Bu çalışma materyali, Prof. Dr. Nur Efe İris'in "Dönem I İmmünoloji" dersine ait sesli ders kaydı ve ders notlarından (kopyalanmış metin) derlenerek hazırlanmıştır.
İmmün Sistemin Hücreleri 📚
Vücudumuzun savunma mekanizmasının temel taşları olan immün sistem hücreleri, enfeksiyonlara ve yabancı maddelere karşı koruma sağlayan karmaşık bir ağ oluşturur. Bu materyal, immün sistemin başlıca hücre tiplerini, özelliklerini ve görevlerini detaylı bir şekilde incelemektedir.
1. Fagositik Hücreler 🦠
Fagositik hücreler, dolaşımda ve dokularda bulunan mikroorganizmaları ve hücresel kalıntıları tanıyıp içlerine alarak yok eden, immün sistemin ön saflarında yer alan hücrelerdir.
1.1. Nötrofiller (Polimorf Nüveli Lökositler) ✅
- Özellikleri:
- Çok loblu çekirdekleri nedeniyle bu adı alırlar.
- Periferik kan lökositlerinin yaklaşık %60'ını oluştururlar.
- Kan hacminde mm³'te 2500-6000 adet bulunurlar.
- Yarı ömürleri yaklaşık 7 saattir.
- Günde 100 milyarın üzerinde üretilirler.
- Bakteri öldürmede çok etkindirler.
- Görevleri:
- Enfeksiyon bölgesine giderek mikroorganizmaları tanır ve fagositoz yoluyla yok ederler.
- Enfeksiyon sırasında kemik iliğinde üretimleri artar ve kandaki sayıları mm³'te 20.000'e kadar ulaşabilir.
- Üretimleri, enfeksiyona yanıt olarak birçok hücre türü tarafından üretilen "koloni stimüle edici faktörler" adı verilen sitokinlerce aktiflenir.
1.2. Monositler ✅
- Özellikleri:
- Kan hacminde mm³'te 500-1000 adet bulunurlar.
- Dolaşımdaki ve dokulardaki mikroorganizmalara karşı etkilidirler.
- Farklılaşma:
- Nötrofillerden farklı olarak damar dışı dokularda daha uzun süre yaşarlar.
- Dokulara geçtiklerinde farklılaşarak makrofaj adını alırlar.
1.3. Makrofajlar ✅
- Köken ve Farklılaşma:
- Kemik iliğinde bulunan promonositlerden köken alırlar.
- Kan monositleri olarak farklılaşır ve dokulara geçtiklerinde olgun makrofaj haline gelirler.
- Dolaşımdaki monositler ile dokulardaki makrofajlar, mononükleer fagositik sistem olarak adlandırılan aynı hücre dizisinin iki farklı aşamasıdır.
- Görevleri:
- Fagositoz: Mikroorganizmaları ve hücresel kalıntıları yutarak temizlerler.
- Sitokin Üretimi: Enfeksiyöz bir mikroorganizma epitel tabakasını aşıp subepitelyal dokulara girdiğinde, o bölgedeki makrofajlar mikroorganizmayı tanır ve sitokinler adı verilen çözünmüş proteinleri üretirler. Bu sitokinler immün yanıtı düzenler.
- Doku Onarımı: Yıkıma uğramış dokuların onarımında ve ortamın bağ dokusu ile yenilenmesinden sorumludurlar.
- Antijen Sunumu: Lenfositlere antijen sunumu yaparak spesifik immün yanıtın başlamasına yardımcı olurlar.
- Bulundukları Dokular:
- Bağ dokusu
- Küçük kan damarlarının membranları
- Akciğer (alveolar makrofajlar)
- Karaciğer (Kupffer hücreleri)
- Dalak sinüzoidleri
- Lenf nodları
- Böbrek glomerülleri
- Beyin (mikroglialar)
- Kemik (osteoklastlar)
1.4. PAMPs ve PRRs 💡
- PAMPs (Pathogen Associated Molecular Patterns): Patojenliği gösteren moleküler dizilimlerdir. Pek çok enfeksiyöz ajanda ortak olarak bulunurlar ve vücudun kendi moleküllerinden farklılık gösterirler.
