Anksiyete ve Psikotik Bozukluklar - kapak
Psikoloji#anksiyete#fobi#sosyal fobi#obsesif kompulsif bozukluk

Anksiyete ve Psikotik Bozukluklar

Bu podcast'te, anksiyete ataklarına karşı alınan önlemleri, özgül ve sosyal fobileri, obsesif kompulsif bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğunu ve yaşlılarda görülen anksiyete ile psikotik bozuklukları detaylıca inceliyorum.

yq85u8gh18 Nisan 2026 ~16 dk toplam
01

Flash Kartlar

25 kart

Karta tıklayarak çevir. ← → ile gez, ⎵ ile çevir.

1 / 25
Tüm kartları metin olarak gör
  1. 1. Anksiyete ataklarına karşı alınan önlemlerin genel amacı nedir?

    Anksiyete ataklarına karşı alınan önlemler, genellikle kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen kaçınma davranışları ve başa çıkma stratejilerini içerir. Bu önlemler, kişinin ataklar sırasında yaşayabileceği bayılma, ölme veya fenalaşma gibi durumları engelleme veya bu durumlara karşı hazırlıklı olma ihtiyacından kaynaklanır. Kişi, bu yolla kontrol hissini yeniden kazanmaya çalışır.

  2. 2. Anksiyete atağı geçirme korkusuyla kişiler hangi günlük aktivitelerden kaçınabilir?

    Anksiyete atağı geçirme korkusuyla kişiler, işe gitmekten kaçınabilirler. Ayrıca, cinsel ilişki, ev işi, yürüyüş gibi efor gerektiren aktivitelerden de uzak durma eğilimi gösterebilirler. Bu kaçınma davranışları, atakların tetiklenebileceği düşünülen durum ve ortamlardan uzak durarak anksiyeteyi kontrol altına alma çabasıdır.

  3. 3. Anksiyete atakları sırasında bayılma veya fenalaşma korkusuna karşı ne gibi önlemler alınabilir?

    Ataklar sırasında bayılma, ölme veya fenalaşma gibi durumlar için önlem alma ihtiyacı hisseden kişiler, etek yerine pantolon giyebilirler. Ayrıca, çalınmasın diye takı takmayabilir veya yanında fazla para bulundurmayabilirler. Bu tür önlemler, olası bir atağın getireceği olumsuz sonuçları minimize etme veya dışarıdan yardım almayı kolaylaştırma amacı taşır.

  4. 4. Anksiyete ataklarını engellemek amacıyla başvurulan madde kullanımları nelerdir?

    Anksiyete ataklarını engellemek amacıyla kişiler alkol, madde veya ilaç kullanımına başvurabilirler. Bu maddeler, anksiyete belirtilerini geçici olarak hafifletme veya bastırma yanılgısıyla kullanılır. Ancak bu tür kullanımlar genellikle bağımlılığa yol açabilir ve uzun vadede anksiyete sorununu çözmez, aksine derinleştirebilir.

  5. 5. Anksiyete atağı geçirme ihtimaline karşı kişiler yanlarında hangi nesneleri taşıyabilirler?

    Kişiler, atakları önleyeceğini düşündüğü şeyleri yanlarında taşıyabilirler. Bunlar arasında su, şeker, bisküvi, kolonya gibi basit eşyalar bulunabilir. Ayrıca, XANAX gibi reçeteli ilaçları da yanlarında bulundurma eğilimi gösterebilirler. Bu nesneler, kişiye bir güvenlik hissi vererek anksiyeteyi azaltmaya yardımcı olabilir.

  6. 6. Anksiyete atağı sırasında yardım alabilmek için kişiler ne gibi davranışlar sergileyebilir?

    Atak sırasında yardım alabilmek için kişiler, bütün gün hastane bahçesinde geçirmek veya hastaneye gelebilmek için bahaneler yaratmak gibi davranışlar sergileyebilirler. Ayrıca, güzergahlarını hekim, acil servis veya eczane bulunan yerlerden seçmek de bu önlemlerden biridir. Bu davranışlar, olası bir acil durumda hızlıca tıbbi yardıma ulaşma isteğinden kaynaklanır.

