Bu çalışma materyali, Dr. İrem Özdemir'in ders notları, PDF sunumu ve ders kaydı transkripti gibi çeşitli kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır.
📚 Eklektik Davranışçı Yaklaşım: John Dollard ve Neal E. Miller
Giriş
John Dollard ve Neal E. Miller tarafından geliştirilen Eklektik Davranışçı Yaklaşım, psikoloji tarihinde önemli bir dönüm noktasını temsil eder. Bu yaklaşım, o dönemde uzlaşmaz görünen iki büyük psikoloji ekolü olan psikanaliz ve davranışçılığı bir araya getirme çabasıyla öne çıkar. 1950 yılında ortaya konan bu kuram, Freud'un içsel dinamiklerini Pavlov'un öğrenme ilkeleriyle sentezleyerek insan davranışını ve kişiliğini açıklamayı hedefler. Bu materyal, Dollard ve Miller'ın hayatlarını, kuramlarının temel kavramlarını, kişiliğin yapısını ve gelişimini, çatışma türlerini, eleştirileri ve katkılarını detaylı bir şekilde inceleyecektir.
🧑🔬 Kuramcıların Hayatları
John Dollard
- Doğum ve Eğitim: 29 Ağustos 1900'de Wisconsin'de doğdu. Wisconsin Üniversitesi'nde lisans, Chicago Üniversitesi'nde sosyoloji alanında doktora yaptı. Berlin Enstitüsü'nde psikanaliz eğitimi alarak disiplinler arası bir bakış açısı kazandı.
- Akademik Kariyer: Yale Üniversitesi'nde antropoloji, sosyoloji ve psikoloji dersleri verdi.
- Önemli Çalışmaları:
- "Bir Güney Kasabasında Kast ve Sınıf": Amerika'nın güneyindeki siyahların sömürülmesini farklı disiplinlerden yararlanarak inceledi.
- Neal E. Miller ile birlikte "Engellenme ve Saldırganlık", "Sosyal Öğrenme ve Taklit", "Kişilik ve Psikoterapi" gibi eserlere imza attı.
- Akademik Zorluklar: Disiplinler arası yaklaşımı nedeniyle akademik çevrelerde başlangıçta kabul görmekte zorlandı ve profesörlüğe ancak 52 yaşında yükselebildi.
- Vefatı: 8 Ekim 1980'de vefat etti.
Neal E. Miller
- Doğum ve Eğitim: 3 Ağustos 1909'da Wisconsin'de doğdu. Babası psikologdu. Washington Üniversitesi'nde lisans, Stanford Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. Viyana'da psikanalizden geçerek psikanalitik düşünceye aşina oldu.
- Akademik Kariyer: 1966'da Rockefeller Üniversitesi'ne davet edilerek fizyolojik psikoloji laboratuvarını kurdu ve başkanlığını üstlendi.
- Başarıları: Öğrenilmiş dürtüler, pekiştireçler ve çatışmalar üzerindeki deneysel çalışmaları ona hak ettiği başarıyı ve ünü getirdi. 1960-61 yılları arasında Amerikan Psikoloji Birliği Başkanlığı yaptı.
- Vefatı: 23 Mart 2002'de vefat etti.
💡 Eklektik Davranışçı Yaklaşımın Temel Kavramları ve İlkeleri
Dollard ve Miller, psikanaliz ve davranışçılığın uzlaşmaz gibi görünen yaklaşımlarını sentezlemeye çalışmışlardır.
- Sentez Çabası: Pekiştirme gibi davranışçı kavramların, kişilik kuramcılarının öne sürdüğü içsel nedenlerle bağdaşmadığını düşünmemişlerdir. Freud ve Pavlov'un yaklaşımlarını birleştirmeyi hedeflemişlerdir.
- Veri Kaynakları: "Kişilik ve Psikoterapi" (1950) adlı kitaplarını Freud ve Pavlov'a adayan Dollard ve Miller, hem klinik ortamı hem de laboratuvarı önemli veri kaynakları olarak görmüşlerdir.
- Skinner ile Farklılaşma: İnsan davranışının temel ilkelerinin hayvanlarla yürütülen çalışmalarla anlaşılabileceği konusunda Skinner'a katılmakla birlikte, zengin ve ayrıntılı veri sağlayan klinik gözlemi de göz ardı etmemişlerdir. Özellikle korku dürtüsünün sadece kaçma tepkisine değil, aynı zamanda yeni öğrenmelerin temelinde yer alan bir dürtü olduğuna inanarak Skinner'dan ayrışmışlardır.
📚 Dürtüler
Dollard ve Miller, Freud'un insan davranışlarının nedenlerinin içgüdüler olduğu ve temel motivasyonun dürtü azaltmak olduğu görüşüne katılırlar. Dürtüleri, bizi eyleme geçiren güçlü uyaranlar olarak tanımlarlar.
