Ders Notları ve Çalışma Materyali: Türk Dilinin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, bir dersin sesli transkripti ve kopyalanmış metin kaynakları birleştirilerek hazırlanmıştır.
📚 Giriş: Türk Dilinin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri
Bu çalışma materyali, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki konumunu, dilbilimsel teoriler ve tarihsel veriler ışığında incelemektedir. Türkçenin ait olduğu düşünülen dil aileleri, diğer dillerle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin tarihsel derinliği, sınavlara hazırlık ve genel bilgi edinimi için önemli noktalar vurgulanarak ele alınacaktır.
1. 🌍 Altay Dilleri Teorisi
Altay dilleri teorisi, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yerini belirlemede en temel ve tartışmalı teorilerden biridir.
1.1. 📚 Tanım ve Kapsam
✅ Türk, Moğol, Tunguz, Kore ve Japon dillerinin ortak bir kökten geldiğini ve akraba olduğunu savunan bir teoridir. ✅ Başlangıçta sadece Türk, Moğol, Tunguz dillerinin akrabalığı üzerinde durulmuş, 20. yüzyılın ortalarından itibaren Korece ve Japonca da bu gruba dahil edilmiştir. ✅ Ortak ata dile "Altay Dili (Altayca)", bu diller topluluğuna ise "Altay Dilleri Ailesi" adı verilmiştir. ✅ Bu bilim alanına "Altayistik", bu alanla uğraşanlara "Altayist" denir.
1.2. 📈 Tarihsel Gelişim ve Öncüler
- 18. Yüzyıl: İsveçli subay Johann Philipp Tabbert (von Strahlenberg), Ural-Altay dillerine ilk dikkat çeken isimdir (1730 tarihli eseri). 32 dil ve lehçeden 35 kelimenin karşılaştırmalı listesini sunmuştur.
- 19. Yüzyıl:
- F. Wiedemann (1838): Ural-Altay dillerini Avrupa dillerinden ayıran 14 madde tespit etmiştir. 💡 Bu maddeler, Altay dillerinin tipolojik özelliklerini anlamak için kritik öneme sahiptir:
- Gramatik cinsiyet yoktur.
- Artikeller bulunmaz.
- Ses uyumu (ünlü uyumu) ortak bir esastır.
- Tasrif (çekim) eklerle yapılır (sondan eklemeli yapı).
- İsimlerin çekiminde mülkiyet eki kullanılır.
- Fiil şekilleri zengindir.
- Hint-Avrupa dillerindeki prepozisyon (edat) yerine postpozisyon (edat) kullanılır.
- Sıfatlar isimlerden önce gelir.
- Sayı sözlerinden sonra çokluk eki kullanılmaz.
- Mukayese (karşılaştırma), ablativ (-den hâli) ile yapılır.
- Yardımcı fiil olarak "sahip olmak" yerine "olmak" kullanılır.
- Birçok Altay dilinde hareket için hususi fiiller vardır.
- Soru eki mevcuttur.
- Bağlaçlar yerine fiil şekilleri kullanılır.
- W. Schott (1836): Altay dilleri çalışmalarına disiplin getirmiş, ilk ses denkliklerini kurmuştur (Türkçe z > Çuvaşça r, Türkçe ş > Çuvaşça l).
- Matias Aleksanteri Castrén (1850): Fin, Türk, Moğol ve Tunguz dillerinde zamir ve şahıs eklerinin benzerliğini göstermiş, "Altay dilleri" terimini bilim dünyasına yerleştirmiştir. Ural-Altay teorisinin esas kurucusu sayılır.
- F. Wiedemann (1838): Ural-Altay dillerini Avrupa dillerinden ayıran 14 madde tespit etmiştir. 💡 Bu maddeler, Altay dillerinin tipolojik özelliklerini anlamak için kritik öneme sahiptir:
- 20. Yüzyıl:
- Gustaf John Ramstedt: Altay dilleri teorisinin gerçek kurucusu olarak kabul edilir. Türkçe-Moğolca arasındaki ses denkliklerini (Türkçe z > Moğolca r, Türkçe ş > Moğolca l) ortaya koymuştur. Kore ve Japon dillerini de inceleyerek Altayistik, Mongolistik ve Türkistik alanlarına büyük katkılar sağlamıştır.
