📚 COVID-19 Salgın Koşullarında Banka Kredilerinde Sektörel Yoğunlaşma ve Kredi Riski İlişkisi
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma, Sultan SART ve Aziz KONUKMAN'ın "COVID-19 Salgın Koşullarında Banka Kredilerinde Sektörel Yoğunlaşma ve Kredi Riski İlişkisi" başlıklı makalesinden (kopyalanmış metin) ve ilgili ders kaydından derlenmiştir.
Giriş: COVID-19 ve Bankacılık Sektörü 🌍
COVID-19 virüsü, kısa sürede tüm dünyayı ve ekonomik sektörleri olumsuz etkileyen küresel bir kriz yaratmıştır. Bu salgınla mücadele etmek için ülkeler genellikle piyasalara likidite desteği sunma, düşük faiz oranlı krediler sağlama ve kredileri yeniden yapılandırma gibi politikalar uygulamışlardır. Türkiye'de de hükümet, karşılıksız transferler ve destek ödemelerinin yanı sıra bankacılık sektörünü etkin bir araç olarak kullanmıştır. Özellikle kamu bankaları aracılığıyla sunulan düşük faizli, ödemesiz dönemli finansal ürünler, banka bilançolarını doğrudan etkilemiştir.
Türkiye finansal sistemi banka temelli bir yapıya sahip olduğundan, bankaların ekonomik yapının şekillenmesinde, piyasaların genişlemesinde ve finansal politikalarda büyük bir etkisi vardır. Bankalar, hem makroekonomiden etkilenen hem de makroekonomiyi etkileyen sistemik öneme sahip kurumlardır. Bu nedenle, COVID-19 salgınının ve alınan önlemlerin bankacılık sektörü bilançosuna ve rasyolarına yansımalarını incelemek büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, salgın koşullarında banka kredilerindeki sektörel yoğunlaşma ile kredi riski arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Kavramsal Çerçeve ve İktisadi Yazın Taraması 📖
Bankacılığın Rolü ve Kredi Riski 🏦
Bankacılık, Mishkin'e (2013) göre hem yatırımların ve ekonomik büyümenin finansmanını sağlayan temel bir güç hem de istikrarsızlığa yol açabilen yıkıcı bir güçtür. Bankaların en temel faaliyeti "mali aracılık" ve dolayısıyla "kredi vermek" olduğundan, kriz dönemlerinde sorunlu kredilerde artış yaşanır.
📚 Kredi Riski Tanımı: Bankanın verdiği kredinin geri dönmeme olasılığıdır. Bir bankanın bilançosunun %50'sinden fazlası kredi riski ile ilişkilidir ve bankaların başarısızlığının en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle kredi riskinin yükselmesi bir alarm sinyalidir.
Sektörel Yoğunlaşma ve Portföy Çeşitlendirmesi 📊
📚 Sektörel Kredi Yoğunlaşması: Bir bankanın kredilerinin büyük bir bölümünün belirli bir veya birden fazla sektörde toplanmasıdır. 📚 Kredi Portföy Çeşitlendirmesi: Bir bankanın kredilerini çeşitli sektörler arasında risk ve performans açısından iyi bir denge kurarak dağıtmasıdır. 💡 Bu tür kredi portföy tercihleri, sadece bankaların risk ve karlılığı için değil, aynı zamanda sektörün ve dolayısıyla ekonominin finansal istikrarı için de kritik öneme sahiptir. İktisadi yazında sektörel yoğunlaşmanın kredi riskini artırdığını veya azalttığını gösteren farklı bulgular mevcuttur.
COVID-19'un Bankacılık Sektörüne Etkileri 📉
COVID-19 salgını, ciddi bir sağlık krizi olmakla birlikte, "geçmiş 100 yılın en büyük makroekonomik şoku" olma potansiyeline sahiptir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bankacılık sektörü sorunlarının finansal krizlere dönüşme riski daha yüksektir. Salgın dönemlerinde ekonominin gerilmesi, sorunlu kredilerin artmasına ve bankacılık sektöründe kırılganlıklara yol açabilir.
⚠️ Önemli Not: Bankacılık sektörü doğası gereği ekonominin gerildiği dönemlerde sorunlu krediler ve aşırı işlem hacmi nedeniyle stres altında kalır.
Metodoloji ve Veri Seti 🔬
Bu çalışmada, makroekonomik değişkenler yerine bankacılığa özgü değişkenler kullanılmıştır.
Bağımlı ve Bağımsız Değişkenler ✅
- 📚 Bağımlı Değişken (Kredi Riski Vekili): Takipli Alacaklar (Brüt) / Toplam Nakdi Krediler Oranı (DTKPKRD).
- 📚 Bağımsız Değişkenler:
- Ağırlıklandırılmış Kredi Faiz Oranı (DFAİZ): Makroekonomik bir gösterge olarak da kabul edilebilir.
- Herfindahl-Hirschman Endeksi (DHHI): Sektörel yoğunlaşmayı temsil eder.
- Toplam Krediler / Toplam Aktifler Oranı (DKRDAKT): Aktif kalitesinin göstergesidir.
- Toplam Nakdi Krediler / Toplam Mevduat Oranı (DKRDMVD): Likidite kalitesini ve mevduatın krediye dönüşümünü gösterir.