- PRRs (Pathogen Recognition Receptors): Fagositik hücrelerin yüzeyinde bulunan ve PAMP'ları tanıyabilen reseptör sistemleridir. Bu reseptörler, fagositlerin yabancı ve zararlı maddeleri vücudun kendi zararsız maddelerinden ayırt etmesini sağlar.
1.5. Fagolizozom Oluşumu 🔬
- Fagositik hücreler tarafından içlerine alınan mikroorganizmalar, fagozom adı verilen keseciklerde bulunur.
- Fagozomlar, hücre içindeki lizozomlarla birleşerek fagolizozomları oluştururlar.
- Fagolizozomların içinde sentezlenen mikrobisidal maddeler, fagositik hücrelere zarar vermeksizin keselerin içine alınmış mikroorganizmaları sindirirler.
2. Eozinofiller 🔬
- Özellikleri:
- Nötrofillerin akrabasıdırlar.
- Asit boyalarla boyandıklarında tipik kırmızı granülleri ile tanınırlar.
- Görevleri:
- Helmintler gibi fiziksel olarak fagosite edilemeyen büyük parazitlerle mücadele etmek üzere evrimleşmişlerdir.
- Büyük parazitlerin hücre dışı ortamda öldürülmelerini sağlayan hücrelerdir; fagositoz yerine granüllerindeki maddeleri parazitlerin üzerine boşaltarak etki gösterirler.
3. Lenfositler 🛡️
İmmün sistemin en önemli hücreleri olup, spesifik (edinilmiş) immün yanıtın anahtar hücreleridir.
3.1. Genel Özellikler ✅
- Kemik iliğindeki kök hücrelerden (stem cell) gelişirler.
- Santral lenfoid organlarda (timus veya kemik iliği) olgunlaşırlar.
- Kan yoluyla periferik lenfoid doku ve organlara giderek özel bölgelere yerleşirler.
- Erişkin bir insanda yaklaşık 1 trilyon lenfosit bulunur ve her gün yaklaşık 1 milyar lenfosit üretilerek kana verilir.
- Her bir antijene ayrı ayrı özgül reseptörler üreten tek hücre grubudur.
- Kandaki lökositlerin %20-30'unu oluştururlar.
- 8-12 mikron çapında, iri çekirdekli, dar sitoplazmalı hücrelerdir.
- Morfolojileri birbirine çok benzer ve ışık mikroskobunda ayırt edilemezler.
3.2. Sınıflandırma
Lenfositler, fonksiyonları, köken aldıkları hücre dizisi ve fenotipleri birbirinden farklı olan iki ana tipe ayrılır:
- B lenfositleri
- T lenfositleri
- Bu tipler, yüzeylerinde taşıdıkları CD (Cluster of Differentiation) adı verilen protein panelleri ile ayırt edilebilirler (örn. CD4, CD8, CD16).
4. B Lenfositleri 🛡️
- Hümöral İmmünite: Antikor aracılı immün yanıttan sorumludurlar.
- Antikor Üretimi: Antikor üretebilen tek hücre grubudur.
- Olgunlaşma: Memelilerde kemik iliğinde olgunlaşırlar. Kandaki lenfositlerin yaklaşık %25'ini oluştururlar.
- Aktivasyon: Organizmaya antijen girdiğinde, yüzeyinde bu antijene özgül reseptör taşıyan B lenfositleri uyarılır. Uyarılan B lenfositleri başkalaşıma uğrar ve plazma hücrelerine dönüşürler. Plazma hücreleri, antijene özgül olan çok miktarda antikor (immünglobulin) sentezler.
5. T Lenfositleri ⚔️
- Hücresel İmmünite: Hücresel immün yanıttan sorumludurlar.
- Olgunlaşma: Kemik iliğinde yapılan T öncü hücreler, timusta olgun T lenfosit haline gelirler. Bu süreçte T lenfosit yüzeyinde birçok reseptör yerleşir.
- TCR (T Hücre Reseptörü): T hücresi yüzeyinde yüzey immünglobulini bulunmaz. Bunun yerine antijenleri özgül olarak tanıyan "T hücre reseptörü" (TCR) bulunur (CD3 ile ilişkilidir). Bir T lenfositi sadece tek bir çeşit antijen için TCR taşır.
