Bu çalışma materyali, 28.02.2024 tarihli ders kaydı ve ek olarak sağlanan metin (e-kitap bölümü) kaynaklarından derlenerek hazırlanmıştır.
📚 Candaroğulları (İsfendiyâroğulları) Beyliği: Tarihi ve Mimari Mirası
Giriş
Candaroğulları Beyliği, Anadolu Türkmen beylikleri arasında Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları ile birlikte en uzun ömürlü devletlerden biridir. 🌍 Antik çağda Paflagonya olarak bilinen geniş bir coğrafyada hüküm süren bu beylik, mimari eserleriyle de Beylikler Dönemi'ne önemli katkılar sağlamıştır. Bu çalışma materyali, Candaroğulları Beyliği'nin tarihini, siyasi ilişkilerini ve özellikle mimari eserlerini, plan ve bezeme özellikleriyle birlikte detaylı bir şekilde incelemektedir.
1. Tarihçe ve Siyasi İlişkiler
1.1. Beyliğin Adları ve Kurucusu
✅ Candaroğulları Beyliği, sekizinci emiri İsfendiyâr Bey'den dolayı "İsfendiyâroğulları", son emiri Kızıl Ahmed Bey'den dolayı ise Osmanlı tarihlerinde "Kızıl Ahmedliler" olarak da anılmıştır. ✅ Beyliğin kurucusu Şemseddin Demir Yaman Candar Bey'dir. Kendisi, Osmanoğulları gibi Oğuzların Kayı boyundan gelmekte olup, İlhanlılar tarafından bölgeye vali olarak atanmıştır.
1.2. Coğrafi Konum ve Başkentler
📍 Beylik, Kastamonu merkez olmak üzere Sinop, Samsun, Çankırı, Zonguldak illeriyle Çorum ilinin Kızılırmak'ın batısında kalan kesimini ve Bolu ilinin doğusunu içine almaktaydı. 🏰 Başkenti başlangıçta kısa bir süre (1291-1308) Elvan kasabası olmuş, 1308'den itibaren ise Kastamonu (Bizans dönemindeki adı Castrum Comneni) olmuştur.
1.3. Siyasi Tabiiyet ve Önemli Dönemler
Candaroğulları Beyliği'nin siyasi tarihi, farklı devletlere tabi olma ve bağımsızlık dönemleriyle şekillenmiştir:
- 1291-1308: Anadolu Selçuklularına tabi.
- 1308-1335: Doğrudan İlhanlılara tabi.
- 1335-1383: Bağımsızlık dönemi.
- 1383-1390: Osmanlılara tabi.
- 1390-1402: Osmanlı Devleti'ne katılım; emirleri Osmanlı valisi statüsüne düşmüştür.
- 1402: Ankara Meydan Savaşı sonrası yeniden canlanma.
- 1413-1461: Tekrar Osmanlılara tabi olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.
1.4. Hanedan İlişkileri ve Sonrası
🤝 Candaroğlu ve Osmanoğlu hanedanları arasında birçok evlilik bağı kurulmuştur. 👑 Beyliğin son emiri Kızıl Ahmed Bey, tahtını kaybettikten sonra Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon seferine sancak beyi olarak katılmış, yararlılıklarından dolayı beylerbeyi pâyesi ve paşa unvanı almıştır. Ancak Fatih'in teklif ettiği Mora sancak beyliğini reddederek Akkoyunlular'a sığınmıştır. II. Bayezid döneminde affedilerek İstanbul'a dönmüştür. 💡 Kızıl Ahmed Bey'in soyundan birçok Osmanlı devlet adamı yetişmiştir. Bunlardan biri, III. Murad dönemi vezirlerinden, "Şemsi" mahlasıyla şiirler yazan ve Üsküdar'da Mimar Koca Sinan'a Şemsi Paşa Külliyesi'ni inşa ettiren Şemsi Ahmed Paşa'dır.