- Nicholas Poppe: Ramstedt'in çalışmalarını sistemleştirmiş, Ana Altayca d-, c, n, ń- > Ana Türkçe y- denkliklerini ortaya koymuştur.
- Wladislaw Kotwicz, Boris Yakovleviç Vladimirtsov, Pentti Aalto, Roy Andrew Miller, Samuel E. Martin: Teoriye önemli katkılar sağlamışlardır.
1.3. ⚠️ Destekleyenler ve Karşı Çıkanlar
- Destekleyenler: Ramstedt, Poppe, Aalto, Miller, Starostin, Dybo, Mudrak, Tuna, Tekin, Gülensoy gibi birçok bilim insanı teoriyi desteklemiştir. Özellikle Starostin, Dybo ve Mudrak'ın 2800 etimoloji içeren "Etymological Dictionary of the Altaic Languages" eseri önemlidir.
- Karşı Çıkanlar: Sir Gerard Clauson, Gerhard Doerfer, Aurelien Sauvageot, A. M. Shcherbak gibi bilginler teoriye şiddetle karşı çıkmışlardır.
- Clauson: Tunguz söz varlığının Moğolca ve Türkçeden farklı olduğunu, temel kelimelerin uyuşmadığını belirtmiş, ortak kelimelerin Türkçeden Moğolcaya alıntı olduğunu savunmuştur.
- Doerfer: Temel kelimelerdeki farklılıklara odaklanmış, insan vücuduyla ilgili "ana temel sözcüklerin" (baş, göz, kulak vb.) Altay dillerinde aynı olmadığını tespit ederek teorinin akrabalık varsayımını "çürütülmüş" saymıştır.
1.4. ✅ Akrabalık Kanıtları: Ses Denklikleri, Biçim Bilgisi ve Söz Dizimi Ortaklıkları
- Ses Denklikleri: Türkçe ve diğer Altay dilleri arasında düzenli ses denklikleri bulunur (örn: Türkçe z - Moğolca r, Türkçe ş - Moğolca l, Türkçe t- - Korece t-).
- Örnek: Türkçe tas : Yakutça tâs : Çuvaşça çul : Moğolca çilagun (taş) : Korece tol (taş)
- Biçim Bilgisi (Morfoloji): Sondan eklemeli yapı, ortak eklerin varlığı (örn: +çAK, +çI, +lAr, +lIG), düşüm (hâl) eklerinin benzerliği (*+n, *+l, *+g, *+A, *+gA, *+dA, *+dU) önemli ortaklıklardır.
- Söz Dizimi (Sentaks):
- Fiil sonda yer alır.
- Özne fiilden, belirten belirtilenden önce gelir.
- Cümlede koşaç (ek fiil) kullanma mecburiyeti yoktur.
- İsim ve sıfat arasında kesin sınır yoktur.
- Cinsiyet (gender) farkı belirtilmez.
- Tamlamalarda yalnız tamlanan ek alabilir.
- Ön takı (preposition) yoktur, son takılar (postposition) zengindir.
2. 🌐 Büyük Aile Teorileri
Altay dilleri teorisinin ötesinde, daha geniş dil ailelerini birleştiren teoriler de mevcuttur.
2.1. 📚 Nostratik Teorisi
✅ Altı dil ailesinin (Sami-Hami, Kartvel, Hint-Avrupa, Ural, Dravid, Altay) aynı kökten geldiğini ve bir "büyük aile" oluşturduğunu kabul eder. ✅ Çağdaş kurucusu Vladislav İliç-Svitiç'tir. 1960'larda çalışmalarına başlamış, 378 ortak kelime tespit etmiştir. ✅ Terimi ilk kullanan Holger Pedersen'dir (1903).