5.1. Alt Grupları
T lenfositleri, yüzey moleküllerine ve fonksiyonlarına göre farklı alt gruplara ayrılır:
-
Yardımcı T Lenfositler (T helper, CD4+) 💡
- Yüzeylerinde CD4 molekülü taşırlar (CD4+).
- Kandaki T lenfositlerinin %50-60'ını oluştururlar.
- İmmün sistemin orkestra şefi olarak kabul edilirler.
- B lenfositlerinin ve sitotoksik T lenfositlerinin aktivitelerini artırarak immün yanıtı koordine ederler.
- Çeşitli sitokinleri salgılayarak T hücresi, monosit ve makrofajların fonksiyonlarını güçlendirirler.
- Th hücre azlığında (örn. HIV enfeksiyonunda) B ve T hücrelerinin antijene yanıtı zayıflar.
-
Sitotoksik T Lenfositler (T sitotoksik, CD8+) 🎯
- Yüzeylerinde CD8 molekülü taşırlar (CD8+).
- Kandaki T lenfositlerinin %20-25'ini oluştururlar.
- "Katil hücreler" olarak da bilinirler.
- Virüs, bakteri, parazit ile enfekte hücreler, tümör hücreleri, transplante doku ve organ hücreleri gibi organizmaya zararlı ve yabancı hücrelere saldırarak onları öldürürler.
-
Süpresör T Lenfositler (CD8+) ⚖️
- Sitotoksik ve yardımcı T hücre aktivitesini baskılayarak bağışık yanıtın aşırıya kaçmasını ve dengede kalmasını sağlarlar. İmmün yanıtın gereksiz yere uzamasını veya kendi dokulara saldırmasını engellerler.
-
Düzenleyici T Hücreleri (T reg, CD4+ CD25+) 🔄
- Bunlar da CD4 ve CD25 yüzey molekülleri taşıyan T hücreleridir.
- İmmün yanıtı engeller veya sınırlar.
- Self toleransı sağlayarak vücudun kendi dokularına saldırmasını önlerler.
5.2. Th/Tc/s Oranı 📊
Organizmada bağışık yanıtın düzenli bir şekilde işleyebilmesi için Yardımcı T (Th) / Sitotoksik T (Tc) / Süpresör T (Ts) lenfosit oranının belirli bir dengede olması gerekir. Normalde bu oran 1.7 civarındadır.
6. Doğal Öldürücü (NK) Hücreler 💥
- Özellikleri:
- Hücre içi mikroorganizmalara karşı enfekte hücreleri öldürerek ve makrofajları aktive eden sitokini (IFN-gama) salgılayarak mücadele veren özel lenfosit serisi hücrelerdir.
- Dolaşımdaki ve periferik lenfoid organlardaki lenfositlerin yaklaşık %10'unu oluştururlar.
- Yoğun sitoplazmik granüllere sahiptirler.
- Kendilerine özgü yüzey antijenleri taşırlar (örn. CD16, CD56).
- Doğal immünitenin bir hücresidir ve enfekte hücrelere hızla saldırabilirler.
- Aktivasyon: Makrofajların ürettiği IL-12 tarafından uyarılırlar.
- Etki Mekanizması: 🎯
- Aktive olan NK hücrelerinin içerdiği proteinler ve sitoplazmik granüller, enfekte hücrelere doğru yönelirler.
- Granüllerdeki perforin gibi proteinler, enfekte hücrelerin yüzeyinde deliklerin oluşmasına yol açarlar.
- Bir diğer grup granül (örn. granzim), hücre içine girerek apoptotik ölüme neden olacak enzim sistemlerini uyarırlar.
- Bu sitolitik aktivite, sitotoksik T hücrelerinin etki mekanizmalarına benzer.
- Önemi: Enfekte hücreler, NK'lar tarafından imha edilir ve böylece enfeksiyonun hücresel kaynağı kurutulmuş olur. Özellikle virüs enfeksiyonları gibi zorunlu hücre içi mikroorganizmaların eradikasyonunda (tamamen ortadan kaldırılmasında) önemli rol oynarlar.