  7. 7. Kontrol kaybı ve çıldırma korkusuna karşı anksiyete yaşayan kişiler ne gibi ciddi önlemler alabilir?

    Kontrol kaybı ve çıldırma korkusuna karşı anksiyete yaşayan kişiler, evdeki bıçakları kilit altında tutmak gibi önlemler alabilirler. Çocuklarından uzak durmak, balkon ve dış kapıyı kilitli tutmak da bu kapsamdadır. Olası intihar kaynakları olabilecek ilaç, çamaşır suyu gibi malzemeleri kilit altında tutmak da alınan ciddi önlemler arasındadır.

  8. 8. Özgül fobi nedir?

    Özgül fobi, belirli bir nesne ya da durumun varlığı veya bununla karşılaşma beklentisiyle başlayan aşırı, anlamsız bir korku ve bilinçli kaçınma davranışıdır. Bu korku, genellikle kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyecek düzeyde yoğun ve mantıksızdır. Kişi, korktuğu durum veya nesneden aktif olarak uzak durmaya çalışır.

  9. 9. Özgül fobi tiplerinden "Doğal çevre tipi"ni açıklayınız.

    Doğal çevre tipi özgül fobi, fırtına veya yüksek yerler gibi doğal ortamlara karşı duyulan aşırı korkudur. Bu fobi tipi sıklıkla çocuklukta başlar ve kişinin belirli hava olaylarından veya coğrafi durumlardan kaçınmasına neden olabilir. Örneğin, fırtınalı havalarda dışarı çıkmaktan veya yüksek binalara yaklaşmaktan çekinme görülebilir.

  10. 10. Kan-enjeksiyon-yara tipi özgül fobinin diğer tiplerden farkı nedir?

    Kan-enjeksiyon-yara tipi özgül fobi genellikle aileseldir ve diğer fobi tiplerinden farklı olarak çoğu zaman vazovagal tepki görülür. Bu tepki, kan basıncında ani düşüşe ve bayılmaya yol açabilen bir fizyolojik reaksiyondur. Bu durum, sadece korkuyla değil, aynı zamanda fiziksel bir tepkiyle de karakterizedir.

  11. 11. Durumsal tip özgül fobiye örnekler veriniz.

    Durumsal tip özgül fobi, tünel, asansör, uçağa binme, araba kullanma veya kapalı yerler gibi belirli durumlarla karşılaşınca ortaya çıkan korkudur. Bu fobiye sahip kişiler, bu tür durumlardan kaçınma eğilimindedirler. Örneğin, asansör yerine merdiven kullanmayı tercih edebilir veya uçak yolculuklarından tamamen uzak durabilirler.

  12. 12. Sosyal fobi nedir ve kişinin yaşamını nasıl etkiler?

    Sosyal fobi, sosyal ortamlarda bir eylem gerçekleştireceği zaman (konuşma, yemek yeme, telefon etme gibi) olumsuz değerlendirileceğinden, aşağılanacağından veya küçük duruma düşeceğinden aşırı kaygı duyma ve korkma durumudur. Bu durum, kişinin bu tür ortamlardan kaçınmasına neden olur ve toplumsal ve mesleki işlevselliğini ciddi şekilde bozar. Kişi, sosyal etkileşimlerden izole olabilir.

  13. 13. Sosyal fobinin "Performans anksiyetesi" tipi ne anlama gelir?

    Sosyal fobinin performans anksiyetesi tipi, sahneye çıkma veya konferans gibi belirli performans gerektiren durumlarda ortaya çıkan anksiyete ile karakterizedir. Bu kişiler, başkaları önünde bir eylem gerçekleştirecekleri zaman yoğun bir korku ve kaygı yaşarlar. Bu durum, kişinin yeteneklerini sergilemesini engelleyebilir ve mesleki veya akademik başarılarını olumsuz etkileyebilir.