2.2. 📚 Avrasyatik Teorisi
✅ Joseph H. Greenberg tarafından kurulmuştur. ✅ Hint-Avrupa, Ural, Altay, Gilyak, Kore-Japon-Aynu, Çukça ve Eskimo-Aleut dil ailelerinin bir "büyük aile" oluşturduğunu kabul eder. ✅ Greenberg, Afrika ve Amerika yerli dillerini sınıflandırmasıyla tanınır. Avrasyatik teorisinin temel eserini 2000 yılında yayımlamıştır.
2.3. 🤝 İki Teori Arasındaki İlişki
✅ Nostratik ve Avrasyatik teorileri iç içe geçen ve birbirine yakın teorilerdir. Merritt Ruhlen'in sınıflandırmasında bu iç içe geçiş açıkça görülür.
2.4. 📊 Dünya Dillerinin Sınıflandırılması
✅ Merritt Ruhlen, Joseph Greenberg'in buluşları ışığında dünya dillerini önce 23, sonra 12 büyük aileye ayırmıştır. Bu sınıflandırmalar, dilbilimdeki monogenist (tek kökenli) teoriye yeniden itibar kazandırmıştır.
3. 🏞️ Türklerin Ana Yurdu ve Eski Kültürler
Türklerin atalarının yaşadığı coğrafya ve bu coğrafyada gelişen kültürler, Türk dilinin ve kültürünün kökenlerini anlamak için önemlidir.
3.1. 🗺️ Ana Yurt
✅ Türklerin ataları, M.Ö. 2000-1000 yılları arasında Ural dağları ile Sayan, Altay ve Tanrı dağları arasındaki bozkırlarda yaşamışlardır. ✅ Bu coğrafya, Hazar Denizi'nin kuzeydoğusundan başlayıp Aral ve Balkaş göllerini de içine alarak Tanrı, Altay ve Sayan dağlarına dek uzanan Avrasya'nın orta bölgesidir. ✅ Doğu'da Moğol, Tunguz ve Korelilerin ataları; Batı'da Fin ve Macarların ataları, güneyde ise Ari kavimler komşuydu.
3.2. 🏺 Bölgedeki Önemli Kültürler
- Anav Kültürü (M.Ö. 4000-1000): Aşkabat yakınlarında bulunmuştur. Çiftçilik, at, koyun, sığır besiciliği yapılıyordu. Brakisefal kafatası ve at besleyiciliği Türklerin atalarıyla bağlantı düşündürür.
- Afanasyevo Kültürü (M.Ö. 2500-1700): Güney Sibirya, Yenisey kıyıları. Avcılık, hayvancılık, at ve koyun besiciliği, basit çömlekçilik, ilkel tarım, maden işçiliği.
- Andronovo Kültürü (M.Ö. 1700-1200): Tunç ve altından eşyalar, sığır ve deve besiciliği.
- Karasuk Kültürü (M.Ö. 1200-700): Demir işçiliği başlamış, dört tekerlekli arabalar kullanılmıştır.
- Tagar ve Taştık Kültürleri (M.Ö. 700-100): Tunç heykeller, hayvan üslubu sanatı. Tagar kültüründeki dağ keçisi heykeli, Köktürklerle bağlantı kurar.
3.3. 🐎 Bozkır Kültürü ve Türkler
✅ Bozkır kültürü, Türklerin atalarıyla yakından ilişkilidir ve dünya medeniyet tarihinde önemli bir safhadır. ✅ Atın ehlileştirilmesi: Türklerin ataları tarafından gerçekleştirilmiş, insanlık tarihinde çok etkili bir dinamizm yaratmıştır. Atlı-çoban kültürü, atlı okçuluk gibi unsurların kökenidir. ✅ Demircilik: Savaşçılık kabiliyetini güçlendirmiştir. ✅ Devlet Fikri: Bozkırlının geniş arazilerde sürüleri yönetme, rekabetlerle mücadele etme ve toplulukları bir arada tutma ihtiyacı, güçlü bir teşkilatlanma ve hukuk düşüncesini doğurmuş, bu da "devlet" fikrinin temelini atmıştır. ✅ Yaşam Tarzı: Dört tekerlekli arabalarla çekilen keçe evler (otağ), kısrak sütünden içki (kımız), hayvan üslubu sanatı gibi unsurlar bozkır kültürünün temel özellikleridir.