1.5. Candaroğlu Emirleri Listesi
📊 Beyliğin önemli emirleri ve hüküm sürdükleri yaklaşık tarihler şunlardır:
- Şemseddin Demir Yaman Candar Bey (1291-1300 civ.)
- Bedreddin Şücaeddin Gazi I. Süleyman Paşa-Bey (1300-1340 civ.)
- Taceddin Gıyaseddin I. İbrahim Paşa-Bey (1340-1342 civ.)
- Yakub Bey (1342-1345 civ.)
- Adil Bey (1345-1360 civ.)
- Damad Kötürüm Celâleddin Bayezid Velî Bey (1360-1385)
- Damad II. Süleyman Paşa-Bey (1385-1392)
- Sultanzade İftihareddin Mübarizeddin İsfendiyâr Bey (1392-1440)
- Damad Taceddin H. İbrahim Bey (1440-1443)
- Damad Kemâleddin Ebu'l-Hasan İsmail Bey (1443-1459)
- Cemâleddin Kızıl Ahmed Bey (Paşa) (1459-1461)
2. Candaroğulları Beyliği'nin Genel Mimari Özellikleri
Candaroğulları dönemi mimarisinin oluşumunda iki temel faktör etkili olmuştur:
- Siyasi ve Ailevi İlişkiler: Beyliğin Osmanlılarla olan komşuluğu ve yakın siyasi/ailevi ilişkileri, mimari üslubu etkilemiştir.
- Coğrafi Özellikler: Bölgenin ormanlarla kaplı olması, ahşap mimarinin gelişimine ve Selçuklu dönemi ahşap direkli cami geleneğinin sürdürülmesine olanak tanımıştır.
✅ Candaroğlu mimarisinde, XIV. yüzyıl Selçuklu mescitlerinden geliştirilen kare planlı, kubbeli ve üç birimli son cemaat yerine sahip cami tasarımları görülür. ✅ Erken Osmanlı mimarisinin tabhaneli cami şeması da bu dönemde uygulanmıştır. ✅ Ahşap direkli ulu cami geleneği, köy ölçeğinde de olsa devam ettirilmiştir. ✅ Mimari ayrıntılar ve ahşap üzerine yapılan kalem işleri büyük ölçüde Selçuklu üslubunu devam ettirir.
3. Candaroğulları Beyliği'ne Ait Önemli Mimari Eserler
3.1. Camiler
3.1.1. Kastamonu İbn Neccâr Camii (1353)
- Yaptıran: "İbn Neccâr (Dülgeroğlu)" lakaplı Murad oğlu Hacı Nusret.
- Mimari Özellikler:
- Kareye yakın dikdörtgen planlı (8.50 x 8.70 m) ve kubbeli bir harim ile üç birimli son cemaat yerinden oluşur.
- Son cemaat yerinin birimleri kare planlı ve kubbelidir, pandantifli kubbeler sekizgen kasnaklara oturur.
- Harimin kuzey duvarında basık kemerli giriş, güney duvarında mihrap yer alır.
- Pencereler alt sırada dikdörtgen açıklıklı, üstte ve kubbe kasnağında sivri kemerli tepe pencereleri bulunur.
- Kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. Kubbeler kurşun kaplıdır.
- Harimin kuzey duvarı boyunca ahşap dikmelere oturan fevkânî bir mahfil uzanır.
- Minare, yapının kuzeybatı köşesinde, son cemaat yerine doğru hafifçe kitleden taşar.
- Süsleme Özellikleri:
- En ilginç bezeme ögeleri, meşe ağacından yontulmuş kapı kanatlarıdır.
- Motif olarak, XIV. yüzyıl ciltlerinde de görülen, içleri rûmilerle dolgulanmış salbekli şemseler kullanılmıştır.
- Kapı kanatları, camiden üç yıl sonra (1356'da) Ankaralı Nakkaş Abdullah bin Mahmud tarafından yapılmıştır.