  14. 14. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nedir?

    Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), obsesyonlar ve kompulsiyonlarla karakterize edilen bir ruhsal bozukluktur. Obsesyonlar, kişinin zihnine istemsizce gelen, yineleyici ve anksiyeteye neden olan düşüncelerdir. Kompulsiyonlar ise bu obsesyonların yarattığı anksiyeteyi azaltmak için yapılan yineleyici davranışlar veya zihinsel eylemlerdir.

  15. 15. OKB'deki obsesyonlar ne anlama gelir?

    OKB'deki obsesyonlar, yineleyici, ısrarlı, anksiyeteye neden olan, istenmeden gelen ve benliğe yabancı düşünce, dürtü ya da düşlemlerdir. Bu düşünceler, kişinin kontrolü dışında zihnine gelir ve yoğun bir rahatsızlık hissi yaratır. Kişi, bu düşüncelerin mantıksız olduğunu bilse de onlardan kurtulmakta zorlanır.

  16. 16. OKB'deki kompulsiyonların amacı nedir ve gerçekle ilişkisi nasıldır?

    OKB'deki kompulsiyonlar, obsesyonları kovmak ve onların doğurduğu anksiyeteyi azaltmak amacıyla yapılan yineleyici davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Ancak bu eylemlerin gerçekle ilgisi yoktur, belirgin olarak abartılıdır ve sadece geçici bir rahatlama sağlar. Kompulsiyonlar, obsesyonların yarattığı rahatsızlığı geçici olarak dindirme çabasıdır.

  17. 17. OKB'nin kişinin günlük yaşam ve işlevselliği üzerindeki etkileri nelerdir?

    OKB'deki obsesyon ve kompulsiyonlar, kişinin zamanının harcanmasına, günlük işlerin aksamasına ve toplumsal ve mesleki işlevselliğin bozulmasına yol açar. Kişi, kompulsiyonları yerine getirmek için saatler harcayabilir, bu da işine, okuluna veya sosyal ilişkilerine yeterince zaman ayıramamasına neden olur. Bu durum, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür.

  18. 18. OKB'nin "Bulaşma" belirti örüntüsünü açıklayınız.

    OKB'nin "Bulaşma" belirti örüntüsü, en yaygın görülenidir. Kişi, idrar, dışkı, toz ya da mikrop bulaştığını düşünür ve bu düşünce yoğun anksiyeteye neden olur. Bu obsesyonu yok etmek için yıkama, temizleme eylemlerine girişir veya bulaşma riski taşıdığını düşündüğü durumlardan kaçınır. Örneğin, sürekli ellerini yıkama veya belirli eşyalara dokunmaktan çekinme görülebilir.

  19. 19. OKB'nin "Kuşku" belirti örüntüsü neyi ifade eder?

    OKB'nin "Kuşku" belirti örüntüsü, kişinin bazı eylemleri yapmadığına, unuttuğuna veya ihmal ettiğine inanmasıdır. Örneğin, kapıyı veya musluğu açık bıraktığı düşüncesiyle defalarca kontrol etme kompulsiyonları görülür. Bu kuşku, yoğun bir belirsizlik ve anksiyete yaratır, bu da kişinin sürekli olarak kontrol etme ihtiyacı hissetmesine neden olur.

  20. 20. Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB) nedir?

    Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB), hemen herkeste ciddi bir sıkıntıya yol açabilecek stresli bir olayla karşılaştıktan sonra ortaya çıkan bir klinik tablodur. Bu bozukluk, travmatik olayın düşlerde ve düşüncede tekrar tekrar yaşanması, travmayı hatırlatan olaylardan veya durumlardan kaçınma, duygusal tepkisizlik ve otonomik aşırı uyarılmışlık hali gibi belirtilerle seyreder.

  21. 21. PTSB'nin temel belirtileri nelerdir?

