kapatıldı. Olaylar bastırılsa da Kıbrıs meselesi kapanmadı. 1959'da Zürih ve Londra antlaşmalarıyla Kıbrıs'ın bağımsızlığı tanınırken, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlükleri kabul edildi.
6.5. Tahkikat Komisyonu'nun Kurulması (18 Nisan 1960) ⚖️
- İktidar-Muhalefet Gerilimi: On yıllık DP iktidarında iktidar-muhalefet arasında yaşanan birçok tartışmalı konudan biri, 18 Nisan 1960'ta kurulan Tahkikat Komisyonu olmuştur.
- Gösteriler ve Tedbirler: 1959'da DP politikalarına karşı Uşak, Çanakkale, Kayseri, İstanbul, Ankara gibi şehirlerde gösteriler yapılmış, hükümet de buna karşı tedbirler almıştır.
- Komisyonun Amacı: Hükümet, olaylara ilişkin yayınladığı bildiride, olup bitenlerin CHP'nin silahlı tertibi olduğunu vurgulamış ve basının bir kısmını şiddet eylemlerini teşvik etmekle suçlamıştır. Bu olayların sebebini aydınlatmak için "Tahkikat Komisyonu" kurmaya karar vermiştir.
- Yetkileri ve Tepkiler: 18 Nisan 1960'da DP'li on beş kişiden oluşan komisyon kuruldu. DP karşıtı bütün gösteri ve yürüyüşler yasaklandı. Komisyon kararlarına muhalefet edenlere çeşitli cezalar getirildi. İsmet İnönü, Meclis kürsüsünden "Bu yolda devam ederseniz sizi ben bile kurtaramam" diyerek hükümeti uyarmıştır.
7. 1960 Askerî Darbesi ve Demokrat Parti İktidarının Sonu 💥
Hükümetin uygulamaları ve aldığı tedbirler, ülkede asayişsizliği ve öğrenci olaylarını artırarak darbe ortamını hazırlamıştır.
7.1. Darbeye Giden Süreç 📉
- Hükümetin Çaresizliği: Hükümetin uygulamaları, sivil-asker işbirliğini etkilemiş, muhalefete karşı alınan sert önlemler ve basına yönelik kısıtlamalar gerilimi tırmandırmıştır.
- Cemal Gürsel'in Uyarısı: Emeklilik için izne çıkan Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e bir mektup yazarak hükümeti uyarmıştır.
- Öğrenci Yürüyüşleri: 21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencilerinin yürüyüşleri, darbe yolunda güçlü bir algı oluşturmuştur. DP'li yöneticiler, bu yıpratıcı eylemler karşısında inisiyatifi hukuk dışı oluşumlara kaptırmıştır.
7.2. 27 Mayıs 1960 Darbesi 💣
- Yönetime El Koyma: Türk Silahlı Kuvvetleri içinde ortaya çıkan "Albaylar Cuntası," 26/27 Mayıs 1960 gecesi ülke yönetimine el koyduklarını ilan etti.
- Milli Birlik Komitesi (MBK): Askerî Darbe sonucunda otuz sekiz kişiden oluşan Milli Birlik Komitesi (MBK), ülkede kontrolü ele geçirdi. Başta Cumhurbaşkanı Celal Bayar olmak üzere DP'liler tutuklanarak Yassıada'da hapsedildi. MBK Başkanlığına Cemal Gürsel getirildi.
- Yassıada Yargılamaları ve İdamlar: Yassıada yargılamaları neticesinde Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun idamı MBK tarafından onaylanarak infaz edildi. Diğer DP'liler ise muhtelif cezalara çarptırıldı.
7.3. Sonrası: Kurucu Meclis ve Yeni Anayasa 📝
- Kurucu Meclis: 6 Ocak 1961'de MBK ve Temsilciler Meclisi'nden oluşan Kurucu Meclis çalışmalarına başladı. Temsilciler Meclisi, DP'liler dışında diğer partilerin temsilcilerinden oluşuyordu.
- Yeni Anayasa: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi yeni bir anayasanın hazırlanması için görevlendirildi. Hazırlanan anayasa, 9 Temmuz 1961'de halk oylamasına sunularak %61 evet oyu ile kabul edildi.
- Koalisyon Hükümeti: Akabinde seçimler yapıldı ve İnönü'nün Başbakanlığında koalisyon hükümeti kuruldu.
Sonuç: Demokrasinin Devamlılığı 🕊️
Türk demokrasi tarihinde, çok partili hayata geçiş yolunda ilk denemeler II. Meşrutiyet ile başlamış, Türkiye Cumhuriyeti'nde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi denemelerle devam etmiştir; ancak başarılı olunamamıştır. Bu süreç, Demokrat Parti'nin kurulmasıyla yeni bir aşamaya geçmiştir. 27 Mayıs 1960 Darbesi, Türk demokrasisine ağır bir yara açsa da, ülkenin demokrasi arayışı ve çok partili siyasal hayatın gelişimi günümüze kadar devam etmiştir. Bu dönem, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuş, demokrasiye geçişin sancılı ama kararlı adımlarını gözler önüne sermiştir.