3.1.2. Kasaba Köyü Camii (1366)
- Yaptıran: Emir Mahmud Bey.
- Mimari Özellikler:
- Kıble ekseninde uzanan dikdörtgen planlı harimin duvarları moloz taşlarla örülmüş, köşeler kaba yontulu iri taşlarla güçlendirilmiştir.
- Harimle son cemaat yeri aynı kırma çatıyla örtülmüştür.
- Harimdeki ve son cemaat yerindeki dörder adet ahşap direk çatı kirişlerini taşır.
- Kuzey duvarının ortasında dikdörtgen açıklıklı giriş ve tepe penceresi bulunur. Kapıyı taçlandıran sivri hafifletme kemerinin içinde kitabe vardır.
- Kesme taş örgülü minarenin kare tabanlı kaidesi son cemaat yerinin batı duvarına bitişiktir.
- Harimin korkulukları boyunca, Bursa kemerlerine oturan fevkânî bir ahşap mahfil uzanır. Mahfilin korkulukları geometrik şebekelerden oluşur.
- Süsleme Özellikleri:
- Ahşap direkleri taçlandıran mukarnaslı ahşap başlıklar tamamen Selçuklu üslubundadır.
- Başlıklar, kirişler, mertekler, konsollar, mahfil tavanları, günümüze kadar bozulmadan kalabilmiş kalem işleriyle bezelidir.
- Canlı ve neşeli renklerin kullanıldığı kalem işlerinde, Selçuklu üslubuna bağlanan geometrik motiflerin yanı sıra XIV. yüzyıl üslubunun özelliklerini taşıyan iri rûmiler ve şakayık çiçekleri yer alır.
- Kapı kanatları, İbn Neccâr Camii'ndekilerle büyük benzerlik gösterir ve aynı ustanın (Ankaralı Nakkaş Abdullah bin Mahmud) eseridir.
- Taştan yontulmuş mihrabı bir zencirek kuşağı çevreler. Bu bezeme ayrıntısı Selçuklu dönemi yapılarında görülmüş, daha sonra Yıldırım Camii ve Sinop Ulu Camii'nin yenilenen mihrabında da kullanılmıştır.
3.1.3. Kastamonu İsmail Bey Külliyesi (1443-1460) 💡
Bu külliye, Candaroğulları döneminin en kapsamlı "hayrat" (kamu yararına yapılmış eserler) yapılarından biridir ve Osmanlı mimarisinin etkilerini açıkça gösterir.
- Yaptıran: Damad Kemâleddin Ebü'l-Hasan İsmail Bey.
- Yerleşim Planı:
- Kastamonu'ya hâkim bir tepe üzerinde yer alan, dağınık planlı bir külliyedir.
- Cami, medrese ve türbesi İsmail Bey tarafından yaptırılmış; imaret, han ve hamam ise daha sonra Osmanlı Dönemi'nde eklenmiştir.
- Bu yapı topluluğu, Selçuklu Dönemi'nde de mevcut olan ancak asıl erken Osmanlı mimarisinin geliştirdiği (ilk önemli örnek Bursa'daki 1339/40 tarihli Orhan Gazi Külliyesi'dir) bağımsız birimlerden oluşan, geniş programlı külliye tasarımını yansıtır.
- Cami Mimari ve Süsleme Özellikleri:
- Külliyenin programında ve yerleşim düzeninde gözlenen Osmanlı etkisi, caminin tasarımında da kendini belli eder.
- Erken dönem Osmanlı mimarisinin karakteristik yapı tipi olan tabhaneli camilerdendir ve "kapalı tabhaneli" grubuna girer.
- Kuzey cephesinde beş birimli son cemaat yeri bulunur. Kare kesitli payelere oturan sivri kemerler, pandantifli kubbeleri taşır.
- Ortadaki birimin gerisinde, mihrap ekseninde yer alan taçkapı gösterişli bir zencirek kuşağıyla çerçevelenmiştir.