    PTSB'nin temel belirtileri arasında travmatik olayın düşlerde ve düşüncede tekrar tekrar yaşanması (flashbackler), travmayı hatırlatan olaylardan veya durumlardan kaçınma, duygusal tepkisizlik (duygusal uyuşma) bulunur. Ayrıca, otonomik aşırı uyarılmışlık hali, tetikte olma ve irkilme gibi belirtiler de görülür. Bu belirtiler, kişinin günlük yaşamını ve işlevselliğini ciddi şekilde etkiler.

  22. 22. PTSB gelişiminde travmanın varlığı tek başına yeterli midir? Açıklayınız.

    PTSB gelişiminde bir travmanın varlığı şarttır, ancak tek başına travmanın varlığı yeterli değildir. Ailede anksiyete bozukluğu öyküsü, kişide yüksek nörotizm, düşük kendine güven, aileden erken ayrılma, kültürel özellikler ve ailede kötüye kullanım hikayesi gibi predispozan faktörler de önemlidir. Bu faktörler, kişinin travmaya karşı savunmasızlığını artırabilir.

  23. 23. Yaşlılarda anksiyete bozukluklarının genel görülme sıklığı ve yaşla ilişkisi nasıldır?

    Anksiyete bozuklukları toplumda yüzde 17.1 oranında görülse de, yaşın ilerlemesiyle birlikte daha az görülür. Yaşlılıkta görülen anksiyete bozuklukları çoğunlukla çocukluk ve genç erişkinlik dönemleri arasında başlayan ve yaşam boyu devam eden hastalıklardır. İlk kez yaşlılıkta ortaya çıkan anksiyete bozuklukları oldukça nadirdir, yüzde birden azdır.

  24. 24. Yaşlılık döneminde en sık ve en az görülen anksiyete bozuklukları hangileridir?

    Yaşlılık döneminde en sık görülen anksiyete bozuklukları özgül fobiler ve yaygın anksiyete bozukluğudur. Buna karşılık, en az görülenler ise panik bozukluk ile obsesif kompulsif bozukluktur. Bu farklılıklar, yaşlılık döneminin getirdiği yaşam deneyimleri ve fizyolojik değişikliklerle ilişkili olabilir.

  25. 25. Yaşlılarda ve gençlerde görülen fobi türleri arasında ne gibi farklılıklar vardır?

    Yaşlılarda erişkinlere kıyasla sıklıkla yükseklik ve uçma fobileri görülürken, gençlerde enjeksiyon ve örümcek fobileri daha sıktır. Hayvan fobisi ise yaşlanmayla birlikte azalmaktadır. Bu farklılıklar, yaş gruplarının farklı yaşam deneyimleri, maruz kaldıkları riskler ve bilişsel süreçleriyle açıklanabilir.

02

Bilgini Test Et

15 soru

Çoktan seçmeli sorularla öğrendiklerini ölç. Cevap + açıklama.

Soru 1 / 15Skor: 0

Anksiyete atakları sırasında kişilerin bayılma, ölme veya fenalaşma korkusuyla aldığı önlemlerden biri değildir?

03

Detaylı Özet

6 dk okuma

Tüm konuyu derinlemesine, başlık başlık.

📚 Anksiyete ve Psikotik Bozukluklar: Kapsamlı Bir Çalışma Rehberi

Bu çalışma materyali, sağlanan ders kaydı ve metin kaynaklarından derlenerek anksiyete ve psikotik bozukluklar hakkında detaylı bilgi sunmaktadır. Amacı, bu karmaşık konuları anlaşılır ve yapılandırılmış bir şekilde öğrencinin kavrayışına sunmaktır.


1. Panik Bozukluk (PB) ve Ataklara Karşı Alınan Önlemler

Panik bozukluk, beklenmedik ve tekrarlayan panik ataklarla karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Kişiler, atakların tekrar etmesinden veya ataklar sırasında kontrolü kaybetmekten, bayılmaktan, ölmekten ya da çıldırmaktan aşırı derecede korkarlar. Bu korku, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen çeşitli önlemler ve kaçınma davranışlarına yol açar.