- 1️⃣ Birincil Dürtüler: Doğuştan getirilen, sürekli ve güçlü içsel uyarıcılardır.
- Örnekler: Açlık, susuzluk, seks, acı.
- Özellikleri: Doyurulabilirler ancak hiçbir zaman tamamen ortadan kaldırılamazlar. Güçleri yoksunluk derecesine bağlıdır.
- 2️⃣ İkincil Dürtüler (Öğrenilmiş Dürtüler): Doğuştan getirilmeyen, sonradan öğrenilen ve bu nedenle ortadan kaldırılabilen dürtülerdir.
- Kazanımı: Birincil dürtülerle ilişkiler aracılığıyla kazanılırlar.
- Önemli Örnek: Daha önceleri nötr olan bir uyarıcının meydana getirdiği korku ya da kaygı.
🧠 Üst Düzey Zihinsel Süreçler
Bireyin çevresiyle iki tür etkileşimde bulunduğunu belirtirler:
- 1️⃣ Birinci Tür Etkileşim: Genellikle tek bir uyarıcı veya durum tarafından ortaya çıkarılan ve çevre üzerinde ani bir etkiye sahip olan tepkilerdir.
- 2️⃣ İkinci Tür Etkileşim (İşaret Üretici Tepkiler): Düşünce zincirleri gibi içsel olguları kapsar. Kendileri dış dünyada ani bir değişime yol açmayan, ancak böyle bir değişime yol açan başka bir tepkiyi ortaya çıkarmakta ipucu (işaret) işlevi gören tepkilerdir.
- Özellikleri: Açık veya sözel olabildikleri gibi örtük veya sözsüz de olabilirler.
- Skinner'dan Farkı: Dollard ve Miller, bu tür bilişlerin gerçekten nedensel olabileceğini belirterek Skinner'ın görüşlerinden farklı bir bakış açısı sunmuşlardır.
- Örnek: Bir hastalığı yanlışlıkla kanser olarak yorumlamak korkuya yol açarken, bunun sadece bir soğuk algınlığı olduğunu düşünmek korku azaltıcı pekiştirme sağlar.
- Faydası: Mantık yürütme ve planlama yoluyla daha etkili davranmamızı sağlarlar.
👻 Bilinçdışı Süreçler
Bilinçdışı içeriği iki ana kategoriye ayırmışlardır:
- 1️⃣ Hiçbir Zaman Bilinç Düzeyinde Yer Almamış Olan: Bireyin henüz dili kullanmayı öğrenmediği bebeklik ve ilk çocukluk yıllarında öğrendiği uyarıcılar, tepkiler ve dürtüler ile sözel olmayan öğrenmeler.
- 2️⃣ Bir Zamanlar Bilinçte Yer Almış Ancak Bastırılmış Olan: Bastırma yoluyla bilinçdışına itilmiş materyal.
- Bastırma: Diğer tepkilerin öğrenilmesi gibi öğrenilir. Bizi korkutan belirli şeyleri düşünmemek, korku dürtüsünü azaltır ve pekiştirme yoluyla davranış repertuvarının bir parçası haline gelir.
- Erken Yaşta Başlangıç: Çocuklar, ebeveynlerinin yasakladığı bir şeyi yaptıklarında cezalandırıldıklarında, bu davranışlarla ilgili düşünceleri de bastırmayı öğrenirler.
🏗️ Kişiliğin Yapısı
Dollard ve Miller'ın kuramında kişiliğin yapısal karakteri olan tek element alışkanlıktır.
- Alışkanlık: Uyarıcı ve tepki arasındaki bağdır; kişilikte görece durağan ve sürekli olan şeydir.
- İkincil Dürtüler: Sönmeye karşı dirençli oldukları için nispeten sürekli ve kalıcıdırlar, kişiliğin bir başka sürekli bölümünü oluştururlar.
- Soyut Kavramlardan Kaçınma: Davranışçı yaklaşım gibi, kişiliğin yapısını tasvir ederken soyut kavramlar kullanmaktan kaçınırlar.
👶 Kişiliğin Gelişimi
Dollard ve Miller'a göre çocukluğun en önemli yanı, çocuğun zayıflığı ve çaresizliğidir. Yetişkinlerin aksine, küçük çocuklar engellenmelerden kurtulmak için yeterli mekanizmalara sahip değildir. Bu durum, bilinçdışı çatışmaların başlıca yaratıcısıdır.
⚠️ Patolojik Öğrenmelere Yol Açan Dört Önemli Stres Verici Durum:
- Beslenme: Çocuk çok acıkmadıkça ve ağlamadıkça doyurulmuyorsa, aşırı tepkileri pekiştirilir. Bu durum, çocuğun dürtülerindeki artışa aşırı tepki vermeyi ve yalnızlıktan korkmayı öğrenmesine yol açabilir. Anne tarafından sunulan şefkatli ilgi ve zamanında beslenme, bu tür patolojik öğrenmeleri engeller.