4. 📜 Sümerce ile İlişkisi
Sümerce ile Türkçe arasındaki olası ilişki, Türk dilinin tarihsel derinliği açısından büyük önem taşır.
4.1. 📚 Ortak Kelimeler
✅ Osman Nedim Tuna, Türkçe ile Sümercede 168 ortak kelime tespit etmiştir. Bu, iki dil arasındaki ilişkinin ispatı için yeterli kabul edilir.
- Örnekler:
- Sümerce: mae, men (ben) -> Eski Türkçe: men (ben)
- Sümerce: zae (sen) -> Eski Türkçe: sen
- Sümerce: dingir (tanrı) -> Eski Türkçe: tengri (tanrı)
- Sümerce: ud (zaman) -> Eski Türkçe: öd (zaman)
- Sümerce: sag (iyi) -> Eski Türkçe: sag (sağ, sağlam, iyi)
- Sümerce: tibira (metal) -> Eski Türkçe: temir (demir)
- Sümerce: uş (iş) -> Eski Türkçe: iş/iş (iş)
- Sümerce: gud (öküz) -> Eski Türkçe: ud (öküz) ✅ Üç çift ikileme de tespit edilmiştir: kuş eb (kuş evi), neng neme (her şey), kap kaçak (kap kacak).
4.2. 📝 Ortak Ekler
✅ Sümerce ve Türkçe arasında bazı eklerde de benzerlikler vardır:
- Sümerce -ta eki (çıkma durumu -den) -> Köktürkçe -ta eki.
- Sümerce -ke eki (yönelme durumu -e) -> Köktürkçe -ke eki.
- Sümerce -ra eki (yönelme durumu) -> Köktürkçe -ra eki.
- Sümerce -şe eki (eşitlik eki -çe gibi "göre, olarak, -e dek") -> Türkçe -çe eki.
- Sümerce -gim eki ("gibi" anlamı) -> Türkçe gibi.
4.3. 💡 Önemi
✅ Bu ortaklıklar, Türkçenin M.Ö. 3500'lerde var olduğunu ve "yaşayan dünya dilleri arasında en eski yazı verilerine sahip dilin Türkçe olduğunu" kanıtlaması açısından önemlidir.
5. ⚔️ Saka-Türk İlişkisi ve Alp Er Tonga Destanı
Sakalar, Türk tarihi ve kültürüyle güçlü bağları olan antik bir kavimdir.
5.1. 📈 Sakaların Ortaya Çıkışı ve Yayılımı
✅ M.Ö. 800'lü yıllarda başlayan göç dalgaları sonucunda Sakalar, Karadeniz ve Kafkasların kuzeyinde büyük bir güç olarak ortaya çıkmışlardır. ✅ M.Ö. 7. yüzyılda Ön Asya'da (Anadolu ve Filistin'e kadar) etkili olmuş, Urartular, Medler ve Perslerle mücadele etmişlerdir. ✅ Asur kralı Asarhaddon ile dostane ilişkiler kurmuşlardır. ✅ Milat yıllarında tarih sahnesinden çekilmişlerdir.
5.2. ✅ Saka-Türk Bağlantısı Kanıtları
- Köken Tartışmaları: Sakaların kökeni hakkında fikir birliği yoktur. Birçok Batılı bilgin onları İranî kabul ederken, Zeki Velidi Togan, Emel Esin, Taner Tarhan, Yılmaz Öztuna, Salim Koca, Abdülhaluk Çay ve İlhami Durmuş gibi Türk bilim adamları Sakaların Türk olduğunu veya Türklerle ilişkili olduğunu savunur.