Ataklara Karşı Alınan Başlıca Önlemler:

  • Kaçınma Davranışları:
    • İşe gitmekten kaçınma.
    • Cinsel ilişki, ev işi, yürüyüş gibi efor gerektiren aktivitelerden uzak durma.
    • Atak geliş durumuna göre az ya da çok yemek yeme eğilimi.
  • Güvenlik Davranışları:
    • Ataklar sırasında bayılma, ölme, fenalaşma gibi durumlar için önlem alma: Bacakların görünmemesi için etek yerine pantolon giyme, çalınmasın diye takı takmama veya yanında fazla para bulundurmama.
    • Atakları önleyeceğini düşündüğü şeyleri yanında taşıma (su, şeker, bisküvi, kolonya, XANAX gibi ilaçlar).
    • Atak sırasında gerekli olabileceğini düşündüğü şeyleri yanında bulundurma (evin, eşinin, doktorunun telefon numarası).
    • Atak sırasında yardım alabilmek için bütün gün hastane bahçesinde geçirme veya hastaneye gelebilmek için bahaneler yaratma.
    • Güzergahını hekim, acil servis veya eczane bulunan yerlerden seçme.
    • Atakları engelleyebilmek amacıyla alkol, madde ya da ilaç kullanımına başvurma.
  • Kontrol Kaybı ve Çıldırma Korkusuna Yönelik Önlemler:
    • Evdeki bıçakları kilit altında tutma.
    • Çocuklarından uzak durma.
    • Balkon kapısını ve dış kapıyı kilitli tutma.
    • Olası intihar kaynakları olabilecek ilaç, çamaşır suyu vb. malzemeyi kilit altında tutma.

2. Özgül Fobi

📚 Tanım: Özgül fobi, özgül bir nesne ya da durumun varlığı veya bununla karşılaşacak olma beklentisiyle başlayan aşırı, anlamsız bir korku ve bilinçli kaçınma davranışıdır.

Özgül Fobi Tipleri:

  1. Hayvan Tipi: Genelde çocukluk çağlarında başlar. (Örn: Köpek, yılan korkusu)
  2. Doğal Çevre Tipi: Fırtına, yüksek yerler gibi ortamlardır. Sıklıkla çocuklukta başlar. (Örn: Yükseklik, gök gürültüsü korkusu)
  3. Kan-Enjeksiyon-Yara Tipi: Genellikle aileseldir. Çoğu zaman vazovagal tepki (bayılma) görülür. (Örn: Kan görme, iğne olma korkusu)
  4. Durumsal Tip: Tünel, asansör, uçağa binme, araba kullanma, kapalı yerler gibi durumlarla karşılaşınca ortaya çıkar. (Örn: Uçak fobisi, klostrofobi)

3. Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)

📚 Tanım: Sosyal ortamlarda bir eylem gerçekleştireceği (konuşma, yemek yeme, telefon etme gibi) zamanlarda olumsuz değerlendirileceğinden, aşağılanacağından, küçük duruma düşeceğinden aşırı kaygı duyma ve korkma durumudur.

💡 Etkileri: Bu durumlar, kişinin bu tür ortamlardan kaçınmasına neden olur ve toplumsal ve mesleki işlevselliğini bozar.

Klinik Tipleri:

  1. Özgül Tip: Özel durumlarda anksiyete (kitle önünde konuşma gibi) ile belirlidir.
  2. Yaygın Tip: Çok sayıda sosyal durumda anksiyete ile belirli bir durumdur.
  3. Performans Anksiyetesi: Sahneye çıkma, konferans vb. durumlarda ortaya çıkan anksiyete ile belirlidir.

4. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

📚 Tanım: OKB, obsesyon (saplantı) ve kompulsiyon (zorlantı) adı verilen iki temel belirtiyle karakterize bir bozukluktur.

  • Obsesyon: Yineleyici, ısrarlı, anksiyeteye neden olan, istenmeden gelen, benliğe yabancı (ego distonik) düşünce, dürtü ya da düşlemlerdir.
  • Kompulsiyon: Obsesyonları kovmak için yapılan, yineleyici, kişinin kendini yapmaktan alıkoyamadığı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir.