- Toplam Özkaynaklar / Toplam Aktifler Oranı (DOZKI): Özkaynak kalitesinin göstergesidir.
- Kukla Değişken (DUMMY): COVID-19 salgınını temsil eder (salgın dönemi için 1, diğer dönemler için 0).
Veri Kaynakları ve Dönemi 📅
Çalışmada salgın öncesi (2018, 2019) ve salgın sonrası (2020, 2021 Mayıs ayı) aylık veriler kullanılmıştır.
- Aylık sektörel kredi dağılımları ve rasyoları: BDDK aylık bültenleri.
- Ağırlıklandırılmış kredi faiz oranı: TCMB web sitesi.
Ekonometrik Yöntem: Robust EKK S-Tahmincisi 📈
Başlangıçta Sıradan En Küçük Kareler (EKK) yöntemi düşünülmüş, ancak yapılan testler sonucunda modelde serisel korelasyon sorunu olduğu, hata terimlerinin normal dağılmadığı ve serilerde uç değerler (outliers) tespit edildiği görülmüştür. Bu sorunlar nedeniyle EKK yöntemi iyi bir tahminci olmaktan çıkmıştır.
✅ Bu sorunların üstesinden gelmek ve uç değerlere karşı daha duyarsız olmak amacıyla Robust EKK S-tahmincisi kullanılmıştır. Bu yöntem, özellikle bağımsız değişkenlerdeki uç değerlere odaklanarak modeli uyarlar. 1️⃣ Birim Kök Testleri: Değişkenlerin durağanlığını sağlamak için Augmented Dickey-Fuller (ADF) birim kök testi uygulanmış ve değişkenlerin birinci farkları alınarak durağan hale getirilmiştir.
Ampirik Bulgular ve Tartışma 📊
Modelin genel olarak istatistiksel açıdan anlamlı olduğu (p-değeri 0.0) ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkendeki değişimin %63'ünü açıkladığı (R-kare değeri 0.63) bulunmuştur.
- Sektörel Yoğunlaşma (DHHI): Kredi riski ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.
- Ağırlıklandırılmış Kredi Faiz Oranı (DFAİZ): Kredi riski ile %5 yanılma düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yani, faiz oranlarındaki artış kredi riskini de artırmaktadır.
- Kredilerin Toplam Aktiflere Oranı (DKRDAKT): Kredi riski ile %5 yanılma düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur.
- Mevduatın Krediye Dönüşüm Oranı (DKRDMVD): Kredi riski ile %1 yanılma düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur.
- 💡 Açıklama: COVID-19 koşullarında ne kredilerin toplam aktiflere oranı ne de mevduatın krediye dönüşüm oranı kredi riskini yükseltmemektedir. Bu durum, salgın kapsamında verilen destekler (vade ertelemeleri, yeniden yapılandırmalar) ve kredilerin sektör bilançosundaki payının düşmesiyle açıklanabilir.
- Özkaynak Oranı (DOZKI): Kredi riski ile %1 yanılma düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Katsayısı en yüksek (0.46) ilişki budur. Bu bulgu, güçlü sermaye yapısına sahip bankaların daha fazla risk alma eğiliminde olabileceği yönündeki yaygın inanışı desteklemektedir.
- COVID-19 Kukla Değişkeni (DUMMY): Kredi riski ile %1 yanılma düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Bu, salgın döneminde alınan tedbirlerin (kredi genişlemeleri, ertelemeler) takipli kredi oranlarını düşürücü bir etki yarattığını göstermektedir.
Sonuç ve Değerlendirme ✅
Türkiye finansal sistemi banka temelli olup, bankacılık sektörü sistemik öneme sahiptir. Bu çalışma, COVID-19 salgını koşullarında banka kredilerindeki sektörel yoğunlaşma ve kredi riski ilişkisini Robust En Küçük Kareler S-tahmincisi yöntemiyle analiz etmiştir.
- Sektörel yoğunlaşma ile kredi riski arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
- Ağırlıklandırılmış kredi faiz oranı ile kredi riski arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
- Kredilerin toplam aktiflere oranı ve mevduatın krediye dönüşüm oranı ile kredi riski arasında negatif yönlü anlamlı ilişkiler gözlemlenmiştir. Bu durum, COVID-19 salgını kapsamında özellikle kamu bankaları aracılığıyla verilen düşük faizli kredi desteklerine rağmen kredilerin toplam aktiflere oranının azalması ve vadesi gelen kredilerin ertelenmesi veya yeniden yapılandırılması gibi önlemlerle açıklanmaktadır. Bu tür destekler, takipli alacaklar oranının artışını geçici olarak engellemiş olabilir.
- Özkaynak oranı ile kredi riski arasındaki pozitif ilişki, güçlü sermaye yapısına sahip bankaların daha fazla risk alma eğiliminde olabileceğini göstermektedir.
- COVID-19 salgınını temsil eden kukla değişkenin kredi riski ile negatif ve anlamlı ilişkisi, salgın döneminde alınan tedbirlerin ve kredi genişlemelerinin kredi riski üzerindeki olumlu etkisini yansıtmaktadır.
Bu bulgular, salgın koşullarının ve uygulanan politikaların bankacılık sektörünün risk dinamiklerini nasıl etkilediğini ortaya koymakta ve gelecekteki kriz yönetimi stratejileri için önemli çıkarımlar sunmaktadır.