- Tuvalet Eğitimi: Çocuğun bağırsak uyarımı ve boşaltma tepkisi arasına karmaşık davranışlar (tuvalete gitmek gibi) yerleştirmeyi öğrenmesi gerekir. Aşırı cezalandırılan çocuk, tuvalete ve ebeveynlerine karşı güçlü korkular geliştirebilir.
- Cinsel Eğitim: Kaygı ve korku tepkilerinin öğrenilmesine neden olabilir. Dollard ve Miller, Freud'a karşı çıkarak açlık ve susuzluğun cinsellikten daha güçlü dürtüler olabileceğini belirtse de, çocukluk cinselliğinin ve Odipal karmaşanın varlığını kabul etmişlerdir. Çocuğuna rakip gibi davranan bir baba veya eşiyle yaşadığı cinsel güçlükleri telafi etmek için oğlundan duygusal doyum arayan bir anne, bu karmaşaya yol açabilir.
- Saldırganlığı Denetleme Eğitimi: Çocuğun engellenme durumlarında sergilediği öfke ve saldırganlık tepkileri, sıkça cezalandırılma nedenidir. Bu tepkileri aşırı şekilde cezalandırılan çocuk, kaygıyı sağlıklı atılgan tepkilerine de genelleyerek aşırı uysal olabilir veya öfkesini dolaylı yollarla ifade edebilir.
⚔️ Çatışma
Kişi, ne kadar iyi uyum sağlamış olursa olsun, farklı dürtü ve eğilimler arasındaki çatışmalardan kaçamaz. Nevrotik kişinin sıkıntısının temelini genellikle ciddi çatışmalar oluşturur.
1️⃣ Bilinçli ve Bilinçdışı Çatışmalar
- Bilinçli Çatışmalar: Yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır ve patolojik değildir. Kişi, mantık yürütme ve planlama yoluyla çözebilir.
- Bilinçdışı Çatışmalar: Nevrozun oluşmasında önemli rol oynarlar. Güçlü korkular veya öğrenilmiş dürtüler nedeniyle ortaya çıkarlar ve psikoterapi yardımı olmaksızın çözülmeleri neredeyse imkansızdır.
2️⃣ Çatışma Türleri
- Yaklaşma-Yaklaşma Çatışması: Kişinin iki olumlu seçenek arasında seçim yapması gerektiği durumdur.
- Örnek: Karantina döneminde dram mı komedi mi izleyeceğine karar vermek. Genellikle kolay çözülür.
- Kaçınma-Kaçınma Çatışması: Kişinin iki olumsuz seçenek arasında seçim yapması gerektiği durumdur.
- Örnek: Zor bir sınav için uzun süre ders çalışmak ya da dersten kalmak. Her iki sonuç da eşit derecede istenmeyen bir durumsa çözüm zorlaşır.
- Yaklaşma-Kaçınma Çatışması: Aynı uyaran karşısında aynı anda ortaya çıkan yaklaşma ve kaçınma eğilimlerinin yol açtığı durumdur.
- Örnek: Kilo almak istemeyen birinin çok lezzetli görünen tatlılar karşısında yaşadığı ikilem.
3️⃣ Çatışmaların Çözümü
- Bilinçli Çatışmalar: Üst düzey zihinsel süreçler (mantık yürütme, planlama) aracılığıyla etkili bir şekilde çözülebilir.
- Bilinçdışı Çatışmalar: Psikoterapi yardımı olmaksızın çözülmesi neredeyse imkansızdır.
📊 Eleştiriler ve Katkılar
⚠️ Eleştiriler
- Uyarıcı-Tepki Bağının Yetersizliği: Karmaşık insan davranışlarını açıklamakta uyarıcı-tepki bağının yeterli olup olmadığı sorgulanmıştır.
- Genellenebilirlik Sorunu: Hayvan deneylerinden elde edilen bulguların insanlara genellenebilirliği eleştirilmiştir.
- Terapi Teknikleri: Öğrenme kuramlarına dayalı terapi teknikleri geliştirmek yerine psikanalitik yöntemleri kullanmaya devam etmeleri eleştirilmiştir.
- Kuramsal Gelişim Eksikliği: 1950'de yayımladıkları tek kitap dışında bu kuram üzerine tekrar çalışmamışlardır.
✅ Katkılar
- Sentez Çabası: Psikanaliz ve davranışçılığı sentezleme çabaları önemli bir katkıdır.
- Kaygı ve Çatışma Vurgusu: Kaygı ve çatışma kavramlarına yaptıkları vurgu dikkat çekicidir.
- Bastırma Tanımı: Bastırma (represyon) tanımları metafizik unsurlardan arındırılmıştır.
- Çağdaş Davranışçılığa Etki: Kimileri tarafından "gerçek davranışçılığın gelişimini engellemekle" suçlansalar da, görüşleri çağdaş davranışçılarca benimsenmiş ve geliştirilmiştir.