OKB'nin Özellikleri:

  • Kompulsiyonlar, obsesyonun doğurduğu anksiyeteyi azaltmak amacıyla yapılır, ancak gerçekle ilgisi yoktur, belirgin olarak abartılıdır ve sadece geçici rahatlama sağlar.
  • Obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin zamanının harcanmasına, günlük işlerin aksamasına, toplumsal ve mesleki işlevselliğin bozulmasına yol açar.

📊 Epidemiyoloji:

  • Ortalama başlangıç yaşı 20'li yaşlardır.
  • Yaşam boyu yaygınlığı %2-3 civarındadır.
  • Türkiye'de yaygınlığı kadınlarda %0.6, erkeklerde %0.2, tüm nüfusta %0.5'tir.
  • Süregenleşebilen bir hastalıktır ve önemli ölçüde yeti kaybına neden olur.
  • Erkeklerde biraz daha az görülür.

OKB Klinik Özellikleri: 4 Ana Belirti Örüntüsü:

  1. Bulaşma (Kontaminasyon): En yaygın görülenidir. Kişi idrar, dışkı, toz ya da mikrop bulaştığını düşünür. Bu bulaşmanın nesneden nesneye, insandan insana geçtiğine inanır. Bunu yok etmek için yıkama, temizleme eylemlerine girişir ya da onlardan kaçınmaya çalışır.
  2. Kuşku: Kişi bazı eylemleri yapmadığına, unuttuğuna, ihmal ettiğine inanır (kapıyı, musluğu, hava gazını açık bıraktığı şeklinde). Bunu kontrol etme kompulsiyonları izler. Defalarca ocağı, kapıyı kapatıp kapatmadığını kontrol eder.
  3. Cinsel ya da Saldırgan Eylem Düşünceleri: Çocuğunu öldüreceği, cinsel tacizde bulunacağı düşünceleri gibi.
  4. Simetri-Kuralcılık: Bazı durumların belli bir düzen içinde olmasını isteme biçimindedir. Yineleyen eylemler şeklindedir (yemek yeme, yüz yıkama gibi).

5. Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB)

📚 Tanım: Hemen herkeste ciddi bir sıkıntıya yol açabilecek stresli bir olayla karşılaştıktan sonra ortaya çıkan; travmatik olayın düşlerde ve düşüncede tekrar tekrar yaşanması, travmayı hatırlatan olaylardan ya da durumlardan kaçınma, duygusal tepkisizlik, otonomik aşırı uyarılmışlık hali, tetikte olma, irkilme ile giden bir klinik tablodur.

📊 Yaygınlık: %1-3 dolayındadır. Erkeklerin %60.7'si, kadınların ise %51.2'si hayatları boyunca herhangi bir travmatik stresöre maruz kalırken, erkeklerin %8'inde, kadınların ise %20'sinde PTSB gelişir.

⚠️ Önemli Not: Bir travmanın varlığı şarttır (savaş, cinayet, cinsel saldırı). Ancak tek başına travmanın varlığı yeterli değildir; predispozan faktörler de önemlidir (ailede anksiyete bozukluğu, kişide yüksek nörotizm, düşük kendine güven, aileden erken ayrılma, kültürel özellikler, ailede kötüye kullanım hikayesi gibi).