- Kültürel Benzerlikler:
- Yaşam Tarzı: Hipokrat ve Herodot gibi eski Yunan kaynaklarının anlattığı İskitlerin (Sakaların) yaşam tarzları, eski Türklerinkine çok benzer.
- Dört Tekerlekli Arabalar: Keçe evler (otağ) ile çekilen dört tekerlekli arabalar (Oğuz Kağan Destanı'ndaki Kanglı arabasıyla benzerlik).
- At Kültürü: Kısrak sütünden içki (kımız), at besiciliği.
- Hayvan Üslubu Sanatı: İskit, Hun ve Güney Sibirya kültürlerinde görülen hayvan üslubu sanatı (pençelerde kıvranan geyikler, mücadele eden hayvanlar) ortaktır.
- Gelenekler: Domuz beslememe, şarapla ant içme, ölünün arkasından kulak, burun ve yüz yırtma gibi gelenekler hem Sakalarda hem de eski Türklerde mevcuttur.
- Dilbilimsel Kanıtlar:
- +t Çokluk Eki: Saka sözünün Türkçe ve Moğolcada kullanılan +t çokluk ekiyle oluşturulmuş bir biçim olması (örn: Oğlan-oğlıt, tarkan-tarkat). Bu, Sakaların bir Altay kavmi olduklarının önemli bir delilidir.
- "Yaka" Kelimesi: Saka sözünün Türkçe "yaka" (kıyı, kenar) kelimesinin İran dilinde aldığı biçim olabileceği düşünülür. Yakut Türkleri kendilerine "Saha" demektedir.
- Tanrı Adları: Herodot'un İskitlerde bahsettiği Tabiti (ocak ve aile tanrıçası) ile Türkçe "tap-" fiili arasında ilgi vardır. Artimpaşa ("erdem başı") ve Thamimasadas ("denizin babası") gibi tanrı adları da Türkçe ile açıklanabilir.
- Tarihsel Kaynaklar: 6. yüzyıl Bizans tarihçisi Menandros'un "bugün Türk denilen halk geçmişte Skit/Saka diye anılıyordu" ifadesi önemlidir.
5.3. 📜 Alp Er Tonga Destanı
✅ Firdevsî'nin Şehnâme'sindeki Turan kahramanı Afrâsiyâb, Türk kaynaklarındaki Alp Er Tonga'nın kimliğidir. ✅ Kaşgarlı Mahmud Divânü Lügati't-Türk'te "Kaz" maddesinde "Alp Er Afrâsiyâb demektir" der. ✅ Yusuf Has Hâcib Kutadgu Bilig'de Alp Er Tonga'dan bahseder: "Bu Türk beglerinde adı belgülig / Tonga Alp Er erdi kutı belgüliüg" (Bu Türk beyleri arasında adı belli / Tonga Alp Er idi kutu belli). ✅ Alp Er Tonga Sagusu: Alp Er Tonga'nın hile ile öldürülmesi üzerine söylenen ağıtlar, Türk halkının duyduğu derin üzüntüyü yansıtır. Divânü Lügati't-Türk'te dokuz dörtlüğü tespit edilmiştir. * Örnek: * "Alp Er Tonga öldi mü / Esiz ajun kaldı mu / Ödlek öçin aldı mu / Emdi yürek yırtılur" (Alp Er Tonga öldü mü / Kötü dünya kaldı mı / Felek öcünü aldı mı / Artık yürek yırtılır) ✅ Esik Kurganı ve Altın Elbiseli Adam: Almatı yakınlarındaki Esik kurganında bulunan "altın elbiseli adam" (M.Ö. 5-4. yüzyıl) ve üzerindeki Köktürk harflerine benzer 24 harften oluşan yazı, Saka-Türk ilişkisine dair önemli arkeolojik kanıtlardır. Bu yazıların Türkçe olduğunun kanıtlanması, Türkçenin geçmişini M.Ö. 5-4. yüzyıla kadar götürecektir.