- Taçkapı-mihrap ekseninde kare planlı sofa ve kubbeli iki birim sıralanır. Bunlardan ilki sofa, zemini yükseltilmiş olan ikincisi ise asıl camidir.
- Sofa kubbesi bir aydınlık feneriyle taçlandırılmış, asıl caminin kubbesine geçiş ise mukarnas dolgularıyla sağlanmıştır.
- Sofa biriminin doğusunda ve batısında, basık beşik tonozlarla örtülmüş tabhaneler bulunmaktadır.
- Güney yönünde bağımsız girişlere sahip tabhanelerden batıdaki, büyük bir ocakla donatılarak imaretin mutfağı olarak kullanılmıştır. Bu özelliğiyle Osmanlı mimarisindeki tabhaneli camilerden ayrılır.
- Minare, yapının kitlesi içine alınarak, sofayla bunun kuzeybatısındaki küçük tabhanenin arasına sıkıştırılmıştır.
- Medrese Mimari Özellikleri:
- Camiye ve türbeye göre çok daha gösterişsizdir. Duvarları moloz taş örgülüdür.
- Açık avlulu ve eyvanlı medrese şeması uygulanmıştır.
- Giriş eyvanının karşısında dershane eyvanı, avlunun yan kanatlarında ise öğrenci odaları bulunur.
- İmaret, Han ve Hamam:
- Bu yapılar, almaşık örgülü ve Osmanlı plan şemalarına sahip yapılardır.
3.2. Mezar Yapıları
3.2.1. İsmail Bey Türbesi
- Kime Ait: İsmail Bey sürgüne yollandığı Filibe'de gömülü olduğu için, kendisi için hazırladığı bu türbeye ancak aile fertleri gömülebilmiştir.
- Mimari Özellikler:
- Kare planlıdır.
- Kubbesi yüksek bir kasnak üzerine oturmaktadır.
- Duvarlar kesme taşlarla, sekizgen kubbe kasnağı ise tuğlalarla örülmüştür.
- Kubbeye geçişi sağlayan tromplar dışarıya prizmatik üçgenler biçiminde yansır.
3.2.2. Sinop İsfendiyâroğulları Türbesi
- Konum: Kuruluşu Selçuklu Dönemi'ne inen ancak Candaroğlu ve Osmanlı dönemlerinde birçok onarım geçiren Sinop Ulu Camii'nin avlusundadır.
- Mimari Özellikler:
- Dikdörtgen planlıdır.
- Yüksek dua riminden biri kubbeyle, diğeri çapraz tonozla örtülmüş, kıble ekseni üzerinde sıralanan iki birimden oluşur.
Bölüm Özeti
Candaroğulları (İsfendiyâroğulları) dönemi mimarisinin oluşumunda, beyliğin Osmanlılarla olan komşuluğu ve yakın siyasi/ailevi ilişkileri ile bölgenin ormanlık yapısının ahşap mimarinin gelişimine ve Selçuklu dönemi ahşap direkli cami geleneğinin sürdürülmesine olanak sağlaması etkili olmuştur. 🌳 ✅ Kastamonu İbn Neccâr Camii (1353), XIII. yüzyıl Selçuklu mescitlerinden geliştirilen kare planlı ve kubbeli cami tasarımını yansıtır. ✅ Kastamonu İsmail Bey Camii (1443-1460) ise Selçuklu kapalı avlulu medreselerinden hareketle tarikat yapılarıyla bağlantılı olan ve Erken Osmanlı dönemi camilerinde sıkça tercih edilen tabhaneli cami şemasını sürdürmektedir. ✅ Kasaba Köyü Camii (1366) ise Selçuklu Dönemi'nde Anadolu'da en görkemli örnekleri inşa edilmiş olan ahşap direkli ulu camilerin köy ölçeğinde tasarlanmış ufak bir modelini ortaya koyarken, ahşap üzerine yapılmış kalem işi bezemeleriyle Selçuklu üslubunu devam ettirir.