6. Yaşlılarda Anksiyete ve Psikotik Bozukluklar

6.1. Yaşlılarda Anksiyete Bozuklukları

  • Anksiyete bozuklukları toplumda %17.1 oranında görülse de, yaşın ilerlemesiyle birlikte daha az görülür.
  • Yaşlılıkta görülen anksiyete bozuklukları çoğunlukla çocukluk ve genç erişkinlik dönemleri arasında başlayan ve yaşam boyu devam eden hastalıklardır.
  • İlk kez yaşlılıkta ortaya çıkan anksiyete bozuklukları oldukça nadirdir (%1'den az).
  • En sık görülenler: Özgül fobiler ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu.
  • En az görülenler: Panik bozukluk ile Obsesif Kompulsif Bozukluk.
  • Fobi Farklılıkları: Yaşlılarda erişkinlere kıyasla sıklıkla yükseklik ve uçma fobileri görülürken, gençlerde enjeksiyon ve örümcek fobileri daha sıktır. Hayvan fobisi ise yaşlanmayla birlikte azalmaktadır.
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Yaşlılarda gençlere göre daha fazla sağlıkla ilgili korku ve endişe görülmüştür.
  • Agorafobi: Bu dönemde oluşan yeti yitimi sonucunda agorafobi gelişebilir ve bireyde sosyal geri çekilme ile sonuçlanabilir.

6.2. Yaşlılarda Psikotik Bozukluklar

Şizofreni

📚 Tanım: Kişinin olağan-alışılagelmiş düşünme ve algılama biçimlerine yabancılaşması ve toplumdan soyutlanarak, kendi iç dünyasına kapanması (otizm) ile karakterize bir ruhsal bozukluktur.

📊 Yaygınlık ve Sıklık:

  • Dünyada yaygınlık (prevalans): %1-2, Türkiye'de %1.
  • Yaşam boyu hastalığın sürme oranı: %95.
  • Evsiz ve sokakta yaşayanların %15'i şizofreni tanılıdır.
  • Şizofreni tanılı kişilerde işlevsellik %70, tüm sakatlıkların %10'unu şizofreni oluşturmaktadır.
  • Erken yaşta başlayanlarda prognoz (hastalığın seyri) daha kötüdür.

Risk Etkenleri:

  • Yaş: Genellikle 45 yaşın altında ortaya çıkar.
  • Toplumsal Sınıf: Alt sınıflarda yüksek oranda görülmektedir.
  • Coğrafya: Kentte kırsala göre daha sık (kayma fenomeni?). Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olanlara göre daha ağır bir seyir gösterme eğilimindedir.
  • Evlilik: Evlilerin oranı toplum ortalamasının altındadır.
  • Göçmenlik: Yakın zamanda göç etmişlerde daha sık.
  • Doğum Mevsimi: Kışın ya da ilkbahar başında doğanlarda sık.
  • Zorlayıcı Yaşam Olayları: Toplum ortalamasının üzerinde (Stres-diyatez modeli).
  • Cinsiyet: Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görüldüğü kabul edilse de, meta analizlerde erkeklerde 1.3-1.4 kat daha fazla olduğu görülmüştür.
    • 💡 Nedenleri: Erkeklerde madde kullanım fazlalığı, kadınlarda OK kullanımının koruyucu etkisi (östrojenin dopamin blokajı).
    • Türkiye'de bir gözden geçirmede erkeklerde kadınlara göre daha yaygın (%6.5/%11.6) bulunmuştur.
    • Erkeklerde kadınlardan daha erken başlar (erkeklerde 15-25, kadınlarda 25-35 yaşlarında pik yapar).
    • Erkek hastaların %50'den fazlası, kadınların ise yalnızca %30'luk bir kısmı 25 yaşından önce hastaneye yatar.
    • Bazı çalışmalarda erkeklerin kadınlardan daha fazla negatif semptom gösterdiği ve kadınların daha iyi sosyal fonksiyonlara sahip olduğu saptanmıştır.
Yaşlılarda Psikotik Bozukluklar
  • Erişkinlerde olduğu gibi yaşlılarda da sıklıkla görülen hastalık gruplarından biridir.
  • Yaşlılık döneminde görülen şizofreni sıklığı toplum çalışmalarında %0.1 ile %0.5 arasında iken, bakım evlerinde bu oran %10'a ulaşmaktadır.
  • Şüpheci ve paranoid davranışlar dikkate alındığında ise bu oran %17'ye çıkmaktadır.
  • Yaşlılarda en çok görülen sanrılar kötülük görme ve somatik sanrılardır.
  • Kadınlarda görülme oranı erkeklerden 2-10 kat daha fazla ve daha geç başlangıçlıdır.
  • ⚠️ Ayırıcı Tanı: Deliryuma dikkat edilmelidir.
  • Alzheimer hastalığı ile birlikte seyreden psikozlarda daha fazla bilişsel yıkım, tedaviye direnç ve ilaç yan etkisi görülür.

Kendi çalışma materyalini oluştur

PDF, YouTube videosu veya herhangi bir konuyu dakikalar içinde podcast, özet, flash kart ve quiz'e dönüştür. 1.000.000+ kullanıcı tercih ediyor.

Sıradaki Konular

Tümünü keşfet
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisinde Bütüncül Yaklaşım

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisinde Bütüncül Yaklaşım

Bu özet, Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nun fizyolojik ve bireysel faktörlerini, sirkadiyen ritimler, uyku ve yeme bozukluklarıyla ilişkisini ve bütüncül tedavi yaklaşımlarını akademik bir perspektifle incelemektedir.

6 dk Özet 25 15
TSSB: DSM-5 TR, Etiyoloji, Tedavi ve Hemşirelik Bakımı

TSSB: DSM-5 TR, Etiyoloji, Tedavi ve Hemşirelik Bakımı

Bu içerik, Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nu DSM-5 TR kriterleri, tarihsel gelişimi, etiyolojisi, epidemiyolojisi, patolojisi, prognozu, sağaltım yöntemleri ve hemşirelik bakımı perspektifinden kapsamlı bir şekilde incelemektedir.

8 dk Özet 25 15
Anksiyete Bozuklukları ve Hemşirelik Yaklaşımı

Anksiyete Bozuklukları ve Hemşirelik Yaklaşımı

Anksiyete bozukluklarının etyolojisi, epidemiyolojisi, patolojisi, prognozu ve hemşirelik bakımını kapsayan akademik bir özet sunulmaktadır.

6 dk Özet 25 15
Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve Bulimiya Nervoza

Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve Bulimiya Nervoza

Bu içerik, Anoreksiya Nervoza ve Bulimiya Nervoza'nın epidemiyolojisi, etiyolojisi, klinik özellikleri, tanı kriterleri ve tedavi yaklaşımlarını akademik bir bakış açısıyla sunmaktadır.

6 dk Özet 25 15
Duygu Durum Bozuklukları: Tanım, Sınıflandırma ve Etiyoloji

Duygu Durum Bozuklukları: Tanım, Sınıflandırma ve Etiyoloji

Bu özet, duygu durum bozukluklarının tanımını, sınıflandırmasını, depresif ve bipolar bozuklukların özelliklerini, epidemiyolojisini ve etiyolojik faktörlerini akademik bir yaklaşımla sunmaktadır.

9 dk Özet 25 15
Obsesif Kompulsif Bozukluk: Etiyoloji, Patoloji ve Sağaltım

Obsesif Kompulsif Bozukluk: Etiyoloji, Patoloji ve Sağaltım

Bu içerik, Obsesif Kompulsif Bozukluğun (OKB) DSM-5-TR kriterlerine göre etiyolojisini, epidemiyolojisini, patolojisini, prognozunu ve hemşirelik bakımı dahil sağaltım yöntemlerini akademik bir yaklaşımla incelemektedir.

8 dk Özet 25 15
Duygulanım ve Algılama Bozuklukları

Duygulanım ve Algılama Bozuklukları

Psikiyatrik bozukluklarda görülen duygulanım ve algılama ile ilişkili semptomların tanımlanması, sınıflandırılması ve nörobiyolojik temelleri üzerine akademik bir özet.

8 dk Özet 25 15
Klinik İlgi Alanları ve Hasta Görüşmesi Teknikleri

Klinik İlgi Alanları ve Hasta Görüşmesi Teknikleri

Bu özet, klinik görüşmelerde hasta sorunlarının tespiti, temel klinik ilgi alanları, serbest konuşma teknikleri ve hasta-klinisyen ilişkisinin önemini akademik bir dille ele almaktadır.

5 dk Özet 25 15